KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1269 - 2026/902
- Dosya no
- 2025/1269 Esas
- Karar no
- 2026/902
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/12/2022
- Numarası
- 2022/306 Esas, 2022/954 Karar
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, tacirler arası haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili, Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddelerine göre idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, taşınmaz sahibinin parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri alması gerektiğini, bina ile ana kanal arasında bulunan abone şube hattının bakım ve onarım ile parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini engelleyecek tedbirlerinin alınması sorumluluğunun bina yönetimine ait olduğunu, dava konusu yerin iskan ruhsatı ile mimari projesine uygun kullanıldığının davacı tarafça ispatlanamadığını, kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceğini, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, hesaplanan zararın gerçek zararı yansıtmadığını ve davanın reddinin gerektiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı şirket vekili, davalı ...’nin sorumluluğunda olan, yoldan binaya giriş borusunun patlaması sonucu müvekkili şirketin işyerine su dolması nedeniyle işyerinde bulunan ticari emtianın zarar gördüğünü ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf nedenleri gözetildiğinde; uyuşmazlık konusunda uzman bilirkişi heyeti ile mahallinde yapılan keşifte, anılan su baskınının; bina atık su hattında atık suyun geri tepmesi olarak meydana gelmeyip, binanın yer aldığı sokakta, şehir su şebekesinde oluşan ani basınç artışı ile abone sayacının öncesindeki (binanın dışında kalan şube yolundaki) borunun basınca dayanamayarak patlaması sonucu gerçekleştiğinin tespit edildiği, davalı idarenin davaya konu zararın oluşumunda kusur ve sorumluluğunun bulunduğu,
mimari projede otopark olarak görünen alanın amacı dışına çıkılarak depo ve imalathane olarak kullanılması nedeniyle davacı şirketin de bölüşük kusuru bulunduğunun raporda belirtildiği, davacıya ait işletmede yer alması muhtemel, faaliyet konusu iş ile direk bağlantılı ve itfaiye raporuyla zayi olduğu ortaya konulan malzeme ve ekipmanın hasar tarihi itibariyle serbest piyasa rayiç değeri belirlenerek davacının gerçek zararının hesaplandığı ve kusura göre hüküm kurulduğu,
hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun, gerekçeli, taraf, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli ve yeterli olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/04/2026
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2025/1269, K. 2026/902, 29 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama