KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ) Esas-karar Numarası ....
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/937
- Karar No
- 2025/637
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- Doç.Dr. ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 21/04/2025
Karar Metni
816 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin 2013 yılı ve devamı genel kurul kararları uyarınca davalı kooperatifin peşin ödemeli ortağı olduğunu, kendisinden uzun süre düzenli aidat alınmadığını, müvekkiline 13.11.2024 tarihli birinci ihtarnamenin, 29.11.2024 tarihli ikinci ihtarnamenin keşide edildiğini, daha sonra yönetim kurulunun 20.01.2025 tarih ve 12 sayılı yönetim kurulu kararı ile müvekkilinin kooperatif ortaklığından ihracına karar verildiğini, müvekkilinin peşin ödemeli ortak statüsünün kabul edildiği hususunun kooperatif karar defterinde belirtildiğini,
peşin ödemeli ortaklar tarafından ödenen nakitle satın alınan arsalar sayesinde ana taşınmazı tamamlama noktasına getiren davalı kooperatifin sonradan peşin ödemeli ortak statüsünü inkâra yönelmesinin kötü niyetli olduğunu, 30.01.2023 tarihli genel kurulda yönetim kuruluna eski ortaklar (peşin ödemeli ortaklar) ile anlaşma yapılması hususunda yetki verildiğini, toplantı tutanağına muhalefet şerhi koymasına engel olunan müvekkili tarafından açılan Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2023/154 E. sayılı davanın halen derdest olduğunu, davalı kooperatifin aidat bedellerini belirlerken inşat giderleri,
genel yönetim giderleri ve diğer giderleri ayırmadan tek bir aidat belirlediğini, müvekkilinin borcu varsa dahi ihtarname ile istenen tutar arasında fark bulunduğunu, birinci ve ikinci ihtarnamelerin yasa ve usule aykırı olduğunu, usul ve yasaya aykırı olarak üyelikten ihraç edilen müvekkiline tahsis edilmesi gereken bağımsız bölümün, kararın kesinleşmesi ile birlikte 3. kişilere tahsis edileceğini/devredileceğini öğrendiklerini, müvekkilinin ileride doğacak dava konusu haklara ulaşmasının son derece güç hatta imkânsız olacağını ileri sürerek,
öncelikle müvekkilinin üyeliğinin devamı ve yerine yeni üye alınmaması ile davalı kooperatifçe genel yönetim giderleri dışında herhangi bir borç ve aidat bedeli ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yapılacak yargılama sonunda müvekkili hakkında alınan ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İstinaf başvurusuna konu ara karar tarihinde davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece Mahkemesince; "Somut olayda işbu davanın; davalı kooperatifin üyelikten ihracına ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkin olduğu, ihtiyati tedbir talebinin de 'davacının üyeliğinin devamının sağlanması ve üyelik haklarının korunmasına' ilişkin olduğu, buna göre davadaki asıl uyuşmazlık ile ihtiyati tedbir istenen konu aynı olduğundan az yukarıda da açıklandığı üzere davanın esasını çözer mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün olmadığından davacı vekilinin müvekkilinin üyeliğinin devamının sağlanması ve üyelik haklarının korunmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının, genel yönetim giderleri dışında herhangi bir borç ve aidat bedeli ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir istemi yönünden ise; bu hususun iş bu davada uyuşmazlık konusu olmadığı, davanın konusunun, davalı kooperatifin üyelikten ihracına ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkin olduğu dikkate alınarak, koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir isteminin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin hak sahibi olduğu bağımsız bölümün henüz tapuya tescil edilmediğini, kat irtifak tapularına geçirildiğini, davalı kooperatifin bu bağımsız bölümleri üçüncü kişilere devretme girişiminde bulunduğunun beyan edildiğini, müvekkilinin bu durumda telafisi imkânsız zararlara uğrayacağını, mahkemece en azından deliller toplandıktan sonra karar verilmesi gerekirken, hiç bir somut araştırma yapılmadan taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, 21.04.2025 tarihli karara karşı itirazlarının kabulü ile müvekkilinin haklarının korunması bakımından, tapunun üçüncü kişilere devrinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararı istinaf başvurusuna konu edilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle dava dilekçesindeki "müvekkile tahsis edilmesi gereken bağımsız bölümün, kararın kesinleşmesi ile birlikte 3. kişilere tahsis edileceğini, devredileceğini kesin olarak öğrenmiş bulunmaktayız" ibaresine göre,
davanın reddine karar verilmesi ihtimalinde kararın kesinleşmesinden sonra davacıya tahsis edilen bölümün üçüncü kişilere tahsis edilmesinin tabii bulunmasına, davanın kabulüne karar verilmesi ihtimalinde de davacının üyeliği devam edeceğinden bağımsız bölümün kararın kesinleşmesi ile üçüncü kişileri tahsisinin mümkün olmamasına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca, davacı vekilinin 21.04.2025 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 02/07/2025
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2025/937, K. 2025/637, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama