KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/478 - 2025/589
- Esas no
- 2024/478
- Karar no
- 2025/589
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 25/05/2023
- Esas-karar numarası
- 2023/346 E., 2023/622 K.
Karar Metni
916 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili müvekkilinin güvenli ticaret platformu aracılığı ile taşınmaz satımına aracılık ettiğini,
Davalının e-ihale şartnamesinin 3-e maddesi kapsamında davalının, ... Genel Müdürlüğüne 35.000,-TL katılım teminatı, müvekkiline de 8.177,-TL hizmet bedeli ödemesi yaptığını,
... Genel Müdürlüğüne ait ... parselde kain taşınmazın 20.06.2022 günlü e-ihale ile davalıya satıldığını,
... Genel Müdürlüğünün satışı onayladığını ve davalıya yirmi gün içinde satış bedelinin tamamını ödemesi gerektiğinin bildirildiğini,
Davalının bu bildirim üzerine E-İhale Şartnamesinin 3-k maddesi kapsamında “Teklif ve Kabul Mektubunu” 29.06.2022 günü imzalayarak ... Genel Müdürlüğüne teslim ettiğini,
Sonrasında davalının satıştan caydığını, kendisine e-ihale katılım teminat bedeli ve hizmet bedeli iadesinin mümkün olmadığı, haklı bir gerekçe olmaksızın ihaleden vazgeçtiği için E-İhale Şartnamesinin 3-s maddesi ile Teklif ve Kabul Mektubunun 5.h. maddesi kapsamında satış bedelinin yüzde üçü oranında ceza koşulu ödemesi gerektiği hususlarının ihtarname ile bildirildiğini,
Davalının ihtarnameyi 20.08.2022 günü tebellüğ ettiğini ancak kendisine verilen sürede ödemeyi gerçekleştirmediğini, bu nedenle İstanbul 13. İcra Dairesinin 2022/28858 sayılı dosyası üzerinden 30.09.2022 günü 41.056,31 TL tutarlı icra takibi başlatıldığını, yetki itirazı üzerine Ankara Batı İcra Dairesinin 2022/56288 sayılı dosyası ile takibe devam edildiğini, takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, ve davalının yüzde otuzdan az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği hususunda bir itiraz ileri sürmüş,
İhaleden sonra yaptıkları incelemede taşınmazın ihale ilanında gösterilen yüz ölçümünden daha küçük olduğunu, bunun değeri düşürdüğünü; müvekkilinin ihaleden önce bir ölçüm yükümlülüğünün bulunmadığını,
Taşınmazda kiracı bulunduğunu,
Taşınmazın ayıplı olması nedeniyle ihaleden vaz geçtiklerini,
İhale şartnamesinin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince “Dosyaya sunulu bulunan Gayrimenkul Alım Satım İhale Şartnamesinin taraflarca imzalanmış olduğu, şartnamenin 3/s maddesinde, satış işlemi onaylanmasına rağmen isteklinin teklifinden vazgeçmesi veya satış bedelinin tamamının belirtilen sürede yatırılmaması ya da eksik yatırılması halinde... teklif edilen satış bedelinin %3 + KDV tutarındaki hizmet bedelini cezai şart olarak ...'ın sözleşmede yazan iban hesabına 2 gün içerisinde yatırılacağı düzenlenmiştir.
Davalı yan ihaleden vazgeçme sebebi olarak taşınmazda kiracı bulunduğunu bilmediğini beyan etmişse de, dosyaya sunulu bulunan flash bellekteki ses kayıtlarının dinlenmesinde, davalının görüşmelerde taşınmazda kiracı bulunduğunu bildiği ve kiracıyla görüştüğü anlaşılmıştır. Bu sebeple davalının bu yöndeki savunmasının haklı olmadığı kabul edilmiştir.
Davalının taşınmazın yüzölçümünün daha düşük olması yönündeki iddiasına gelince ise tapu kayıtlarının aleni olması ve davalı tarafça istenildiği takdirde incelenebileceği anlaşılmakla bu yöndeki savunmasının da haklı olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla davacının cezai şart talebinin haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Taşınmazın satış bedelinin 1.357.000,00TL olduğu, şartname uyarınca bu bedelin %3'ü+KDV'nin cezai şart olarak ödenmesi gerektiği, satış bedelinin %3'ünün 40.710,00TL olduğu, takipte yalnızca 4.710,00TL talep edildiği anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davalının haksız itirazının iptaline, davalının temerrütüne ilişkin ihtarnamenin tebliğ tarihinin 20/08/2022 ödeme süresinin iki gün olduğu,
23/08/2022 tarihinde davalının temerrüte düştüğü ve işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla 346,31TL işlemiş faizin de tahsili gerektiği, itirazın haksız olması ve alacağın likit olması sebebiyle asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödenmesi gerektiğine karar…” verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde: - Asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, - Müvekkilinin ilana güvenerek ihaleye girdiğini ancak taşınmazın ilanda gösterilenden beş metre kare daha küçük olduğunu, ayıp nedeniyle ihaleden vaz geçtiklerini, - Şartnamenin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, - Vaz geçmenin keyfi nedene dayanmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,
incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle Türk Ticaret Kanunu'nun ticari nitelikli satım sözleşmesindeki ayıp iddialarına ilişkin 23'üncü maddesinin 1 numaralı fıkrasının c bendinde gösterilen sürelerin geçmesinden sonra ayıp iddiasının ileri sürülmüş olmasına göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Ek 1'inci maddesinin 2 numaralı fıkrası, 04.06.2025 günü yürürlüğe giren 7550 sayılı Yasanın 20'nci maddesi ile değiştirilmiş ve yasa yoluna başvuruya ilişkin parasal sınırların (HMK m. 341 ve 362/1-a) belirlenmesinde dava tarihinin dikkate alınacağı yönünde bir düzenleme yapılmıştır. Düzenlemeye göre eldeki davanın açıldığı 2023 yılı için temyiz sınırı 238.730,-TL olup, karar temyiz yasa yolu sınırının altında kaldığından kararın kesin olduğu sonucuna varılmıştır.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2024/478, K. 2025/589, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama