KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1328 - 2024/1776
- Esas no
- 2022/1328
- Karar no
- 2024/1776
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 16/03/2022
- Esas-karar numarası
- 2020/122 E., 2022/179 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- **** ****
Karar Metni
652 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Dava, davalı tarafından 10.07.2017 gün ve E-47954 sayılı yazı ekinde gönderilen "Genel Aydınlatma Denetim Raporu" ile istenen 24.794.029,97 TL Genel Aydınlatma Giderinden dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. Dava daha sonra istirdat istemine dönüşmüştür.
Davalı vekili davacıdan istenen tutarın Genel aydınlatma Tebliğinin 15'inci maddesinde gösterilen usulle düzenlendiğini ve buna itiraz edilmediğini, kaldı ki hazırlanan raporun Tebliğe uygun olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun "Genel Aydınlatma Gideri " başlıklı geçici 6'ıncı maddesinde 31.12.2025 tarihine kadar genel aydınlatma kapsamında aydınlatılan yerlerde gerçekleşen aydınlatma giderlerinin ne şekilde ödeneceğinin belirlendiği,
Genel Aydınlatma Yönetmeliğinin 13'üncü maddesi çerçevesinde davalı tarafından davacının faaliyet kapsamında olan genel aydınlatma tesislerinde yapılan denetimler sonucu düzenlenen raporun 03.05.2016 günlü yazı ile davacı şirkete gönderildiği, yazının 04.05.2016 tarihinde davacı şirkete teslim edildiği, davacı şirket tarafından da 30 günlük süreden sonra 08.06.2016 günlü yazı ile itiraz edildiğinin anlaşıldığı,
Belirlenen sürenin geçirilmesi nedeniyle davalının taslak rapora göre tesis ettiği işlemin kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde:
-"Genel Aydınlatma Yönetmeliği"nin 27.07.2013 gün ve 28720 sayılı resmi Gazete'de ""Genel Aydınlatma Tebliği" nin 02.08.2013 gün ve 28726 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığını,
-Davalının hazırladığı taslağın 30 gün içinde itiraza uğramaması üzerine işlemlerin burada belirlenen tutarlara göre yapılmasının anayasa'nın 125'inci maddesinde gösterilen idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğuna ilişkin ilkeye aykırı olduğunu,
-Yönetmelik ve Tebliğ hükümlerinin mahkemeye erişim ve adil yargılanma haklarına aykırı olduğunu,
-Temel hak ve hürriyetlerin ancak yasa ile sınırlandırılabileceğini ve ikincil mevzuatla hak arama hürriyetinin engellenemeyeceğini,
-İlk Derece Mahkemesinin 30 günlük sürenin mahiyetini hatalı yorumladığını, Tebliğin amaç ve kapsamının genel aydınlatmaya ilişkin olarak elektrik dağıtım şirketlerinin faaliyetlerinin incelenmesine ve denetimine dair usul ve esasları belirlemek olduğunu, loksa bu demetim sonucu başvurulacak dava yolları ve şartlarını düzenlemek olmadığını,
-Tebliğ ile belirlenmiş bir sürenin hak düşürücü nitelikte olamayacağını,
-İlk Derece mahkemesinin taslak rapora itiraz ile nihai rapora itiraz ve buna yönelik dava hakkının kullanımı kavramlarını karıştırdığını, dolayısıyla süresinde itiraz edilmemesinin yaptırımının hatalı değerlendirildiğini,
-alınan bilirkişi raporunda da müvekkilinin borçlu olmadığının saptandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2022/1328, K. 2024/1776, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama