KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi İstinaf Talebinde
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/520 - 2025/280
- Dosya no
- 2023/520
- Karar no
- 2025/280
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/02/2023
- Numarası
- 2022/134 Esas 2023/72 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Bulunan
- Davacı vekili
- Karar yazma tarihi
- 18/02/2025
Karar Metni
911 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı kuruluşa ait ... plaka sayılı otobüsün 01/07/2021 tarihinde davalıya ait muayene istasyonunda rutin muayene işleminin yapılması sırasında muayene istasyonu içinde davalının çalışanı tarafından hasara uğratıldığını, yapılan hasar ve zarar tespitinde 23.792,56 TL maddi hasar olduğunu tespit ettiklerini, davalının zararı karşılamaması üzerine icra takibi başlattıklarını, başlatılan takibe itiraz üzerine %20 icra inkar tazminatı ve itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı işletmeye ait otobüsün 01/07/2021 tarihinde periyodik muayenesinin yapılması için araç muayene istasyonuna getirildiğini, söz konusu aracın fren testi için muayene kanalına alındığını, bu esnada otobüsün motor muhafaza alt koruması tam olarak sabitlenmediği için yerinden çıkarak fren test cihazına çarptığını ve bunun sonucu olarak da hem araca hem de fren test cihazına zarar verdiğini, firma çalışanının herhangi bir kusur veya ihmalinin olmadığını, hasarın motor koruma sacının tam ve sıkı monte edilmemiş olması sebebiyle meydana geldiğini belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
Mahkemece. toplanan deliller, CD kayıtları ve bilirkişi raporuna göre aracın test kanalına girme hızının normal olduğu, zararın muayene görevlisinin kusurundan kaynaklanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, alınan bilirkişi raporunda kusur değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, müvekkili tarafından aracın muayeneye götürülmeden önce herhangi bir sorun olmaması adına kontrol edildiğini ve herhangi bir sorunun olmadığını, söz konusu aracın körüklü otobüslerden olması ve alt kısmının yere yakın olması sebebiyle muayene görevlisinin bu hususa dikkat etmeden otobüsü yükseltmediğini ve otobüsün muhafaza kapağının fren test silindirine çarpması sonucu eksik olduğu iddia edilen civataların etrafa yayıldığını,
bilirkişinin aracın teknik özelliklerini göz ardı ederek yalnızca kamera kaydına göre rapor düzenlemesinin hatalı olduğunu, olay yerinde kaza anını gören başka kameralarında olduğunu ve bu görüntülerin getirtilerek otobüsün muayene alanına giriş anından olay anına kadar olan görüntülerin incelenmek suretiyle karar verilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı idareye ait otobüsün davalıya ait muayene istasyonunda aracın muayenesi esnasında meydana gelen hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yönelik yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, dava konusu olay nedeni ile davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı ve takdir edilen tazminat miktarlarının uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
TBK’nun 66. maddesinde adam çalıştıranın sorumluluğuna ilişkin olarak; "Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.
Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işi ile ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu çerçevede adam çalıştıran; görülecek işe uygun fikri, mesleki bilgi ve yeteneklere sahip bir kişi seçmekle yükümlüdür. Seçeceği yardımcı kişinin göreceği iş için vasıflı, yeterli eğitim görmüş, yeni bilgi, yöntem ve tekniği, özümsemiş ve izlemiş olmasını arayacaktır (Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Prof. Fikret Eren, Cilt: 2-4 bası, sh.160). (HGK. 15.06.1994 gün ve 11-178 K.). Adam çalıştıranın bu en basit tedbirlere başvurmaması objektif özen görevini açıkça kötüye kullandığını kanıtlayan deliller olarak kabul edilmektedir. Adam çalıştıranın sorumluluktan kurtulabilmesi için, gerekli özeni göstermiş olması halinde de zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi gerekecektir.
Bilindiği üzere adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu olmayıp, olağan sebep sorumluluğudur. Burada yasa ile adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü, bir gözetim ödevi yüklenmiştir. Adam çalıştıranın sorumluluğu kendisinin veya emrinde çalışan yardımcı kişinin kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın, kusurdan bağımsız olarak doğmaktadir. Bu halde yukarıda sözü edilen objektif özen yükümlülüğünün ihlaliyle meydana gelen zarar arasında, uygun illiyet bağının bulunması yeterli kabul edilmektedir.
Dosyaya kazandırılan makine mühendisi tarafından düzenlenen 22/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı idare meydana gelen zararın her ne kadar muayene görevlisinin aracı test kanalına hızlı düşmesi sonucu meydana geldiğini beyan etmiş ise de, dosya içerisindeki video kaydına göre otobüsün test kanalına girme hızının normal seyrinde olduğunu, davalı şirketin muayene görevlisinin araç muayenesi esnasında motor alt muhafaza sacına hiçbir müdahalede bulunmadığını, sonuç olarak meydana gelen zararın motor sacının yerine iyi tutturulmadığından dolayı gerçekleştiğini ve davacı şirketin %100 kusurlu olduğunu, davalı şirketin muayene görevlisinin ise kusurunun olmadığının tespit edildiği" şeklinde görüş bildirmiştir.
Raporun, hüküm kurmaya ve istinaf denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen bilirkişi raporuna göre meydana gelen zarardan davalı şirketin kusurunun olmadığı, zararın %100 davacı idareden kaynaklandığı, dolayısıyla meydana gelen zarardan davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı anlaşılmıştır.
Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip · e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, E. 2023/520, K. 2025/280, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama