KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/369 - 2026/23
- Esas no
- 2021/369
- Karar no
- 2026/23
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 01/07/2020
- Esas-karar numarası
- 2019/470 E., 2020/244 K.
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 21/01/2026
Karar Metni
929 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Müvekkillerinin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nun ... sicil numarasında kayıtlı dava dışı ... Enerji ... Ltd. Şti.'nin ortakları olduğunu, dava dışı ... Enerji ... Ltd.
Şti. ile davalı ... arasında 3 adet elektrik arıza bakım onarım işine ilişkin hizmet alım sözleşmeleri imzalandığını, şirketin söz konusu sözleşmelerle ilgili olarak tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, karşı tarafın üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, sözleşmeleri feshettiğini, teminat mektuplarını irat kaydettiğini, şirket tarafından feshin haksız olduğu gerekçesiyle ödenmeyen hakediş alacaklarının tahsili, teminat mektuplarının iadesi ve haksız fesih sonucu yoksun kalınan karın tahsili istemiyle Ankara 6. As.
Ticaret Mahkemesi'nin 2009/540 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, ... şirketinin hakedişlerinin ödenmemesi, sonrasında yapılan haksız fesih işlemi ile birlikte şirketin iflas haline düştüğünü ve Ankara 6. As. Tic.
Mah'nin 2010/759 esas 2012/8 karar sayılı kararı ile şirket ortaklarının şirketi kurtarmak adına iflas erteleme davası açtıklarını ancak şirketin iflasına karar verildiğini, iflas tasfiye işlemlerinin devam ettiğini, davalının haksız eylemlerinin, doğrudan zarar gören şirket ortakları olan müvekkillerini de doğrudan etkilediğini, hakediş alacağının ödenmemesinin ... şirketinin bütün nakit akışını bozduğunu, bu süreçte piyasaya olan cari borçların ödenemediğini ve ticari itibarlarının zarar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir müvekkil için 1.000,00'er TL maddi tazminatın davalı ile dava dışı ...
Enerji ... Ltd. Şti. arasındaki sözleşmelerin feshedildiği 24/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, müvekkillerinin uğramış oldukları manevi zararlara karşılık ... ... için 300.000,00 TL, Serdar ... için 150.000,00 TL ve Şener ... için 150.000,00 TL manevi tazminatın 24/08/2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili özetle: Zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, yetki, husumet defi ve itirazında bulunmuş, şirkete ödeme yapıldığını, zararın tazmin edildiğini, davacıların şirketin iflasından müvekkili şirketi sorumlu tutarak, zararların tazminini talep ettiğini, davacıların uğradıklarını iddia ettikleri maddi zararları somutlaştırmadığını, yansıma yoluyla zarara uğradıkları iddiasıyla maddi ve manevi tazminat talep etmelerinin mümkün olmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "... tüm dosya kapsamına göre; davacıların dava dilekçesinde talep ettikleri zararın dayanağı, davacıların, davalı tarafla davacıların ortağı olduğu şirketle arasında düzenlenen sözleşmelerin davalı tarafça haksız feshi nedenine dayandırılmakta olup, Ankara Asliye 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/540 esas 2018/592 karar sayılı kararı kapsamında şirket tarafından uğranılan tüm zararların neler olduğunun saptanıp, zararların tahsiline karar verildiği ve bu zarar bedelinin davalı şirket tarafından ödendiği,
her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, sözleşmenin devamı ve sonuçlarının öngörülmesi gerektiği, ödenen bedeller dışında sözleşmenin tarafı davalının verdiği bir zararın mevcut deliller kapsamında talebin içeriği de nazara alınarak sermaye kaybı ve kar kaybı talebine yönelik olup, davalının sebebiyet verdiği bu kapsamda bir zararın olmadığı, mahkeme kararı ile hükmedilen miktar dışında bir zarar varsa bunu talep sahibinin şirket olduğu,
şirket ortaklarının ancak şirkete ödenmek kaydıyla varsa bir zararın tazminini isteyebilecekleri, olaydaki talebin içeriği itibariyle bu durumun olmadığı, davacılara davalı tarafından sebebiyet verilen bir zararın bulunmadığı mevcut delil durumu itibariyle kanıtlanamadığı gibi ticari defterler ve kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesinin de bu kapsamda sonuca etkili olamayacağı, davalı tarafça verilen bir zarar olması halinde dahi, şirkete verilebilecek bir zarar niteliğinde olup, davacı ortakların bizatihi kendi adlarına talep hakkının bulunmadığı, aynı gerekçelerle manevi zarar koşullarının da oluşmadığı,
anlaşılmakla davacılar tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davalarının reddine..." karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece hatalı hukuki değerlendirme yapıldığını, davacıların şahsi mal varlıklarında zarar meydana geldiğini, davalının haksız eyleminin sabit olduğunu, şirketin doğrudan zarar gördüğünü, davacıların da yansıma yoluyla zarara uğradığını, şirket ortaklığından doğan tüm haklarının zayi olduğunu, davalının haksız eylemi ile ilgili olarak mahkemece taleplerinin sermaye kaybı-kâr kaybı olarak tasnif edildiğini, oysa taleplerinin bu şekilde nitelendirilemeyeceğini, davanın usulden mi esastan mı reddedildiğinin anlaşılamadığını ve manevi tazminat şartlarının oluştuğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, sözleşmelerin haksız feshi nedeniyle iflas sonucu uğranan maddi ve manevi zararın tazmini taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/369, K. 2026/23, 21 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama