KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2024
- Esas no
- 2024/308
- Karar no
- 2024/360
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- Doç. Dr. ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 26.12.2023 tarihli ara karar
- Esas-karar numarası
- 2023/385 E.,
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
Karar Metni
668 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davalı vekili, Ankara 2. ATM'nin 2023/397 Esas sayılı dosyasında iptali talep edilen genel kurulun 6 ve 7 no'lu gündem kararları yönünden kararların yürütülmesinin durdurulmasına, 100.000,00-TL teminat ödenmesine karar verildiğini, HMK 393/1 maddesi gereğince lehine ihtiyati tedbir kararı verilen davacı tarafından en geç 20/11/2023 tarihinde teminatın yatırılması ve ATO'ya müzekkere yazılmasının talep edilmesi gerekirken 1 haftalık süre içerisinde davacılar tarafından talepte bulunulmadığından, ihtiyati tedbirin kendiliğinden ortadan kalktığını, ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalktığının tespitine, aksi takdirde itirazların kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.
İlk derece mahkemesince "...İtiraz dilekçesi ile dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında; itiraz dilekçesinin yasal 1 haftalık süre içerisinde sunulduğu, itiraza konu Ankara 2. ATM'nin birleşen 2023/397 Esas sayılı dosyasında verilen 06/11/2023 tarihli ihtiyati tedbir ara kararında takdir edilen nakit teminatın ne kadar süre içerisinde yatırılacağı konusunda bir ibareye yer verilmediği gibi söz konusu teminatın yatırılmaması durumunda kendiliğinden kalkmış sayılacağı yönünde ara kararda bir ihtaratın da yer almadığı,
bu durumda itiraza konu ara kararın Anayasanın 40. maddesine uygun içerikte olmadığı ve ihtiyati tedbir hukukunun niteliği ile tedbir teminatının yasal süresinde yatırılmaması durumunda doğabilecek hukuki sonuçların lehine tedbir kararı verilen yönünden öngörülebilir nitelikte olmadığı,
bu nedenle de ihtiyati tedbirin teminatı 1 haftalık yasal süre sonrasında yatırılmakla birlikte ihtiyati tedbirin devam ettiğinin kabulü gerektiği, öte yandan ihtiyati tedbire vaki itiraz nedenlerinin ihtiyati tedbirin veriliş gerekçesi ve amacı ile dosyada mevcut yaklaşık ispat koşuluna uygun delil durumu birlikte dikkate alındığında yerinde olmadığı kanaatine varılmakla; davalı vekilinin ihtiyati tedbire vaki itirazının reddine..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle : Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların kanun da belirtilen kesin ve hak düşürücü 1 haftalık sürede tedbirin uygulanmasını talep etmediğini, yasanın emredici hükmü gereği tedbirin kendiliğinden kalktığını, ihtiyati tedbir kararının HMK md 391'e ve TTK md 449'a uygun olmadığının incelenmediğini, müvekkili kooperatifin satış yetkisi olduğuna ve tarlanın rayicin üstünde satıldığına, dolayısıyla ortaklık bedellerinin dağıtımına engel bir husus olmadığına ilişkin iki ayrı bilirkişi raporunun da dikkate alınmadığını,
ortaklık paylarının üyelere dağıtımına engel bir durumun ve davacıların bir zararının olmadığını, teminat bedelinin dağıtımı durdurulan bedelin %0,25 olup dava sonunda diğer üyelerin uğrayacağı zararı karşılamaktan uzak olduğunu bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE
İstem, kooperatif genel kurul kararının iptali davasında ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2024/308, K. 2024/360, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama