KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ) İhtiyati Haciz İsteyen Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/342 - 2024/361
- Esas no
- 2024/342
- Karar no
- 2024/361
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 13.10.2023 tarihli ara karar
- Esas-karar numarası
- 2023/411 E.
- Davacı
- —
- Karşı taraf davalı
- —
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili, ... kanalının yapmış olduğu haber dolayısı ile dosya borçlusu şirketin davaya konu otelden tahliye edilmiş olduğu bilgisine ulaşıldığını, bu bilgi doğrultusunda akıllara mal kaçırma ve şirketin iflası hususunun geldiğini ileri sürerek, borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşın öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi takdirde ise takdir edilecek teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, "...2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. İİK'nın 257. maddenin birinci fıkrasında, vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.
Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacağın rehin ile temin edilmemiş olmasıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise. İİK’nun 257 maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir.
Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.
İhtiyati haciz talep eden taraf, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. (2004 s.İİK. m.258/1)
Yapılan açıklamalar kapsamında; eldeki uyuşmazlığın mahiyeti ve dosya kapsamı itibariyle, dava konusu alacağın varlığı ve tutarı ile muacceliyet kazanıp kazanmadığı hususunun çözümü delil toplanmasını ve yargılamayı gerektirdiğinden bu aşamada davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddi..." şeklinde karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde : Borçlu şirketin ödemelerde temerrüte düştüğünü, kesilen faturalara süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, haber kanallarının birinin yapmış olduğu yayından borçlu şirketin davaya konu otelden tahliye edilmiş olduğu bilgisine ulaşıldığını, bu nedenle akıllara borçlu şirketin mal kaçırma ve iflas edebileceği ihtimalinin geldiğini, ihtiyati haciz koşullarının mevcut olduğunu bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE
Dava; hizmet sözlemesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2024/342, K. 2024/361, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama