KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2026/783 - 2026/981
- Dosya no
- 2026/783 Esas
- Karar no
- 2026/981
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/10/2025
- Numarası
- 2025/215 D. İş 2025/215 D. İş Karar
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
Karar Metni
745 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Talep eden vekilince, karşı taraf aleyhine ihtiyati haciz istenmesi üzerine verilen karara karşı, talep eden tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Talep, haksız fiilden kaynaklandığı ileri sürülen zarara dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Talep eden vekili, mahkemece alacak ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat şartının oluşmadığından bahisle verilen ret kararının hatalı olduğunu, ceza soruşturması kapsamında alınan bilirkişi raporları ile kusurun, taraflarınca yaptırılan delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporu ile zararın tespit ve ispat edildiğini, bizatihi soruşturma makamlarınca alınmış aynı yöndeki iki farklı kusur raporu yaklaşık ispat için yeterli değilse mahkemece başkaca hangi tespitin arandığının anlaşılamadığını, alacağın haksız fiile dayanıyor olması nedeniyle olay tarihinde muaccel olduğunu,
davalı tarafın ciddi bir tazminat ödeme yükümlülüğü karşısında mal kaçırma tehlikesinin bulunduğunu, ayrıca TBK’nın 61. maddesi uyarınca zarar verenlerin zarar görene karşı müteselsilen sorumlu olduklarını, kusur oranlarının kendi aralarındaki rücu ilişkisini ilgilendirdiğini, soruşturma dosyasında alınan raporlarda müvekkiline herhangi bir kusur izafe edilmediğini, talebin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
İhtiyati haciz müessesesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İlgili kanun maddeleri şu şekildedir;
İhtiyati haciz şartları başlıklı Madde 257 – "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2 -Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." hükmünü içermektedir.
Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş alacakların zamanında ödenmesinin sağlanması amacıyla borçlunun mallarına geçici olarak hukuken el konulması şeklinde ifade edilebilecek olan ihtiyati haczin, kanunda düzenlenen istisnai hallerde vadesi gelmemiş alacaklar için tatbiki de mümkündür.
Somut olayda, karşı tarafın haksız fiil niteliğindeki eylemi ile talep edeni zarara uğrattığı iddiasına dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış içtihatlarına göre; zarar, haksız eylemden kaynaklandığında, tazminat da haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muaccel alacak " kavramı, alacaklı tarafından belli durumlarda bir ekonomik değer veya icrası mümkün bir alacak iddiasını elde etmeye yönelik, makul bir şekilde ortaya konulmuş icra edilebilir bir iddianın doğurduğu, ulusal mevzuatta bir kanun hükmüne veya yerleşik içtihatlara dayalı başarılı olma şansı yüksek, yeterli somutluğa sahip nitelikteki talep ve dava edilebilir hale gelmiş alacakları ifade etmektedir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 258/1.maddesinde; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde belirtilen husus kapsamında, alacağın "yaklaşık ispat" kuralına göre ispatına ilişkin delil ve belgelerin sunulması gerekir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri ve yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde; dava dilekçesinde ileri sürülen hususlardan başka, çekişmenin yargılamayı gerektirdiği ve bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği kanaatine varılmakla ilk derece mahkemesince talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2026
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2026/783, K. 2026/981, 13 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama