KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 25. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2023
- Dosya no
- 2022/523 Esas
- Karar no
- 2023/1255
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/12/2021
- Numarası
- 2019/774 Esas, 2021/1087 Karar
- Davacı
- —
- Davalı
- ...-...
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
1.024 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair hükme karşı, süresi içinde davacı asil tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın, ....
A.Ş'nin %20 paylı ortağı olduğunu, söz konusu şirketin 05/02/2019 tarihinde yapılan 2017 yılına ait olağanüstü genel kurul toplantısında şirketin yönetim kurulu başkanının davacının şahsıyla ilgili yazılı bir metin sunduğunu ve bu metni Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 22/02/2019 tarih ve 9973 sayılı nüshasının 749. sayfasında ....A.Ş başlığı altında tescil ve ilanını talep ederek yayınlattığını, davalı tarafından yayınlanan ve dava konusu olan metnin içeriği tümüyle davacının şahsıyla ilgili olduğunu ve gerçeğe aykırı, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak aynı zamanda da itibarını zedeleyecek nitelikte olduğunu,
davacının küçük düşürüldüğünü, davalı ...'nün kendisine ibraz olunan kararı incelemesi gerektiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir inceleme yapılmadığını, tüm bu nedenlerle görevini yerine getirmeyen ve açıkça ihlal eden davalı tarafından, davacının kişisel ve duygusal değerlerini zarara uğrattığını, tüm bu nedenlerle 25.000TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizi ile bilrikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet ve zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, esas yönünden ise; davacının, davaya konu yazılı metin içeriği hakkında Eskişehir CBS'ye suç duyurusunda bulunduğunu, ancak takipsizlik kararı verildiğini, ayrıca şirket yönetim kurulu başkanı ve aynı zamanda babası olan ... hakkında tazminat davası açtığını ve davanın reddedildiğini, mükerrer talep nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince de davanın reddini talep ettiğini, şirketler, kanun ve şirket esas sözleşmesine aykırı olmadığı sürece yönetimde tasarruf serbestisine sahip olduklarını,
şirketlerin tescile tabi olmayan hususlarda sicil müdürlüğünün yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle şirketlerinin görevinin yerine getirmediği iddialarını kabul etmediklerini tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle; bekletici mesele yapılan Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin dosyasında verilen karar ve bu kararın BAM tarafından onanarak, dava konusu yapılan, davacının ortağı olduğu şirket yönetim kurulu başkanı ...'ın öncesinde genel kurula sunduğu ve daha sonra davalı müdürlük aracılığıyla ticaret sicil gazetesinde yayınlattığı metin içeriğinin, davacının kişilik haklarına saldırı düzeyine ulaşmadığı, ifade ve eleştiri özgürlüğü sınırları içerisindeki beyanları içerdiğinin anlaşıldığı,
davalı müdürlüğün bu metni yayınlamış olmasının, davacının kişilik haklarına saldırı eylemine aracılık ettiği, dolayısıyla davacının kişilik haklarına verilen zarar nedeniyle manevi zararlarının oluştuğu ve bu zararın davalı müdürlükten tazmin edilmesi şeklindeki davacı iddiası ve talebinin yerinde olmadığı, davalı eyleminde hukuka aykırılık bulunmadığı mahkemece kabul edildiğinden şartları bulunmayan davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı asil istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yayınlanması zorunlu olmayan metni Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlattığını, davalı kurumun, kişisel bilgilerin yer aldığı metni kabul etmemesi ve yayınlatmaması gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürünün Av. ...'ya verdiği temsil yetkisinin geçerli olmadığını, yetkisiz temsilciye ve suç üstü ödeneğinde yapılan arabuluculuğa ücret takdiri yapılamayacağını belirterek yapılan kasti ve hatalı işlemler nedeniyle yerel mahkemece verilen yanılgılı ve eksik incelemeli davanın reddi kararının kaldırılarak taleplerinin kabulü yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, arabuluculuk ücreti ve vekaletnamenin geçerliliği hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kişilik haklarının zedelenmesi nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı asil tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dosya kapsamından, davacının hissedar olduğu şirketin yönetim kurulu başkanı ve aynı zamanda babası olan ...'ın genel kurula sunduğu yazılı metni ticaret sicilinde de yayınlattığı, davacının metin içeriğinin ve yayınlatılmasının kişilik haklarını zedelediğini iddia ettiği, Dairemizden geçen 2020/654 Esas, 2021/689 Karar sayılı ilama göre, davacının babasına yönelik olarak açtığı manevi tazminat davasının reddine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,
dolayısıyla metin içeriğinin davacı yönünden manevi tazminatı gerektirmediği anlaşılmakla, davalı kuruma açılan davanın da aynı gerekçe ile reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davanın reddi nedeniyle yargılama giderlerinden olan arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili de doğrudur.
Ancak istinaf dilekçesine ekli Türkiye Noterler Birliği Disiplin Kurulu Başkanlığı'nın 20/01/2022 tarih, 2022/6 Esas 2022/41 Karar sayılı karar içeriğinde de belirtildiği üzere, ticaret sicil müdürlerinin ticaret sicil odaları tarafından seçileceği, bununla birlikte Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 11/3 maddesi uyarınca, müdürlüğün odanın yetkilendireceği avukat tarafından temsil olunacağı düzenlendiği halde, dosyada mevcut vekaletnameye göre kurum vekilinin Eskişehir Ticaret Odası tarafından değil, Eskişehir Ticaret Sicil Müdürü tarafından vekil olarak tayin edildiği,
geçersiz vekaletnamenin davada temsili sağlamaya yeterli olmayacağı anlaşılmakla, mahkemece davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi hatalı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı asilin istinaf başvurusunun duruşma yapılmaksızın kabulü ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve düzeltilerek yeniden esas hakkında "davanın reddine" dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2023
... · Başkan · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Katip · ... · e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2022/523, K. 2023/1255, 17 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama