KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 24. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24.HUKUK Dairesi Vekili Davalı Birleşen 2015/383 Esas 2018/819 Karar Sayılı Dava Dosyasında; İstinaf Talebinde Kararın Yazıldığı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2023
- Esas no
- 2022/464
- Karar no
- 2023/1109
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/10/2018
- Numarası
- 2015/221 E.- 2018/845 K.
- Davacı
- —
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- İTİRAZIN İPTALİ
- Bulunan
- TARAF VEKİLLERİ
- Tarih
- 23/06/2023
Karar Metni
1.625 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkemece verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 27/10/2005 tarihli iş ortaklığı anlaşması yapıldığını, sözleşmeye göre inşaat süresince iş kazasının meydana gelmesi durumunda ortakların hisseleri oranında sorumlu olacaklarının kararlaştırıldığını, meydana gelen iş kazası nedeni ile davacı ortağın dava dışı işçi ...'e mahkeme kararı ve icra takibi neticesinde tazminat ödenmek zorunda kaldığını, ödenen tazminat bedelinin yarısının davalı ortak tarafından karşılanması gerektiğini,
davalının hissesine düşen tazminat tutarının tahsili için davalı aleyhine Kayseri 7.İcra Müdürlüğü'nün 2015/2227 E.sayılı takip dosyası ile 254.674,12 TL asıl alacak, 573,89 TL işlemiş faiz toplam 255.248,01 TL alacak için icra takibi başlatıldığını belirterek takibe vaki itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/383 E.sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 27/10/2005 tarihli iş ortaklığı anlaşması yapıldığını, sözleşmeye göre inşaat süresince iş kazasının meydana gelmesi durumunda ortakların hisseleri oranında sorumlu olacaklarının kararlaştırıldığını, meydana gelen iş kazası nedeni ile davacı ortağın dava dışı işçi ...'e mahkeme kararı ve icra takibi neticesinde tazminat ödenmek zorunda kaldığını, ödenen tazminat bedelinin yarısının davalı ortak tarafından karşılanması gerektiğini,
davalının hissesine düşen tazminat tutarının tahsili için davalı aleyhine Kayseri 7.İcra Müdürlüğü'nün 2015/4321 E.sayılı takip dosyası ile 74.446,96 TL asıl alacak, 42,83 TL işlemiş faiz toplam 74.489,79 TL alacak için icra takibi başlatıldığını belirterek, takibe vaki itirazın iptali ile bu dosyanın Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/221 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/129 E.sayılı dosyasında birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 27/10/2005 tarihli iş ortaklığı anlaşması yapıldığını, sözleşmeye göre inşaat süresince iş kazasının meydana gelmesi durumunda, ortakların hisseleri oranında sorumlu olacaklarının kararlaştırıldığını, meydana gelen iş kazası nedeni ile davacı ortağın dava dışı işçi ...'e mahkeme kararı ve icra takibi neticesinde tazminat ödenmek zorunda kaldığını, ödenen tazminat bedelinin yarısının davalı ortak tarafından karşılanması gerektiğini,
davalının hissesine düşen tazminat tutarının tahsili için davalı aleyhine Kayseri 7.İcra Müdürlüğü'nün 2018/1754 E.sayılı takip dosyası ile 35.072,00 TL asıl alacak, 290,42 TL işlemiş faiz toplam 35.362,42 TL alacak için takibi başlatıldığını belirterek, takibe vaki itirazın iptali ile bu dosyanın Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/221 E.sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı itirazında bulunmuş, esas yönünden ise, davacının alacaklı olduğunu yazılı delil ve belgelerle ispat etmesi gerektiğini, ortaklığın tasfiyesi neticesinde davalının borçlu olup olmadığının tespitinin gerektiğini belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyalarda davalı vekili cevap dilekçelerinde ise, haksız açılan davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
Mahkemece, ilk kararında asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleşen dosyalar davacı vekili istinaf dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporları ile davalının davacının iş kazası nedeni ile ödediği tazminatın 1/2'den sorumlu olduğunun tespit edildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen dosyalarda davalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemenin taraflar arasında adi ortaklık bulunduğuna ilişkin nitelemesinin hatalı olduğunu, ileride usulü kazanılmış hak teşkil etmemesi adına kararı istinaf ettiklerini beyan etmiştir.
GEREKÇE
Davada, taraflar arasında düzenlenen 27/10/2005 tarihli "İş Ortaklığı Sözleşmesi"nden kaynaklanan davacı ortağın dava dışı işçiye ödediği tazminat bedelinin davalıya düşen payın tahsili amacıyla başlatılan icra takip dosyalarına vaki itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı talep edilmektedir. Mahkemece, asıl ve birleşen davaların reddine ilişkin kararının, Dairemizin 27/10/2020 tarih, 2019/475 E-2020/857 K sayılı kararı ile yeniden esas hakkında hüküm tesisi suretiyle, asıl davanın ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Dairemiz kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/539 E-2022/405 K sayılı kararında;" Taraflar arasında " iş ortaklığı anlaşması " adı altında 27/10/2005 tarihli dava konusu adi ortaklık sözleşmesinin düzenlendiği, ortaklığın konusunun; ...
İdaresi tarafından 22/07/2005 tarihinde ihalesi yapılan ve davacı şirket tarafından yapımı üstlenilen konut inşaat işinden elde edilecek karın veya doğacak zararın eşit olarak paylaşılması olarak belirlendiği, sözleşme içeriğinden idareci ortağın yüklenici şirket olan davacı olduğu, ihaleye konu işin tamamlanarak kesin kabulünün 16/09/2008 tarihinde yapıldığı; öte taraftan ihaleye konu inşaat işinde çalıştırılan dava dışı işçi tarafından iş kazası nedeniyle davacı şirket aleyhine açılan tazminat davasında, hüküm altına alınan bedelin icra takibine konu edildiği,
eldeki asıl ve birleşen davaların ise, icra dosyasına ödenmek zorunda kalınan tazminat bedelinin yarısından davalı ortağın sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takiplere vaki itirazın iptali istemiyle açıldığı görülmüştür.
Her ne kadar, ortaklık adına yapılan masrafların diğer ortaktan tahsili isteminde bulunabilmek için, ortaklığın tasfiyesi gerekmese de; davaya konu adi ortaklığın ihaleye konu işin (belirli bir iş) yapılması amacıyla kurulduğu, işin tamamlanmasıyla birlikte ortaklık amacı elde edilerek ortaklığın sona erdiği, ortaklığın sona ermesinin zorunlu ve kaçınılmaz bir hukuki sonucu olarak da kendiliğinden tasfiye aşamasına girdiği anlaşılmaktadır.
Eş söyleyişle, adi ortaklığın fiilen sona ermesinden sonra, ortaklardan birinin mahkemeye başvurarak, ortaklığın kendisi tarafından ödenen borçlarının diğer ortağa düşen kısmını talep etmesi, aynı zamanda ortaklığın tasfiyesi istemini de kapsamaktadır.
Hal böyle olunca, bölge adliye mahkemesince; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, davaya konu 27/10/2005 tarihli sözleşme ile taraflar arasında kurulan adi ortaklığın, ortaklık amacının gerçekleşmesiyle birlikte kendiliğinden sona ererek, tasfiye aşamasına girdiği; ortaklık faaliyeti kapsamında idareci ortak olan davacı tarafından usulüne uygun hesap defter ve kayıtlarının tutulmadığı, ancak bu hususun ihaleye konu işin yapılmadığı anlamına gelmeyeceği, kaldı ki ihaleye konu işin tamamlanarak hakediş bedelinin dava dışı ... tarafından ödendiği,
ihaleye konu işin gerçekleştirilmesi amacıyla masraf yapıldığının şüphesiz kesin olduğu, bu durumda yapılan masrafların ispatı bakımından yazılı delil sunulamasa bile, ortaklığın faaliyet alanında uzman tasfiye memurları tarafından yapılan masrafların tespit edilebileceği dikkate alınarak, konusunda uzman üç kişilik tasfiye memuru heyetinden, taraflar arasındaki ortaklık sözleşmesi, ortaklık konusu ihaleyle ilgili bilgi ve belgeler, üçüncü kişi, kurum ve firmalarla yapılan ilgili sözleşmeler üzerinde inceleme yapılarak,
özellikle belgelendirilemeyen masraflar yönünden ise, işin mahiyeti gereği yapılması beklenilen giderlerin piyasa rayiçlerine göre belirlenip; davacı yüklenici ortağa dava dışı ... tarafından ödenen hakediş bedelinden, belirlenen bu giderler ile dava konusu dava dışı işçiye ödenen toplam tazminat bedeli mahsup edilerek hesaplama yapılması suretiyle tasfiye işlemine dair sonuç bilanço alınıp, adi ortaklığın tasfiyesi kapsamında, hasıl olacak sonuca göre asıl ve birleşen davalar hakkında bir karar verilmesi gerekirken;
eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmediği" gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.
Bozma ilamı gereğince taraflar arasında düzenlenen adi ortaklığın tasfiyesi gerektiğinden, Dairemizce Tasfiye Heyeti belirlenerek, görevlendirilmiştir. Düzenlenen 26/04/2023 tarihli Tasfiye Heyeti Raporunda;" Dava konusu iş ortaklığının 31/12/2009 yıl sonu itibariyle 1.148.414,37 TL kâr elde etmiş olduğu, bu kârın 738.256,32 TL'sinin davacı ortağa ödendiği, sonuç olarak icra dosyasına yapılan bu ödeme neticesinde iş ortaklığının tasfiye kârının 420.058,02 TL olduğu"nun açıklandığı anlaşılmıştır.
Tasfiye Heyeti Raporunun; ihtilafı giderici, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmıştır.
Tasfiye Heyeti raporuna göre; iş ortaklığın tasfiye kârı 420.058,02 TL olup, davacı ortağın 1/2 hissesine düşen kâr payının 201.029,01 TL olduğu, bu miktarın Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/2227 E.sayılı icra takip dosyasındaki talep edilen alacak tutarından mahsup edilmesi neticesinde asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davalar yönünden ise adi ortaklık konusu alacağa ilişkin olduğu ispatlanamadığından bahisle reddine karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip İş Bu Karar İlamı E-İmza ile İmzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, E. 2022/464, K. 2023/1109, 21 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama