KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi İstinaf Talebinde
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2026/220 - 2026/459
- Dosya no
- 2026/220
- Karar no
- 2026/459
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/11/2025
- Numarası
- 2025/11E. 2025/771 K.
- Davanın konusu
- İTİRAZIN İPTALİ
- Bulunan
- DAVACI VEKİLİ
- Karar yazma tarihi
- 10/04/2026
Karar Metni
657 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında elektrik abonelik sözleşmesi imzalandığını, davalının elektrik enerjisi kullandığı halde elektrik tüketimine ilişkin borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2016/23494 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını belirterek, takibe vaki itirazın iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı defi ile hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, esas yönünden ise; davalının kullandığı elektriğe ilişkin fatura bedellerini düzenli olarak ödediğini, aksi durumda davacının davalının elektriğini keseceğini, icra takip dosyasına herhangi bir fatura ve abonelik sözleşmesi sunulmadığını belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalının usulüne uygun olarak tuttuğu kayıtları ile uyumlu olmayan davacının kendi tuttuğu defterlere dayanılarak hüküm verilemeyeceği, davacının iddiasını yemin delili ile de kanıtlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişiye sunulan belgeler, yazışmalar ve diğer ekli belgeler ile dosyada incelenen bu faturaların bedellerinin davalı şirketçe ödenmediği hususunun sabit olduğunu, alacağın hatalı olarak talep edilen alacağın çok altında tespit edildiğini, faiz hesaplamalarının kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporuna süresi içinde itiraz edildiğini, raporda yer alan maddi ve teknik çelişkiler ile yetersizlikler somut ve açık biçimde ortaya konulmuş olmasına rağmen, bu itirazlar tartışılmadan ve gerekçeli şekilde değerlendirilmeden,
ek bilirkişi raporu alınmaksızın ve yeni bilirkişi atanmasına ilişkin talepleri karşılanmaksızın söz konusu raporun hükme esas alındığını, bilirkişi raporuna yönelik itirazların dikkate alınmaması ve denetime elverişli bir gerekçe ortaya konulmamasının, hukuki dinlenilme hakkının açık bir ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura bedelinin tahsili için davacı tarafından davalı aleyhine yapılan icra takibine vâki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talebine ilişkindir.
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/06/2022 tarih ve 2021/637 E, 2022/502 K sayılı "davanın reddi" kararı Dairemizin 28/11/2024 tarih ve 2022/2140 E, 2024/1585 K sayılı ilamı ile "Davacı tarafa dava konusu alacağını ispata yarar tüm delillerini dosyaya sunmak üzere usulüne uygun şekilde süre verilerek, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle HMK'nın 353/1-a,6,maddesi gereğince kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır.
Kaldırma kararı sonrasında mahkemece; davacı tarafa dava konusu alacağını ispata yarar delillerini dosyaya sunması için süre verildiği ve yeniden bilirkişi incelemesine başvurulduğu anlaşılmıştır.
28/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda, "Davaya konu faturaların davacı ... A.Ş. tarafından değil, farklı bir tüzel kişiliğe ve vergi numarasına sahip olan ... A.Ş. tarafından düzenlendiği, davacı tarafça yevmiye ve defteri kebir defterlerinin incelemeye sunulmadığı, bu nedenle e-defterler üzerinden kayıt tespiti yapılamadığı, sadece muavin defter kaydına göre 13.367,67 TL bakiye tespit edildiği, ancak bu bakiyenin hangi şirkete ait olduğunun tespit edilemediğinin bildirildiği;" görülmüştür.
Raporun, hüküm kurmaya ve kanun yolu denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip · e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, E. 2026/220, K. 2026/459, 2 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama