KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/679 - 2025/467
- Esas no
- 2025/679
- Karar no
- 2025/467
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 05.03.2025 tarihli ara karar.
- Esas-karar numarası
- 2025/170 E.
Karar Metni
847 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İhtiyati tedbir isteyen vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
İhtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında RES katkı payı sözleşmesi imzalandığını, davalının, taraflarca imzalanan sözleşmenin 3. maddesine ve bu anlaşmanın dayanağı olan yönetmeliğin 9. maddesine aykırı olarak RES katkı payı hesaplayıp işbu davaya konu faturayı düzenlediğini, bu faturanın bakiyesine ilişkin iade faturası düzenledikleri 87.076.932,60-TL'nin de ödenmesi için müvekkiline yazı gönderildiğini ve hukuki yollardan tahsili için işlem başlatılacağının bildirdiğini, davalının icra takibine başvurması halinde müvekkili şirketin bankalar nezdinde kredi itibarının zedeleneceğini,
öte yandan ihalelere giremeyecek duruma düşeceğini ve telafisi mümkün olmayan zararlara uğrayacağını beyan ederek, 20.01.2025 tarihli faturanın 87.076.932,60-TL'sinin icra takibine konu edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince 05.03.2025 tarihli ara karar ile, "...İhtiyati tedbirin tanımı ve koşulları 6100 sayılı HMK'nun 389. Maddesinde belirtilmiştir. Buna göre;mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale gelebileceğinden endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK 390/1maddesi kapsamında tedbir talep eden taraf dilekçesinde ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta davacının taraflar arasında imzalanan RES Katkı Payı Sözleşmesi kapsamında davalı tarafından düzenlenen fatura nedeniyle menfi tespit talebi taraf delilleri toplanmak suretiyle yapılacak yargılama neticesinde değerlendirilebileceğinden talep yargılamaya muhtaç bulunmakla mevcut dosya kapsamı uyarınca yasada aranan yaklaşık ispat koşulu bu aşamada yerine getirilmediğinden dava konusu edilen davalı faturasının takibe konu edilmesinin önlenmesine ilişkin yerinde görülmeyen ihtiyati tedbir talebinin reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yasa yoluna başvuran ihtiyati tedbir isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin, mevzuata ve taraflar arasındaki anlaşma hükümlerine uygun hesaplama yaparak davalıya ödeme yapmasına rağmen davalı tarafından bu ödemeden fazlasının talep edildiğini, davalının icra takibine başvurması halinde müvekkili şirketin telafisi mümkün olmayan zararlara uğrayacağını beyan ederek, yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
İstem, taraflar arasındaki RES katkı payı sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında verilen ihtiyati tedbirin reddi ara kararının istinafına ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, HMK'nın 389. maddesi hükmü uyarınca ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesinde; borçlunun, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabileceği; icra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkemece, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği belirtilmiş olup, bu madde özel bir tedbir türünü düzenlemiştir.
Eldeki davada, istem tarihi itibariyle bir icra takibi yapıldığına dair dosyada herhangi bir savunma ve bilgi de bulunmamaktadır.
İİK'nın 72/2.maddesinde, mahkemece %15'den az olmamak üzere alınacak teminat karşılığında tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiş olup, eldeki davada da teminat yatırılması karşılığında icra takibinin durdurulmasına dair tedbir kararı verilmesinde bir engel bulunmamaktadır.
Öte yandan İİK'nın 72/4. maddesinde; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." hükmü düzenlenmiş olup; alacaklı tarafın belirtilen anlamda bir zararının olması halinde anılan madde uyarınca, zararın karşılanması olanağı da bulunmaktadır.
Açıklanan nedenle, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararı düzeltilerek, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 15.05.2025
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2025/679, K. 2025/467, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama