İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi E.2023/164 K.2024/971

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair hükme karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... A.Ş. Vekili ve Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından…

Esas2023/164Karar2024/971Tarih25 Nisan 2024Okuma15 dk · 2.941 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Nisan 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/164 - 2024/971
Dosya no
2023/164
Karar no
2024/971
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/01/2022
Numarası
2016/265 Esas, 2022/6 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.941 kelime·15 dk okuma·6 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair hükme karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... A.Ş. Vekili ve Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili kuruluşun 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmündeki Kararname hükümlerine tabi olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın ilgili kuruluşu olduğu, sermayesinin tamamının hazineye ait olduğu, müvekkili kuruluş ... Şube Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan Çanakkale İli Biga İlçesi Gümüşçay mevkiinde 12 ˮ ... doğalgaz boru hattında 20/09/2015 tarihinde meydana gelen hasar ve gaz kaçağının ...

Doğalgaz Alo 187 hattına ihbar edildiğini, gelen ihbarın ... personeli tarafından müvekkili Şube Müdürlüğü personeline iletildiği, ihbar üzerine jandarmanın bilgilendirildiği ve müvekkili kuruluşun personelinin olay yeri olan hattın Kp:7 + 491 noktasına intikal ettiği ve yapılan ölçümlerde gaz kaçağı olduğunun tespit edildiğini, teknik emniyet açısından acilen gaz kaçağı noktasının ön ve arkasındaki vanalar kapatılarak iki vana arası boru hattındaki gazın zorunlu olarak atmosfere vent edildiğini, söz konusu olayın Gümüşçay/Biga İlçe Jandarma Komutanlığına başvuru yapılarak dava konusu olayın tutanak altına alındığını,

20.09.2015/21.09.2015 tarihleri arasında gerekli bakım onarım çalışmaları yapıldıktan sonra 21 Eylül 2015 tarihinde gaz arzının yeniden sağlandığını, boru hattında yapılan hasar giderme çalışmaları sırasında zorunlu olarak toplam 214.922 Sm³ doğalgazın havaya vent edildiğini, icmal tablolarında belirtildiği üzere havaya vent edilen doğalgazın bedeli de dahil olmak üzere çalışmalar sonucu hasar giderme çalışmaları kapsamında toplam 64.476 USD yapıldığı, Ayrıca dava konusu olayla ilgili olarak Biga Ticaret ve Sanayi Odası tarafından müvekkil kuruluşu ...'a 21/09/2015 tarihli mücbir sebep belgesi verildiğini, dava konusu hasarın davalı ...

A.Ş. tarafından yaptırılan 4,5 G altyapı fiberoptik çalışması kapsamında oluştuğundan ve müvekkili kuruluşun ...

Şube Müdürlüğü tarafından gönderilen 19/11/2015 tarihli yazıda özetle boru hatlarına verilen zarar nedeniyle oluşan toplam 64.476 USD bedelin en geç yedi gün içerisinde müvekkile ödenmesi gerektiği aksi durumda hukuki sürecin başlatılacağının bildirildiğini, davalının cevabi 17/12/2015 tarihli yazısında; araştırma yaptıklarını ve hasar noktalarında firmaların fiberoptik çalışması yapmadıklarını, ancak firmalarının araştırmaları sonucunda hasarın davalı ...

Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu tespit ettiklerini, bu nedenle olaydan sorumlu tutulamayacaklarını ve oluşan hasar bedelinin firmaları tarafından karşılanamayacağını belirttikleri, Jandarma olay yeri görgü ve tespit tutanağına göre de hasardan sorumlu olan yüklenici firma davalı ... şirketinin müvekkil kuruluşa gönderdiği 08/12/2015 tarihli yazıda özetle;

söz konusu hasarın olduğu noktada çalışma yaptıklarını, çalışma esnasında boru hattına hasar verdiklerini, ancak boru hattının ... ham petrol ve doğalgaz boru hattı tesislerinin yapımı ve işletilmesine dair teknik emniyet ve çevre yönetmeliğine aykırı olarak döşendiğini, hasar noktasında boru hattı için teknik ve görsel tedbirlerin alınmadığını, kazı çalışmalarında boru hattının olması gereken derinlikte olmadığını, kazı esnasında boru hattı üzerinde olması gereken uyarı işaretleri ile karşılaşmadıklarını, boru hattına hasar verdiklerinden dolayı ... yetkilerine olay anında bildirim yapılmış olmasına rağmen hasara geç müdahale yapıldığını,

bu nedenle hat vanalarının kısa zamanda kapanmadığından dolayı boşa giden gazdan firmalarının sorumlu olmayacağını, hesaplanan hasar tutarı ve meblağının da farazi ve afaki hesaplandığını, bu sebeple müvekkili kuruluşun talep etmiş olduğu hasar tutarını ödemeyeceklerini belirttiklerini, Söz konusu 12 “ ... doğal gaz boru hattının 31/05/2002 yılında tamamlanan tamamlanarak devreye alındığı, ham petrol ve doğalgaz boru hattı tesislerinin yapımı işletilmesine dair teknik emniyet ve çevre yönetmeliğinin ise ilk olarak 06/01/2011 yılında Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve 2014 yılında güncellendiği,

dolayısıyla söz konusu boru hattının yapıldığı yıl itibariyle yüklenicinin iddia ettiği teknik emniyet ve çevre yönetmenliğine uygun olmadığı hususundan bahsedilemeyeceği, Bununla birlikte Jandarma tutanağında patlamanın meydana geldiği noktanın 200 metre ilerisinde doğalgaz boru hattı uyarı levhası bulunduğu ve bunun kanıt olarak Jandarma tarafından fotoğraflandığının belirtildiğini, Ayrıca dava konusu olay anında geçerli ... teknik ve emniyet çevre yönetmeliğinin 7. Maddesinde belirtilen “ Doğalgaz boru hatları emniyet şeridi içinde;

boru hattı aksından itibaren 30 metre uzaklığa kadar elle kazı dışında hafriyat ve sondaj ...'tan izin alınmaksızın yapılamaz” ve 8. Maddesinde belirtilen “ Zorunlu hallerde boru hattı kamulaştırma şeridi üzerinde yapı niteliği taşımayan yaya, otoyol, devlet ve il yolları geçitleri ve boru ekseni üzerinde yol, su, elektrik gibi teknik altyapı projeleri için her halükarda ...'tan izin alınması şarttır.

İzin yazısında alınacak tedbirler ve gerektiğinde bu tedbir kapsamında ... tarafından hazırlanacak proje yer alır. Sayılan tedbirler alındıktan sonra yapılacak protokol çerçevesinde bu faaliyetlere izin verilir.” hükümleri doğrultusunda hasar verilen çalışma öncesi davalı ...

AŞ'nin yüklenicisi davalı ... şirketinin ve yüklenicinin taşeronu ... şirketi tarafından müvekkil kuruluştan görüş veya herhangi bir çalışma izni alınmadığı, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, iş bu davada davalı ... AŞ'ye ait bir iş nedeniyle vermiş olduğu zararın giderilmesine ilişkin olduğu, Her ne kadar zarara sebebiyet veren eylem davalı yüklenici firmalar tarafından gerçekleştirilmiş olsa da ...

A.Ş.ninde iş sahibi sıfatıyla zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, bu konuda Yargıtay ilamları mevcut olduğu, müvekkil kuruluş ...

Şube Müdürlüğü yetkilileri tarafından Biga Cumhuriyet Başsavcılığı'na davalılar temsilcileri aleyhine şikayette bulunulduğu, ancak savcılığın müşteki ile suçtan zarar görenin bu eylemler nedeniyle uğradıkları zararlar nedeniyle hukuk mahkemesinde tazminat davası açma serbestisi bulunması ile birlikte kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Davalı ...

A.Ş. tarafından yüklenicisi davalı ... şirketine ve yüklenicinin taşeronu davalı ... şirketine yaptırılan 4,5 G altyapı fiber optik çalışma kapsamındaki kazı çalışması sırasında müvekkil kuruluşa ait 12” ... doğalgaz boru hattına iş makinesi ile verilen hukuka aykırı eylem nedeniyle sarf edilen 64.576,00 USD tutarında ki tamirat, doğalgaz vs bedelinin müvekkil kuruluş kasasından çıktığı tarihten itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsili gerektiğini, öne sürülerek;

fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, 64.476 USD’yi (193.872,88TL) oluşturan her bir kalemin müvekkil kuruluş kasasından çıktığı tarihten itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesi talep edilmektedir.

SAVUNMA

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız fiile sebebiyet verdiği ileri sürülen işlemin davacı yanında ikrar etmiş olduğu üzere diğer davalı ... şirketi tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkil şirket tarafından herhangi bir kazı vb işlemi yapılmamışken müvekkili şirketin haksız fiile sebebiyet veren işlem dolayısı ile sorumluluğu bulunduğunun iddia edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, diğer davalı var ...

Şirketinin davacının iddia etmiş olduğu gibi müvekkili şirketinin yüklenicisi olmayıp söz konusu firma ile sözleşmesi mevcut olduğunu, müvekkili şirket tarafından haksız fiile sebebiyet verdiği iddia olunan fiber optik kablo çalışmasına ilişkin Çanakkale ili Biga ilçesinde 27/09/2015 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu herhangi bir işlem bulunmadığını, işlemin diğer davalı ... şirketi tarafından gerçekleştirildiğini,

kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an işi davacı yanın haklı olduğu düşünülse dahi söz konusu tarihte diğer davalı tarafından belirtilen adreste yapılan fiber optik kablo çalışmasına ilişkin tüm izinlerin yine diğer davalı tarafından Çanakkale İl Özel İdaresi'nden alındığını, davacı yanın mevzuat gereği alması gereken tedbirleri, uyarı levhalarını ve güvenlik önlemlerini almaması sebebiyle doğan zararın tahsilini müvekkil şirketten talep etmesinin kötü niyetli bir davranış olduğu,

kötü niyetin hukuk sistemi tarafından korunmayacağını, davacı yan tarafından sunulan fatura içeriklerinin kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafından talep edilen miktara ne şekilde ulaşıldığına dair herhangi bir açıklamada bulunmadığını, davacı yan tarafından dosyaya sunulan faturaların dava konusu edilen olayla hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, Yine davacı tarafından haksız fiil bedeli dolar üzerinden hesaplanmış olduğu,

davacı yanın hasarın giderilmesine ilişkin çalışanlara yapmış olduğu ödemeleri dolar üzerinden gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ve diğer bedellerinde dolar üzerinden temin edilip edilmediğinin belirsiz olduğunu, öne sürülerek; davanın öncelikle usule ilişkin itirazlar dikkate alınarak ve müvekkili şirket yönünden davanın reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, karar verilmesi talep edilmektedir.

Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirketin yapılacak tüm kazılarda mahalli idarenin en yetkili birimlerinden izin alarak kazı yaptığını, dolayısıyla fiber optik kablosu için ...'tan izin almayı gerektiren hiçbiri olgu ve mevzuat bulunmadığını, zira müvekkilin Çanakkale İl Özel İdaresi'nden izin alarak gerekli yerlerde kazılar yaptığını, ... irtifak alanlarında yer alan mevcut F/0 kablolarına çalışma esnasında zarar verilmemesi amacıyla tespit isteyen taraftan, F/0 kablolarının güzergahları, ek odalarının yerleri ve güzergahı kesen “T” ayırım noktalarının yerlerini yerinde tespit isteyen şirket yetkililerince,

müvekkil şirkete gösterilmesi ve şantiye defterinin imzalanması gerektiğinin bildirdiğini, iddia edildiği üzere müvekkili şirket tarafından hasara sebebiyet verildiği ve zarar miktarını gösteren bir tespitin taraflarına ulaşmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan kazıların yönetmelik maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak yapıldığını, ancak iddia edilen yerde doğalgaz borularının yönetmeliğine aykırı döşendiğinden meydana gelen hasardan müvekkilin sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,

doğalgaz borularının zeminden 120 cm aşağıda döşenmesi gerekirken 80 cm de döşeme yapıldığından 82 cm de kazı yapan diğer firma çalışanları ile müvekkilin hasara sebebiyet verdiğinin kabul edilemeyeceği, kaza sonrası olay yerinde boruların yönetmeliğe aykırı döşendiğinin Biga 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/122 D.İş. dosyası ile tespitinin yaptırıldığını, davaya konu hasarda müvekkili şirketin kusuru olmadığı, müvekkilin sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte doğalgazın kesintisiz verilmesi kaza veya bir hasarın meydana gelmesi halinde en az zarar görülecek şekilde tedbirlerin alınması olmasının tamamen davacı ... sorumluluğunda olduğu,

davacının böyle risklerde hazırlıklı olmaması sebebiyle bütün kusuru kendi dışındakilere yüklemesinin iddia edilen zararın müvekkilden istemesinin hakkaniyete MK.2 ye aykırı olduğu gibi eldeki dava ile taleplerinin de sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek bir talep olduğu,

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi yerleşik ihtiyaçlarına göre hukukumuzda gerçek zarar ilkesinin geçerli olduğunu, davacının kendi işçilerine ödediği ücretler genel idare giderlerine dahil olduğundan zararla ilgisinin olmadığını, vasıta, işçilik vb kalemlerin genel idare giderleri olduğu varsayılan zarar gerçekleşmese idi bu giderlerin olacağı, bu nedenle ilgili giderlerin zarar kapsamına dahil edilmemesi gerektiğini, yönetmelik maddelerince döşenmiş ve üzeri demir hasırla kapatılmış bir yerde kazı yapan operatörün doğalgaz boru hattına zarar verecek şekilde kazı yapmasının fiilen mümkün olmadığını,

öte taraftan herhangi bir kaza veya meydana gelecek hasar nedeniyle gaz verilmemesinin veya doğalgazın vent edilmesindeki en büyük kusurun davacı ...'ta olduğu, dava dilekçesinde beyan edilip davacı tarafından da kabul edildiği üzere davaya konu hasarın 20/09/2015 günü saat 08:55 de meydana geldiği ve davacıya anında bilgi verildiğini, fakat davacı tarafın 21/09/2015 günü saat 22:00 de ancak gaz tedarikini sağladığını, borulardan geçişi sırasında sıvı olan doğalgazın tankerlerde naklinin mümkün olduğu ve depolanabilmesi karşında davacının vent olmuş iddia ettiği tek taraflı tespiti kabul etmenin mümkün olmadığını,

dolayısıyla miktarını kabul etmedikleri ve davacının iddia ettiği vent olmuş gazın bedelinin sorumlusunun asla asla müvekkil şirket ile diğer davalılar olamayacağı, davacının teknik emniyet ve çevre yönetmeliğine uygun olmadığı iddialarının yersiz olduğuna yönelik beyanlarını da kabul etmenin mümkün olmadığını, davacı tarafın kendilerini birinci derecede ilgilendiren bir yönetmeliğin güncellenmesine rağmen kendisini ona muhatap görmeyerek zorunluluktan ve gerekli özeni göstermekten kaçınmasının hakkın kötüye kullanılması anlamında MK.2. ye de aykırılık teşkil ettiğini,

zira zarar etmeyen sürekli kazanç elde eden davacının güvenlik ve emniyet tedbirlerini sürekli güncelleyip yenilemesi gerekirken; güncel mevzuata uygun olarak işlem yapan firmaların zarar vermesine sebebiyet verdiğinden asıl sorumluluğun davacının kendisinde olduğu, davacının iddia ettiği ve savunmasına dayanak yaptığı mevzuatı da müvekkilinin uygulama şansı ve yetkisinin maalesef bulunmadığı,

müvekkil veya diğer davalının olay yerinden ...'ın boru hattının geçtiğini bilmesi ve kendisinden böyle bir bilgi sahibi olmasının beklenmesinin düşünülemeyeceğini, davacının bunu mülki amirlere bildirip kaydettirmesi ve projelerini sunması gerektiği, müvekkil şirketin ilgili yerin mülki amirinden izin alarak kazılar yaptığı, müvekkile kazı alanında ... boru hattı olduğuna dair herhangi yazılı bir uyarı evrakı tebliğ edilmediğini, Kazı yakınında uyarı levhası olmaması ve kazı yapıldığını gösteren ... görevlerinin uyarıda bulunmaması,

... borularının güncel yönetmelik uyarınca gömülmemiş olması karşısında davacının kusuru yanında kusurun tamamen müvekkili şirket ile diğer davalara yükletilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının talep ettiği miktarın fahiş bir talep olduğu, hukukumuzda gerçek zarar ilkesinin geçerli olduğu,

zarar görenin ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceğini, zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerin ödediği ücretlerin genel idare giderleri olduğunu, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderler olduğunu, bunların zarar ile ilgisi bulunmadığını, yine tüm ücretlerin dolar bazında hesaplanmış olmasının da kabul edilemeyeceği, davacının çalışanlara ve ödeme yaptığı yerlere dolar bazında ödeme yapıldığı iddiasının da dinlenemeyeceğine vurgu yapmak gerektiğini,

davacının yeter miktarda teknik personel ile çalışan olmasına karşın davacının Biga'daki onarımı İstanbul'daki bir firmaya dışarıdan yaptırmasının da maliyetlerin artışına neden olduğundan işçilik ücretlerinin maliyetlerinin de davalılara ve müvekkile yükletilmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, satış yapılmayıp vent olmuş doğalgaza KDV ilave edilerek hesaplamanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ticaret yapılmadığı kaza olduğu, kast olmayan kaza sebebiyle vent olmuş doğalgaz sebebiyle KDV talebinin insanlık onurunu rencide edecek bir talep olduğu,

davacı için mücbir sebep sayılan halin müvekkili ile diğer davalar için de mücbir sebep sayılması gerektiği, mücbir sebeple umulmayan haller, beklenmeyen durumlar, kazalar meydana geldiği, mücbir sebepler meydana gelmesinde sorumlu durumdaki kişilerin, mevcut bilgi ve imkanlara göre gereken tedbirleri alıp almadıkları hususunun, olayın mücbir sebep sayılıp sayılmaması ve kişileri sorumlu tutmak bakımından özellikle araştırılması gereken bir yön olduğu,

diğer davalı çalışan tarafından yönetmelik maddelerine uygun kazı yapıldığı ve beklenmedik bir durum ortaya çıktığını, bu sebeple davacı için geçerli kabul edilen mücbir sebebin müvekkili içinde kabul edilmesi gerektiği, davayı kabul etmemekle birlikte davacının uyarı levhalarını dikmemiş olması, yeni mevzuata göre gerekli özeni gösterip tadilatla boru hatlarını güvenli hale olması sebebiyle ortak kusuru kusurlu oluşu da dikkate alınarak TBK 44. madde uyarınca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, öne sürülerek;

davanın derdestlik yetki görev ve husumetten reddine, ilk itirazları kabul edilmediği takdirde müvekkil şirketin kusurunun olmayışı sebebiyle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, karar verilmesi talep edilmektedir.

Davalılardan ... Telekomünikasyon Ltd. Şti'ye usulünce tebligat yapılmasına karşın cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle; İddia, savunma, dayanılan deliller, 03/02/2021 tarihli esas rapor ve 24/08/2021 tarihli ek rapor ve dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, haksız fiil nedeni ile zararın oluşumunda davalıların %70 oranında kusurlu olduğu bu kusur oranına denk düşen ek raporla belirlenen davacının talep edebileceği tazminat tutarının 126.381,85 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; karara esas alınan bilirkişi raporuna istinaden davanın kısmen reddedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, inşa edildiği dönemde yürürlükte olan mevzuat ve teknik standartlara uygun olarak inşa edilen boru hattında izinsiz çalışma yapan şirketlerin neden olduğu kazada müvekkili kuruluşa atfı mümkün herhangi bir kusur bulunmamasına rağmen davanın kısmen reddedilmesi, davanın reddedilen kısmı yönünden kararın kaldırılması ve davanın kabulüne yönelik hüküm tesisi gerektiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; işbu davada müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını, dava konusu bölgede müvekkil şirketin herhangi bir kazı çalışması olmadığını, bu nedenle davacı şirketin boru hatlarına zarar verilmesinin mümkün olmadığını, davacı yana %30 oranında kusur izafe edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, gerçek zarar ilkesi gözetilmeksizin hüküm kurulduğunu, davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğini yerel mahkemece gerçek zarar ilkesi gözetilmeksizin hüküm kurulduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davalı ...

Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; derdestlik itirazlarının bulunduğunu, Biga 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/159 esas sayılı dosya bakımından derdestlik nedeniyle eldeki dosyada usulden reddine karar verilmesi gerekirken esasa ilişkin inceleme yapılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede görüldüğünü, yetkisiz ve görevsiz mahkemece karar verildiğini, husumete yönelik itirazlar değerlendirilmeksizin karar verildiğini, davaya konu kazı yapılmadan öne mahalli idarenin en yetkili birimlerinden gerekli izinlerin alınmadığını,

müvekkil şirkete yönelik izafe edilen kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda yapılan zarar hesabının hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, maddi tazminat talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... A.Ş. Vekili ve Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Eldeki uyuşmazlıkta taraflar şirket olup uyuşmazlık ticari işletmelerini ilgilendirmektedir. Bu kapsamda, eldeki davada Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan bu yöndeki itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Yine, 6100 sayılı HMK'nın 16. maddesi uyarınca davacının yerleşim yeri mahkemesinde dava açma konusunda seçimlik hakkı bulunmaktadır.

Derdestlik itirazı bakımından: Biga 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/159 esas sayılı dosyasının ( UYAP üzerinden incelenmiştir) incelenmesinde davacı ... Sanayi A.Ş tarafından eldeki davada dava konusu olan olay nedeniyle zarara uğradığı iddiasıyla eldeki davanın taraflarına karşı tazminat davası açıldığı ve bu davanın eldeki dava ile derdestlik oluşturmadığı anlaşılmıştır.

Ancak;

Dava konu olay nedeniyle ... Sanayi A.Ş tarafından eldeki davanın tarafları aleyhine Biga 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/159 esas sayılı dosyasında açılan tazminat davasında tarafların kusur durumuna ilişkin alınan bilirkişi raporları ile eldeki davada kusur durumuna ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamından; Biga Asliye Hukuk Mahkemesi'nin dosyasından alınan kusur raporları ile eldeki dosyada alınan kusur raporları arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla, Biga Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının bir örneğinin celbi ile tüm dosya kapsamı itibariyle çelişkinin giderilmesi için ek rapor alınarak (gerek görülürse yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak ) hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1)Taraf vekillerinin istinaf başvurularının duruşma yapılmadan KISMEN KABULÜ ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2022 gün ve 2016/265 Esas, 2022/6 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinin 6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,

3)Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,

4)Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3.maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 25/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/04/2024

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2023/164, K. 2024/971, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İddia
  4. Savunma
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Tartışılması, Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 25/04/2024
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/164
Karar No
2024/971
Tarih
25 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/164 K.2024/254
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/165 K.2024/239
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/165 K.2024/483
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/165 K.2024/819
  • Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/166 K.2024/85
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/166 K.2024/256

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.