KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/937
- Karar No
- 2024/878
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2024
Karar Metni
1.099 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
.
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/12/2020
ESAS-KARAR NUMARASI ...
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının aidat vs. üyeliğe bağlı ödemeleri yapmadığı için aleyhinde 20. İcra Müdürlüğünün 2018/11315 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle ortaklıktan ihraç edildiğini, bu kararın iptali için müvekkilince Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/568 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, müvekkilinin aidat ve ortak giderleri ödediğini, borcu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere icra takibinde alacağın tek kalem olarak talep edildiğini, hangi ay ne kadar alacak olduğu ve işleyen faizlerin ayrı ayrı belirtilmesi gerektiğini, dolayısıyla takibin usulüne uygun olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece Mahkemesince. "Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, icra takip dosyası, kooperatif genel kurulunun aidata ve gecikme cezasına ilişkin kararlarıyla, kooperatif kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak hazırlanan ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti rapor ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde;
davalının üyeliği nedeniyle takip tarihi itibariyle 5.036,28 TL aidat ve 4.604,77 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 9.641,05 TL borcunun bulunduğu anlaşılmıştır." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının 5.036,28 TL asıl alacak ve 4.604,77 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 9.641,05 TL'ye yaptığı itirazın iptaline, asıl alacak kalemine takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen miktarın % 20'si oranında hesap edilen 1.928,21 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; icra evrakı üzerinde her hangi bir yıl, ay, dönem belirtilmemiş olması nedeni ile müvekkilince zaman aşımı itirazında bulunulmadan borç miktarına itiraz edildiğini, icra takibinde ve dava dilekçesi ile talep edilen miktarların birbirinden farklı olduğunu, bunun davacının iyi niyetli olmadığı ve doğru hesabı kendisinin de bilmediğinin göstergesi olduğunu, kooperatif yönetiminin müvekkili mi, yoksa müvekkilinin sahip olduğu kooperatif üyeliği bazında mı borç talebinde bulunduğu,
hangi ay ve yıllara yönelik ne miktarda sorumlu tuttuğu konusunda hiçbir açıklama yapmadığını, bu nedenle bilirkişi raporundan sonra yapılan zamanaşımı itirazlarının haklı olarak görülmesi gerektiğini, müvekkilinin yapmış olduğu ödemelere ilişkin sundukları ödeme tablosunun göz ardı edildiğini, kooperatif yönetimi ve vekilinin ısrarla kendisine muhalif olan ya da eski yönetimdekilere 1989'dan itibaren borç çıkarttığını ve faiz uyguladığını,
eşitlik ilkesine aykırı olarak büyük miktar borçları olan üyelere aynı işlemler yapılmaksızın özellikle husumet ile eski yönetime tüm ödemelerini yapmış olmasına ve aidat ödemelerinin olmadığı yıllarda eklemek sureti ile kasıtlı olarak işlemler yapıldığını, diğer yandan bilirkişi kurulu raporunda genel kurul kararları ile 2014-2017 tarihleri arasında kooperatifte aidat ödenmemesine dair karar alınmasına rağmen bu yılların aidat borçlarının da hesaplandığını, genel kurullarda alınan ara ödemeler ile ilgili kararların nazara alınmadığını, ödemelerin hesaplamaya dahil edilmediğini belirterek,
İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
I-Dava, aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazının iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-Dava dilekçesine ekli hesap tablosunda; davalının Eylül 1989-Aralık 2017 tarihleri arasına ilişkin 14.179,64 TL. asıl alacak, 27.814,97 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 41.994,61 TL. alacağı olduğunun gösterildiği, davacı tarafça 03.10.2018 tarihinde başlatılan icra takibinde "26.09.2018 tarihli aidat, ortak gider alacağı faiz toplamı" açıklamasıyla toplam 43.264,61 TL'nin tahsili talebiyle icra takibine başlandığı, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğu, iş bu davanın davalının Eylül 1989-Aralık 2017 yılları arasındaki borcunu gösteren hesap tablosundaki toplam borç tutarı 41.994,61 TL. üzerinden açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi kurulunca, davalı borcunun Aralık 2017 tarihi itibariyle hesaplanması gerekirken, takip tarihi itibariyle hesaplanması ve İlk derece Mahkemesi tarafından belirlenen bu tutar üzerinden hüküm kurulması taleple bağlılık ilkesine aykırı olmuştur.
Bu durumda Dairemizce, HMK'nın 353/(1)-b.2.maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 14.12.2020 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplama esas alınarak davalının Aralık 2017 tarihi itibariyle oluşan asıl alacak ve işlemiş faiz borcu belirlenmiş ve bu tutarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 05/06/2024
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/937, K. 2024/878, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama