KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Numarası
- Esas No
- 2021/1214
- Karar No
- 2021/1229
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2021
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/04/2021 tarihli ara karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 24/06/2021
Karar Metni
1.247 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara ara karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 17.06.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davacının kullanımındaki ... plakalı motosiklet ile kırmızı ışıkta beklemekteyken, ... plakalı dolmuş sürücüsü ..., hızla kavşak dönüşüne gelerek, davacıya çarptığını ve yaralanmasına sebebiyet verdiğini belirterek,
davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, 70.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte araç sahibi ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsiline, araç sahibi ile sürücünün mal kaçırma ihtimali,
yargılamanın uzun sürebileceği de göz önüne alındığında kazaya karışan ... plakalı aracın üzerine ihtiyati tedbir şerhi işlenmesi ile diğer tüm menkul ve gayrimenkul malları ile bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulması, aksi halde ihtiyati haciz kararı verilmesini dava ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazası nedeniyle davalılara karşı açılan maddi ve manevi tazminat isteminden ibaret olduğu, istenilen tedbir konusu olan davalı ...'un sevk ve idaresindeki, diğer davalı ...'nın maliki olduğu belirtilen ve davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalanan talep konusu aracın dava konusu olmadığı ve yargılama sonunda bu araç hakkında hüküm kurulmayacağı anlaşıldığından davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği, diğer taraftan ihtiyati haciz talebinin ise gerekçelendirilmediği, miktar olarak talebin somutlaştırılmadığı,
davalılar hakkında İİK md. 257 gereği ihtiyati haciz verilmesi için gerekli şartların dosyada bulunmadığı anlaşıldığından bu talebin de reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Huzurdaki dava, trafik kazasından kaynaklı maddi-manevi tazminat istemimize yönelik olup, dava değeri olarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile 70.000,00 TL manevi tazminat talep edildiğini, Yargılama aşamasının uzayabileceği, davalı araç sahibi ile sürücünün bu süreçte mal kaçırabileceği, sürecin mal kaçırmaya elverişli olabilecek kadar uzun olduğu dikkate alındığında, yargılama sonrasında yaşanabilecek telafisi imkansız zararların önüne geçebilmek maksadıyla davalı ... ile ...’nın malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulması isteminde bulunulduğunu,
Hukuk davaları ve yargılamalarının oldukça uzun sürdüğünü, bu süreçte davalı araç sürücüsü ve araç sahibinin mal kaçırma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, dosyada manevi tazminat talepleri de mevcut olup, bu bedelin Sigortadan tahsil imkanının olmaması da telafisi güç zararlar ortaya çıkartacak ve davacının mağdur olacağını,
Mahkemece taleplerinin gerekçesiz oluşundan ve miktar belirtilmediğinden bahisle reddedilmesi nedeniyle, dava değeri olan 80.000,00 TL üzerinden, davalı ... ile ...’un menkul ve gayrimenkulleri üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini, aksi halde sadece kazaya karışan ... plakalı araç üzerine ihtiyati haciz şerhi kararı verilmesini talep etme zarureti doğduğunu belirterek, mahkemenin 06.04.2021 tarihli ihtiyati tedbir, aksi halde İhtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılmasına ve talepleri gibi karar verilmesi ile dava değeri 80.000,00 TL üzerinden davalı ... ile ...’un mal varlığına, hak ve alacaklarına, mahkeme aksi kanaatte ise kazaya karışan ... plakalı araç üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat isteğiyle açılan dava nedeniyle dava değeri 80.000,00TL üzerinden davalı ... ile ...’un mal varlığına, hak ve alacaklarına, mahkeme aksi kanaatte ise kazaya karışan ... plakalı araç üzerinden ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi talep edildiği halde mahkemece bu talebin reddine karar verilmesinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
1-Maddi tazminata ilişkin ihtiyati haciz talebi yönünden yapılan incelemede;
2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
İİK'nın 257/1.maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borçlarının alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalara göre ihtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır.
Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür.
Somut olayda; Uyap sistemi üzerinden dosya içerisine alınan kaza tespit tutanağı ve Ceza dava dosyasındaki Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusur rapor örneğinden davalıların işleteni-sürücüsü oldukları aracın sürücüsünün asli kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Trafik kaza tespit tutanağı ve kusur raporu HMK'nın 390. maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşulunu sağlayan belge niteliğindedir.
İİK'nın 257/1. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu nedeniyle ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmış iken, 2.bentte vadesi gelmemiş borçtan dolayı hangi hallerde ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmıştır. Dava konusu olayda haksız fiile dayalı olarak bir zararın meydana geldiği açık olup, yalnızca kazanın meydana gelmesinde kusurun aidiyeti ve oranı çekişmelidir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale gelir.
Mahkemece, geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olup, ekli belgelere göre bir miktar tazminat alacağının doğduğunu kabul ihtimal ve ispat dahilinde olduğundan, maddi tazminat talebi yönünden ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle dava edilen 10.000,00 TL yönünden talebin kabulü gerekirken, reddi doğru görülmemiştir.
2-Manevi tazminata ilişkin ihtiyati haciz talebi yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
Davacı vekili tarafından dava konusu yapılan, manevi zarara karşılık toplam 70.000,00 TL olduğu belirtilen manevi tazminat alacağını teminen de ihtiyati haciz talep edilmiş, Mahkemece talebin reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere manevi tazminat kişinin kişilik haklarının ihlali, bu kapsamda huzur, güvenlik, sağlık ve benzeri haklarının saldırıya uğraması halinde miktarının, kapsamının ve koşullarının hakimin takdirine bağlı olarak belirlendiği bir tazminat türü olup, tazminat yükümlüsünün tutum ve davranışları olayın özelliği, kusurun varlığı, niteliği, ekonomik, sosyal çevre ve benzeri pek çok subjektif etkene göre belirlenen bir tazminat türü olup, maddi tazminat gibi miktarı objektif koşullara göre belirlenecek bir tazminat türü değildir. Bu durumda, alacağın muaccel olması yanında, ihtiyati hacze esas belirli bir miktar olması koşulu sağlanamamaktadır. Bu nedenlerle manevi tazminat talebi yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmüştür.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2021/1214, K. 2021/1229, 23 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama