KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafdilekçesininredd İ) (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/200 - 2026/957
- Esas no
- 2022/200
- Karar no
- 2026/957
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/03/2021
- Esas-karar numarası
- 2018/944E., 2021/186K.
- Dava
- Rücuen Alacak (Hizmet Alım Sözleşmesi
- Yazım tarihi
- 28/04/2026
Karar Metni
2.034 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili ve davalı ... Enerji Tur. Tem. Mad. İth. Ve İhr. Tic. Ltd. Şti. Vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Müvekkili kuruluş ile davalı şirketler arasında DHMİ Genel Müdürlüğü'nün hizmeti binası ile işletmekte olduğu Dalaman Havalimanı'nın temizlik hizmetlerinin davalılarla yapılan sözleşmeler kapsamında yerine getirildiği,
davalılar bünyesinde Dalaman Havalimanında iş akdi ile çalışan ...'ın iş akdine son verildiği iddiasıyla işçilik alacaklarının tahsili için Ortaca 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/335 Esas 2016/62 Karar sayılı dosyasından karara bağlanan işçilik alacaklarının Ortaca 1 İcra Müdürlüğü7nün 2015/2649 sayılı dosyasında tahsili talep edildiğinden kurumlarınca toplam 46.258,29 TL'nin ödendiğini,
bu işçilik alacaklarından davalı alt işverenlerin sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile rücuen 46.258,29 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı ... Kimya...Ltd., Şti, Davalı ... Bilgi İşlem...Ltd. Şti ve ... Enerji....Ltd. Şti vekilleri özetle: BK 73/1 maddesi gereği rücu isteminin iki yılda zamanaşımına uğradığından davanın reddi gerektiği, ayrıca işçi ...'ın kıdem tazminatının talep edildiğini, sözleşmelerde ve teknik şartnamede alt işverenden istenir hükmü olmadığını, ayrıca ... ve ... Enerji vekilleri müşterek ve müteselsilen tahsili taleplerinin reddi gerektiğini, rücu ilişkilerinde borçluların birbirine karşı kendilerine düşen pay ile sorumlu olduklarını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "...Dava dışı işçiye davacı kurumca kıdem tazminatı ödendiği, işçilerin işçilik alacaklarında, yüklenicinin sorumlu olduğunun sözleşmede belirtildiği, davacı şirketçe yapılan işçilik alacağı ödemelerinin alt işveren konumundaki yüklenici davalı şirketlerden müşterek ve müteselsilen isteyemeyeceği, sözleşme dönemi ile sınırlı olarak isteyebileceği, ancak iş ortaklığına ilişkin iş ortakları arasında ki sorumluluk müteselsil olmakla herhangi birisinden isteyebileceği (...
Temizlik...Ltd.Şti) , bilirkişi ...'ın 13/12/2019 tarihli raporunda; davalı alt yüklenicinin sözleşme kapsamında işçileri çalıştırdığı dönemle ilgili işçilik alacaklarını hesapladığı, davalılar ... Kimya...Ltd.Şti, ... Enerji...Ltd. Şti ve .......Ltd.
Şti vekillerince zamanaşımı def'inde bulunduğu, alacak talebi sozleşmeye dayanmakla BK 146 mdsi gereği 10 yıllık zamanaşımına tabi olup, rücu kapsamında alacağın talep edilebilir zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, buna göre %100 sorumluluk esasıyla davalı şirketlerinin sorumlu oldukları miktarlar yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, miktar itibariyle HMK 341 maddesi gereği davalılar ... Grup Kurumsal...Ltd.Şti, ...-... Temizlik, ...
Tem...Ltd.Şti, ...(eski ...)....Ltd.Şti, ... Temizlik...Ltd. Şti, ... Bilgi...Ltd. Şti, yönünden kesin olmak üzere.." davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasında imzalanan temizlik hizmetleri sözleşmesi hükümleri ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı gereğince de müvekkil İdare rücuya hak kazanmış durumda olduğu, bilirkişi raporunda davalı şirketlerden olan alacağın dava dilekçesinde belirtilen miktar olduğunun netleştiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Enerji Tur. Tem. Mad. İth. Ve İhr. Tic. Ltd. Şti. Vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava dışı işçinin müvekkili firmadan yıllık izin alacağı bulunmadığından, bu alacak kalemi sebebiyle davacının dava dışı işçiye yapmış olduğu ödemeyi müvekkili firmaya rücu edemeyeceği, davacı kurumun dava dışı işçinin açtığı davayı müvekkil firmaya ihbar etmediği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, hizmet alım sözleşmesi nedeniyle dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının rücuen tazmini taleplidir.
1-HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.
Diğer taraftan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20 maddesi ile HMK Ek 1/2 madde değiştirilmiş olup "... 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas..." esas alınacaktır.
Somut olayda talep dava dilekçesinde 46.258,29 TL olarak belirtilmiş, davacı taraf 24.12.2018 tarihli dilekçesinde her bir davalıdan talep edilen miktarı açıklamıştır. Mahkemece 44.898,61-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, 1.365,68-TL yönünden istem reddedilmiştir.
Davacı vekili tarafından istinafa getirilen hüküm dava tarihi itibariyle kesinlik sınırının altında kaldığından davacının kanun yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır.
HMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır.
Bu nedenle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir
2- Davalı ... Enerji...Şirketi vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde: Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
Somut olayda; davalı ... Enerji Turizm Taşmacılık Ltd. Şti'nin son işveren olmadığı ihaleyi alan en son şirket olmadığı açıktır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda yıllık izin ücretinden yukarıda açıklanan ilkelere aykırı şekilde yıllık izin ücretinden tüm davalıların dönemleri ile sorumlu olduğu kabul edilerek hesap yapılmıştır.
Hal böyle olunca; dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ile tespit edilen yıllık izin ücretinin tamamından son işveren sorumlu olacak şekilde belirlenen miktarın tahsiline karar verilmesi için Dairemizce, davalı ... Enerji Turizm Taşmacılık Ltd. Şti'nin vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulüyle, yıllık izin ücretinin bu davalı aleyhine hesaplanan tutardan çıkarılmak suretiyle HMK 353/1-b.2. madde uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını kaldırarak davanın kısmen kabulü yönünden yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2022/200, K. 2026/957, 22 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama