İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2021/941 K.2024/1432

Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme…

Esas2021/941Karar2024/1432Tarih23 Ekim 2024Okuma9 dk · 1.894 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ) Vekili

Karar tarihi
23 Ekim 2024
Esas no
2021/941
Karar no
2024/1432
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen kararın
—
Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
04/03/2021
Esas-karar numarası
2019/100E., 2021/136K.
Davacı
—
Davalı
—
Vekili
—
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.894 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ

Davacı vekili.

Kooperatif üyesi olan davalının üzerine düşen yükümlülüklerini tüm uyarılara ve ihtarlara rağmen yerine getirmediğinden, davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2018/3446 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibinde borcun kaynağının detaylı olarak gösterildiğini ve faiz dökümünün ayrıntılı olarak yapıldığını, icra takibine davalının, davacı kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığı iddiasıyla itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, borçlu hakkında başlatılan icra takibinde 61.016,02 TL "geç ödenen anapara borçlarının işlemiş faizi",

icra harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin tahsilinin talep edildiğini ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin fer'ileri ile 61.016,02 TL üzerinden devamına, davalı taraf aleyhine % 20‘den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; banka bloğu olarak adlandırılan ve kendisine tapu verilmeyen üyelerin tamamının esasen daire maliyet ödeme borcunun henüz olmadığını, kooperatifte, OYAK kredisi kullanarak üye olanlar, peşin ödeme yapıp indirim uygulamasından yararlanan üyeler, kooperatife üyelik giriş bedeli, sonrasında talep edilen çevre, şerefiye, tapu-iskan ve diğer ek ödemeleri istenen sürede ödemeyi kabulle inşaat yapım seviyesinin % 70 seviyesine geldiğinde banka konut kredisi kullanarak 110.000,00 TL ana parayı ödemeyi kabul edenler olmak üzere, üç grupta üyelik kabulü yapıldığını,

banka kredisi çekecek üyelere ayrılan bloğun kredi çekilebilir seviyeye ulaşmaması ve dairelere ait kat irtifakı tapularının teslim edilmemesi nedeniyle, konut kredisi kullanamadıklarından ana parayı ödeyemediklerini, banka kredisi çekerek kooperatife ödeme yapmayı taahhüt eden üyelere bu kredi çekebilme imkanı sağlayacak konut teslimleri yapılamadığı ve bundan kaynaklanan durumun bugüne kadar kooperatifin resmi web sitesinde duyurulara konu olduğunu, yönetimce kat irtifakı tapusu teslim edilmeyen üyelerin bu sıkıntılarının giderilebilmesi ve kredi çekebilmelerinin önünün açılabilmesi maksadıyla çaba sarf edildiğinin defaten ilan edildiğini,

(Buna ilişkin 9 nolu.

26 01.2014 tarihli 27 nolu, 17 03 2015 tarihli 58 nolu, 21 03.2015 günlü 59 nolu duyurulardan bahsetmiştir), anılan duyurularla yönetim kurulu banka kredisi kullanacak üyelerinin ödeme yapabilmeleri maksadıyla tapularını almaları gerektiğini ve bu doğrultuda çalışma yaptığını kabul ve ikrar ettiğini, ancak gelinen noktada itibariyle arsa sahibinden tapuların elde edilebilmesine yönelik çalışmaların sonuçsuz kaldığını ya da istenilen hedefe ulaşılamadığını, diğer üyelere kredi çekmek için daire teslimi yapan kooperatifin,

müvekkilinin de aralarında bulunduğu ve banka bloğu şeklinde isimlendirilen blok üyelerine bu imkanı tanımadığı için ana maliyet bedelinin de kendilerinden olması gerektiği şekilde istenilmediğini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin ana para konusu olabilecek şekilde kooperatife bir borcu olmadığını, müvekkilinin iyiniyeti ile ödemeler yapmış olmasının borçlu olduğu veya borcu kabul ettiği anlamına da gelmeyeceğini, davacının asıl alacağı olmadığından,

faiz talebinin de kabul edilebilir olmadığını, üyelerin henüz borcu olmayan rakamı erken ödemesinin kendisi aleyhine bir sonuç doğurmayacağını, müvekkilinin bir süre daire maliyet bedelini ödememesinin yasal ve haklı olduğunu, çünkü kooperatifin bu bedeli ödeyen üyelere bağımsız bölüm verdiğini, onların da bunu teminat göstererek kredi çektiğini ve ödeme yaptığını, banka bloğu üyelerini kapsar şekilde 05.04.2014 tarihli Genel Kurul gündeminin 13. maddesinde, gecikme faizinin daire maliyetlerine uygulanmaması konusunda karar alındığını,

bir yıl sonra 25.04.2015 günlü Genel Kurulda geçmişe yönelik faiz uygulama kararı ile kaldırılmaya çalışılmış ise de, bu karara karşı açtıkları davada, mahkemenin 2015/340 E. sayılı dosyasında iptaline karar verildiğini, istinaf mahkemesince de onandığını, müvekkiline kredi çekebilmesi için tapu devri yapmayan davacının, bu aşamada müvekkilinden daire maliyet bedelini ve buna dair ferileri istemesinin hukuken doğru olmadığını savunadrak, davanın zamanaşımı ve esasa dair nedenlerle reddine, kötü niyetli davacının takip tutarının % 20‘si oranında kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince, 'Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; yerleşik yargıtay içtihatları uyarınca aidat ödemelerini geciktiren ortaklardan gecikme faizi alınabileceği, talep edilen aidatlar için genel kurul kararı ihdas edilmesi gerektiği, genel kurulca kararlaştırılan faiz oranları daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece tüm üyeleri bağlayacağı, genel kurulda gecikme faizi alınmasına karar verildiği takdirde bu karar,

daha sonraki genel kurullarda aksi yönde bir karar alınıncaya kadar geçerliliğini sürdüreceği açıktır. Somut olayımızda 16.06.2012 tarihli genel kurul toplantısında aylık %1 oranında faiz kararı alınmış, 05.04.2014 tarihli genel kurul toplantısında alınan bu faizin daire maliyetlerine uygulanmamasına yönelik yeni bir karar alınmıştır.

Bu durumda faiz uygulanmama kararı Yargıtay 23.HD 2012/2999 esas, 2012/4927 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere geriye doğru değil toplantı tarihi olan 05.04.2014 tarihinden itibaren ödemelerini geç yapan tüm ortaklar için uygulanması gerekecektir.

Bir başka deyişle daha önceki alınan faiz kararının ortadan kaldıran, silen veya daire maliyetleri gecikme faizlerinin iade edilmesi veya en başından beri daire maliyetlerine uygulanmaması yönünde bir karar alınmadığından 05.04.2014 tarihinden sonra daire maliyetlerine aylık %1 veya başka bir oranda gecikme faizi uygulanmayacaktır.

25.04.2015 tarihli genel kurulun 10. maddesi ile 110.000,00 TL daire maliyet bedeline ödeme tarihine kadar aylık 0.69 faiz alınmasının kararlaştırıldığı ve bu kararın mahkememizin 2015/340 esas 2016/654 karar sayılı kararıyla iptal edilerek temyiz incelemesi sonucu kesinleştiği görülmüştür.

Bu iptal kararı gözetildiğinde, 05.04.2014 tarihli genel kurulda alınan yukarıda açıklandığı üzere bu tarihten sonra daire maliyetlerine aylık %1 gecikme faizi uygulanmaması yönündeki karar daha sonrasında daire ana maliyetleri için aylık %0,69 gecikme faizi alınması yönünde 14.05.2016 günü yapılan genel kurul toplantısında alınan karara kadar ödemesi geciken tüm ortaklar için geçerliliğini sürdürmüş olacaktır.

14.05.2016 tarihli genel kurulun yanında 27.05.2017 günü yapılan genel kurul toplantısında da daire maliyetleri için gecikme faizi kararı alınmış olup, bu kararların 05.04.2014 günü alınan karar aykırı olduğu, kazanılmış bir hakkı ortadan kaldırdığı gerekçesiyle herhangi bir dava açıldığı yönünde de dosyada herhangi bir bilgi veya beyan mevcut değildir.

Açıklanan bu gerekçelerle davalının geç ödenen ana borçlarının işlemiş faizinin hesaplanması için davacı kooperatifin 16.06.2012 günü alınan faize ilişkin genel kurul kararı gereği daire maliyetlerine faiz uygulanmaması yönündeki kararın alındığı 05.04.2014 tarihli genel kurula kadar gecikme faizi hesaplanması gerekeceği, yeni bir faiz kararı alınıp da bu kararın alındığı mahkememce iptal edilmesi sebebiyle 25.04.2015 tarihli genel kuruldan yeniden faiz kararının alındığı 14.05.2016 tarihli genel kurula kadar daire maliyetleri için faiz hesaplanmaması gerektiği, 14.05.2016, 27.05.2017, 29.04.2018 tarihli genel kurullarda alınan faiz kararları gereği icra takip talebi tarihine kadar ise yeniden faiz hesabı yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Her ne kadar davacı vekili 19.07.2011 tarihli taahhütname gereğince bu tarihten itibaren faiz işletilmesini talep etmişse de, taahhütname gereğince davalı adına geriye dönük olarak gecikme faizi tahakkuk ettirilmesi nedeniyle bu talebi hükme esas alınmamıştır.

Hükme esas alınan ayrıntılı, gerekçeli, mahkememiz ve kanunyolu denetimine elverişli ek bilirkişi raporunda seçenekli olarak hesaplama yapılmış, mahkememizce yukarıda ayrıntılı açıklandığı ve kabul edildiği üzere yapılan hesaplama kabul edilmiş ve davacı kooperatifin davalıdan daire maliyet bedellerinden kaynaklı talep edebileceği işlemiş faiz miktarının 34.672,68 TL olduğu anlaşılmış, alacağın konusunun işlemiş faiz olduğu ve alacak miktarı hesaplamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına..." şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yasa yoluna başvuran-davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: cevap dilekçesindeki savunma ve açıklamalarını tekrar ederek, davacı kooperatif tarafından 05.04.2014 tarihli genel kurulda alınan daire maliye bedellerinin geçmişe uygulanmamasına dair kararın ortadan kaldırılmasına yönelik 25.05.2015 tarihli genel kurulun 10. maddesinin iptali talebiyle mahkemenin 2015/340 E. sayısına kayıtlı davayı açtıklarını, Mahkemece geçmişte uygulanmayan faiz istisnasını ortadan kaldıracak nitelikte olduğu,

ortakların kazanılmış haklarını ortadan kaldırdığı ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle 10. maddenin iptaline karar verildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2017/274 E., 2017/277 K. sayılı kararıyla mahkeme kararının doğruluğunu teyit ettiğini, kararın Yargıtay'ca onandığını, buna göre 25.04.2015 tarihinden öncesine ilişkin olarak daire maliyet bedellerine faiz işletilemeyeceği hususunun kesin hüküm haline geldiğini, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesin hükme aykırı olarak 25.04.2015 tarihinden öncesine ilişkin olarak da faiz hesabı yapıldığını,

Müvekkili gibi kredi çekebilecekleri bir taşınmaz teslimi yapılmayan üyelerden daire maliyet bedeline faiz işletilmemesinin haklı ve adil olduğunu, bilirkişi tarafından bu konudaki eşitsizliğin görülmediğini,

05.04.2014 tarihli genel kurul ile öncesinde Banka Bloğu olarak adlandırılan ve kendilerine tapu verilmeyen müvekkilinin de aralarında bulunduğu üyelerin daire maliyet bedeli ödeme borcunun henüz olmadığını, davacı kooperatifin müvekkilinden henüz asıl alacağı olmadığından faiz alacağının da olmadığını, müvekkilinin ayrıca kendisinden istenilen tüm ödemeleri Şerefiye, Çevre, Ek Ödeme başlığı altında eksiksiz ödediğini,

Kooperatifin yıllarca kendilerine kredi çekme imkânı tanınmayan üyelerden daire maliyet bedeli istenilmeyeceğine dair yazılarına, kararlarına rağmen, halen kredi çekme imkânı olacak şekilde kendisine daire verilmeyen müvekkilinden daire maliyet bedeli istenmesinin yasaya ve hukukun genel ilkelerine aykırı olduğunu,

Bir hukuki durumu kabul ettiği yolunda karşı tarafta güven duygusu uyandıracak kadar uzun bir zaman hareketsiz kalmış kişinin, daha sonra bir çıkarı aklına geldiğinde bu duruma itiraz etmesinin MK. m. 2'de yer alan dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,

Davacı kooperatif tapu vererek kredi çekme imkânı sağlamadığından kendi edimini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinden alacak talebinin yasal olmadığını, TBK m. 97 uyarınca karşılıklı edimleri içeren sözleşmelerde, ifa talebinde bulunan tarafın herşeyden önce kendi vecibesini yerine getirmiş ya da bunu teklif etmiş olmasının şart olduğunu,

Davacı kooperatifçe sorumlulukların ağırlaştırılması veya ek ödeme anlamına gelen faiz için tüm üyelerin 3/4'ünün kabulü ile yeni bir karar alınması gerektiğini, aksi halde toplantı ve karar nisaplarına uyulmadan alınan kararın yoklukla malul olduğunu, iptal kararından sonra alınan faiz kararının kanunda öngörülen nisapla alınmamış olması nedeniyle yoklukla malul olduğunun Mahkeme ve bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını,

Kaldı ki, bu karar yasanın aradığı nisap ile alınmış ve yoklukla batıl olmasaydı dahi, yine geçmişe yönelik faiz hesabı yapılmasına dayanak kılınamayacağını, müvekkilinin bu durumda dahi daire maliyet bedeli borcu yönünden ancak 14.05.2016 tarihinde temerrüde düşmüş olacağını, bilirkişinin alternatif hesaplamaları arasında bu ihtimalin de bulunduğunu, buna rağmen yerel mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak temerrüt gerçekleşmeden faiz hesabı yapılarak belirlenen bedele hükmedildiğini,

Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE

Dava, davalı ortağın parasal yükümlülüklerinin tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,

incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/100E., 2021/136K. sayılı dava dosyasında verdiği 04/03/2021 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.368,49 TL'den peşin olarak yatırılan 592,12 TL'nin düşümü ile kalan 1.776,37 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.

4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.

23/10/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2024

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/941, K. 2024/1432, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddia Ve Savunmaların Özeti
  5. İlk Derece Mah. Kararı Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Sebep Ve Gerekçe
  8. Gerekçeli Karar Yazım Tarihi : 24/10/2024
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/941
Karar No
2024/1432
Tarih
23 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/942 K.2024/1359
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2021/942 K.2024/1402
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2021/943 K.2024/1406
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/944 K.2024/951
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2021/944 K.2024/1407
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/945 K.2024/1364

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.