KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1209 - 2025/747
- Esas no
- 2025/1209
- Karar no
- 2025/747
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 28.03.2025
- Esas-karar numarası
- 2025/39 E., 2025/264 K.
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili bankanın müşterisi olan ...'ün geri ödemeli ihtiyaç kredisi kullandığını, kredinin alınması esnasında muris ... ile ... A.Ş. arasında hayat sigortası poliçesinin düzenlendiğini, müvekkili bankanın söz konusu sigorta ilişkisinde lehtar ve dain-i mürtehin konumunda olduğunu, müşterisinin vefatı üzerine alacaklı şube tarafından sigorta tazminat bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından eksik evrak nedeniyle müvekkili bankanın talebinin yerine getirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne ve 22.762,66 TL sigorta vefat tazminat bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, talep edilen tazminatın değerlendirilmesinin yapılabilmesi için gerekli belgelerin başvuruya karşı cevap dilekçesi kapsamında bildirildiğini ancak istenilen belgelerin davalı şirkete gönderilmediğini bu kapsamda tazminat değerlendirilmesinin yapılamadığını ve tazminat ile ilgili red ya da kabul şeklinde bir sonuca varılamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu "sigorta sözleşmesinin, dava dışı muris ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilmiş olduğu" ve "davacı bankanın, işbu sözleşmeye taraf olmaması" hususları birlikte değerlendirildiğinde; işbu davanın davacı banka tarafından "halefiyet ilkesi doğrultusunda" ikame edildiği ve bu nedenle davanın (yukarıda detayları belirtilen Yargı Kararları doğrultusunda) aynen "sigortalı kimsenin (dava dışı murisin) sigorta şirketine karşı açmış olduğu bir dava" olarak kabulü gerekmektedir.
Neticeten; dava konusu kredi alacağının, "tüketici kredi sözleşmesinden" kaynaklanması; bunun yanı sıra (yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda) Mahkememizde ikame olunan işbu davanın sigortalı kimsenin -dava dışı murisin- sigorta şirketine karşı açmış olduğu bir dava olarak kabulü nedenleriyle ve 6502 Sayılı Kanunun 73/1. maddesinde belirtilen "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." hükmü uyarınca Mahkememizin görevsizliğine ve Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde : Dava konusu uyuşmazlığın, TTK'da düzenlenen sigorta hukukundan kaynaklandığını ve ticari dava niteliğinde olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki tüketici kredi sözleşmesine istinaden yapılan hayat sigortası poliçesi kapsamında vefat tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2025/1209, K. 2025/747, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama