KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (K Ararıkaldırarak Yenidenesashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Eylül 2025
- Esas no
- 2023/1466
- Karar no
- 2025/677
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- Doç. Dr. ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15/06/2023
- Esas-karar numarası
- 2023/375E., 2023/456K.
Karar Metni
1.093 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesine açmış olduğu dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin davalı kooperatif üyeliğinin Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/161 Esas sayılı dosyası ile karara bağlanmasından sonra, 190.700,00 TL aidat borcu ve 1.941.059,00 TL borcu bulunmadığının tespiti konusunda taraflarınca Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/31 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, davalı kooperatif tarafından, tespit davasının açılmasından sonra tebliğ edilen 1. ihtarname ve daha sonra 20.03.2019 tarihli 2. ihtarname ile müvekkili şirketin aidat ve faiz borçlarının ödenmesinin talep edildiğini, müvekkili şirketin,
davalı kooperatif üyeliğinden ihracına konu 190.700,00 TL aidat borcu ve 1.0201.479,00 TL faiz borcunun bulunmadığı konusunda Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/ 31 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını ve bu davanın da, davalı kooperatifin müvekkili şirkete ortaklık haklarının verilmemiş olması nedeniyle Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkmemesinin 2018/908 Esas sayılı dosyası ile açtıkları tazminat davası ile birleştirildiğini, bu nedenle, müvekkili şirketin, davalı kooperatifin aidat borcu nedeniyle borçlu bulunmadığı konusunda açılan,
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/31 Esas sayılı menfi tespit davasının birleştirildiği Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/908 Esas sayılı dosyası üzerinden halen devam ettiğini, kooperatifin tasfiye halinde bulunması nedeniyle üyesini ihraç etme konusunda görev ve yetkisi bulunmadığını belirterek davacının davalı kooperatiften ihracı konusundaki 09.04.2021 tarihli Kooperatif Genel Kurul Kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 1 aylık hak düşürücü süreden sonra açılan davanın reddinin gerektiğini, kooperatif tasfiye kurulunun yönetim kurulundan oluştuğunu, dava konusunun kooperatifin en geniş yetkiye sahip organı olan genel kurul tarafından alınan karar olduğunu, dava hak düşürücü serede açılmadığından ihraç kararının kesinleştiğini, davacının menfi tespit istemli açmış olduğu davada hukuki yararının kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince "...1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesi ile davalı kooperatif anasözleşmesinin 14. maddesi hükümlerine göre, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortağın ihracına karar verilebilmesi için ortağa gönderilecek her iki ihtarda da ortağın ödemesi gereken anaparanın ve varsa işlemiş faizinin açıkça gösterilmesi, diğer anlatımla ana para ve gecikme faizi borcunun ayrıntılı olarak ay ve yıllar itibariyle belirtilmesi gerekmekte olup davacıya keşide edilen 1. ve 2. ödeme ihtarlarında ayrıntılı borç dökümünün yer almadığı,
öte yandan mahkememizin 2018/908 esas sayılı davası ile birleşen Ankara 7 ATM 2019/31 esas 2019/39 karar sayılı menfi tespit davasında davacı ortağın davalı kooperatif tarafından keşide edilen 08.10.2018 tarihli ihtarnamede talep edilmiş olan 190.700,00 TL aidat borcu ve 1.941.059,00 TL gecikme faiz borcuna ilişkin 28.01.2019 tarihinde menfi tespit davası açtığı ve halen bu davanın derdest olduğu görülmektedir.
Davacı tarafından menfi tespit davası açıldıktan sonra 31.01.2019 ve 13.02.2019 tarihlerinde 1. ve 2. ihtar keşide edilerek ardından 20.03.2019 tarihinde davacı hakkında ihraç kararı verilmiş olup, ihtarnamelerde yazılı borca ilişkin olarak daha önce menfi tespit davası açılmış olduğundan, bu davanın sonucu beklenmeden ortak hakkında ihraç kararı alınmaması gerekir.
Zira 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16. ve 27. maddesi hükümleri uyarınca, üyeye bildirilen borç miktarının gerçek borç miktarını yansıtması gereklidir.
Somut olayda gerçek borcun tespiti için açılmış bir menfi tespit davası var iken ihtarname ile bildirilen borç miktarının gerçek borç miktarı olup olmadığı henüz ortaya çıkmamış olacağından, bu ihtarnamelerin dayanak yapılması suretiyle ihraç kararı verilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak kanıtlanan davanın kabulüne..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: cevap dilekçesindeki hususları tekrarlayarak, yerel mahkemece verilen kararın hukuka ve usule aykırı olduğu beyan ederek yapılacak istinaf incelemesi sonucu yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf aşamasında davacı vekilinin UYAP üzerinden gönderdiği 30.07.2025 tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı yan ise UYAP üzerinden gönderdiği dilekçesinde, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir.
Davaya son veren taraf işlemlerinden biri olan feragat, davanın taraflarından birinin (davacının) netice-i talebinden vageçmesidir (HMK. m. 307). Hiç kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi (HMK. m. 24), davacı da açmış olduğu bir davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. Feragat, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemidir. Bilindiği gibi, feragat yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına gelmektedir.
Davadan feragat neticesinde, feragate konu hak tamamen düşer ve artık bir daha dava konusu yapılamaz (Postacıoğlu, İ.E.: Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6. Bası, İstanbul 1975, sahife: 479). Feragat, 6100 sayılı HMK'nin 311. maddesi hükmü uyarınca, kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu gibi, aynı Kanun'un 309/2. maddesi uyarınca karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Öte yandan, 310. maddesi uyarınca da davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.
Davacı vekilince istinaf aşamasında davadan feragat edildiği, feragatin HMK 307.vd. maddelerine uygun olduğu değerlendirildiğinden HMK m.353/1-b.2 uyarınca kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. 2-Kararın niteliğine göre, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 04/09/2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imza e-imza e-imza e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2023/1466, K. 2025/677, 4 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama