KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 25. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1005
- Karar No
- 2021/1514
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2021
Karar Metni
1.759 kelime·9 dk okuma·17 bölüm
...
KARAR TARİHİ : 05/10/2021
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/03/2020
NUMARASI : .... ... DAVANIN KONUSU : Tazminat
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, davalı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalı yönünden husumet yokluğundan reddine dair hükme karşı, süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kiracısı olduğu iş yeri ve deposunun 28/05/2018 tarihinde ani ve şiddetli yağış nedeniyle oluşan selden zarar gördüğünü, depoda bulunan emtiaların hasarlandığını, Ankara 10.Sulh Hukuk Mahkemesinin.... D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespitle 56.900TL zararın oluştuğu belirlenmiş ise de gerçek zarar miktarının 248.668TL olduğunu, zarar tutarına dair itiraz dilekçesi sunulduğunu, iş yerinin ... sınırları içerisinde bulunmasından dolayı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 56.900TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faiziyle birlikte müştereken/müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, görev (yargı yolu) itirazında bulunduklarını, işbu davada adli yargının değil, idari yargının görevli olduğunu, aşırı yoğun ve şiddetli yağış (doğal afet) mücbir neden nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, benzer mahiyetteki Ankara 9. İdare Mahkemesi 26.03.2019 tarih ve .... Karar sayılı kararı ile doğal afet (mücbir sebep) nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, yine benzer mahiyetteki 8. Asliye Ticaret Mahkemesi.... dosyasında yağışın doğal afet kapsamında değerlendirilmesi ve mücbir sebep olarak görülmesi sebebiyle idarenin sorumlu olmadığının değerlendirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; usule dair görevli mahkeme ve husumet itirazlarında bulunarak, su/sel baskınından doğan zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, sorumluluğun ... Genel Müdürlüğü'ne ait olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle; yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporu, değişik iş tespit dosyası, fevk raporu ve ... mühendisi bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile söz konusu yağışın doğal afet/mücbir sebep niteliğinde olmadığı, su baskının mazgalların tıkanması neticesinde oluştuğu, altyapı, kanalizasyon sistemlerinin yapım ve bakımından davalı ...'nin sorumlu olduğu, zararın oluşum nedeninin altyapı bakım eksikliği veya yetersiz kapasiteli kanalizasyon sisteminden kaynaklandığı, zararın tümünden ...'nin sorumlu olduğu,
davalı ...'ye atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığı anlaşılmakla davanın, davalı ... yönünden kabulü ile 56.900TL'nin 28/05/2018 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, tespit masraflarının da tahsiline karar verilmesi gerektiğini, ayrıca dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya başvurduklarını ve arabulucu görüşmelerine davalı ...’nin katılmadığını, bu durumda 6325 sayılı Kanun'un 18/A-11 maddesi kapsamında bu davalı lehine vekalet ücreti verilmemesi gerekirken verilmesinin ve yargılama giderlerinden de sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken verilmemesinin doğru olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve belirtilen yönlerden kararın düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu zarardan sorumlu olmadıklarını, aşırı yağışın doğal afet niteliğinde olduğunu, zarar miktarının de fazla hesaplandığını, bu olay nedeniyle ...’ye husumet yöneltilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Maddi tazminat ödetilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı, tazminatın miktarı, kusur oranı ile hükmün fer’ilerinin doğru olup olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacının istinaf istemi yönünden;
07/06/2012 tarih 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlıklı 18/A maddesinin 11. bendinde “ (11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.” şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Davaya konu uyuşmazlık, dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulması gereken uyuşmazlıklardan olup, davacı tarafından da dava açmadan önce bu yola başvurulduğu ve davalılardan İvedik ...’nin arabuluculuk görüşmelerine mazeretsiz olarak katılmadığı, bu sürecin de anlaşmazlıkla sonuçlandığı sabit olup, yukarıdaki kanun maddesi nazara alındığında, adı geçen davalı lehine vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmadığından davacı tarafın bu hususa yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
Yine, davacı tarafından Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin .... Değişik İş sayılı dosyasında yapılan tespit masraflarından da yargılama giderleri kapsamında haksız çıkan tarafın sorumlu olması gerektiği, bu kapsamda dava dilekçesinde talep olunmasına rağmen bu giderler konusunda da karar verilmemesi doğru olmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulü gerekmiştir.
Davalı ...’nin istinaf istemi yönünden;
Dosya kapsamından, 28/05/2018 günü Ankara ili, .... ilçesinde yağan yağmur sularının taşması neticesinde davacının kiracı olarak kullanmakta olduğu, davalı ... ... sınırları içindeki dükkanı ve alt kattaki deposundaki eşyaların zarara uğradığı, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin .....
Değişik İş sayılı dosyası ile yapılan tespitte meydana gelen zararın toplam 56.900TL olduğunun belirlendiği, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu olayın ....... bakım ve sorumluluğunda bulunan cadde üzerindeki yağmur suyu mazgallarının kapasite olarak yetersiz ve yağış sırasında yağmur sularını kanalizasyona deşarj etmemesi sonucunda meydana geldiği, diğer davalı ...’nin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, tespit raporunda belirtilen hasarların rayiç değerlerine uygun olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince alınan raporun dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüştür.
Haksız eylem nedeniyle oluşan zararın tazminine karar verebilmek için, hukuka aykırı kusurlu bir eylem sonucu bir zararın doğması ve hukuka aykırı kusurlu eylem ile zarar arasında illiyet bağının olması gerekir. İlliyet bağının varlığı halinde zarar veren, zararı gidermekle yükümlüdür.
Davalı ...'nin sorumluluğu altındaki yağmur suyu mazgallarının kapasite olarak yetersiz ve yağış sırasında yağmur sularının kanalizasyona deşarj etmemesi sonucu meydana gelmesiyle zarara neden olan olayın, davalının hizmetin gereklerine uygun hareket etmemesinden kaynaklandığı, davacıya ait taşınmaz ve eşyalarda meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğu, davalının meydana gelen zarardan yukarıda belirtilen husus da gözetilerek haksız fiil esasları uyarınca sorumlu olduğunun kabul edilmesi isabetli olup davalı ... vekilinin bu yönlerdeki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Sorumluluk hukukunun önemli ögelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada; mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 01/02/2021 tarih ve...Karar saylı ilamı ile "Dosya kapsamında bulunan 15/01/2019 günlü ... Genel Müdürlüğü cevabi yazısına ek fevk (olağanüstü olay) raporu incelendiğinde; "olay tarihinde Ankara ili ... ilçesinde sağanak yağışın sele dönüştüğü, park halindeki birçok aracın sel sularına kapılarak sürüklendiği ve maddi zararların meydana geldiği" belirtilmiştir. Bu haliyle aşırı yağış nedeniyle yağmur sularının yükseldiği ve rögarların yetersiz kalıp taşmasına sebep olduğu, bu durumun davacının aracında meydana gelen zararının artmasında etkili olduğu gözetilerek olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 52. maddesi uyarınca hükmedilen tazminattan uygun bir miktar indirim yapılması " gerektiğine karar verilmiştir.
Hakkaniyet, Türk Borçlar Kanunu’nun 51. maddesinde düzenlenmiş, bazı şartların ve çözümlerin önceden saptanmasının doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının esnek veya eksik bırakıldığı hâllerde etkisini gösteren ve belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini emreden kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Buna göre hâkimin, tazminatı belirlerken durumun gereğini ve belirtilen maddede örnek olarak sayılan özel indirim sebeplerini göz önünde tutması gerekmektedir.
O halde, olay günü yağan yağmurun şiddeti, olayın meydana geliş şekli gözetilerek Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca, hesaplanan tazminattan takdiren %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kanaatine varılmış, davalı ... vekilinin istinaf itirazı bu yönden haklı bulunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince duruşma yapılmadan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve düzeltilerek yeniden esas hakkında "davanın kısmen kabulüne" dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/10/2021
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2020/1005, K. 2021/1514, 5 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama