İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/1582 K.2023/1102

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf…

Esas2021/1582Karar2023/1102Tarih22 Aralık 2023Okuma12 dk · 2.320 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

Karar tarihi
22 Aralık 2023
Esas no
2021/1582
Karar no
2023/1102
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/02/2021
Numarası
2017/9 Esas 2021/86 Karar
Davacılar
—
Vekili
—
Davalılar
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
12/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.320 kelime·12 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili, 22.06.2016 tarihinde, davalı ...’nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı, davalı ... ...

Sigorta Şirketinin kasko sigortacısı, davalı ...’ün idaresindeki ve işleteni olduğu ... plakalı çekici ve ... dorseli araç ile davacıların murisi ...’ın idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, davacı ...’ın eşi, ... ve ...’ın babası, ... ve ...’ın oğlu olan ...’ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı ...’ün tam kusurlu olduğunu, müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ceza yargılamasının devam ettiğini belirterek her bir davacı için destekten yoksun kalma tazminatı olarak,

500,00’er TL olmak üzere toplam 2.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı eş için 75.000,00 TL, davacı çocuklar için 50.000.00’er TL ve davacı anne-babanın her biri için 30.000,00’er TL olmak üzere toplam 235.000.00 TL manevi tazminatın davalı ... ve davalı ... ...

Sigorta Şirketinden (poliçie limiti ile sınırlı olarak) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.10.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla talebini davacı eş ... için 37.122,23 TL'ye (...

Sigorta ile davalı ... müşterek ve müteselsil sorumlu), davacı çocuk ... için 25.066,45 TL'ye (Bu bedelin 13.502,49 TL'sinden trafik sigortacısı ... sorumlu, 11.563,96 TL'sinden ... Sigorta sorumlu, araç maliki/işleteni ... ise tamamından sorumlu), davacı çocuk ... için 4.213,26 TL'ye (Bu bedelin 2.621,44 TL'sinden trafik sigortacısı ... sorumlu, 1.591,82 TL'sinden ...

Sigorta sorumlu, araç maliki/işleteni ... ise tamamından sorumlu), davacı ... için 52.404,43 TL'ye (Bu bedelin 40.970,82 TL'sinden trafik sigortacısı ... sorumlu, 11.433,61 TL'sinden ... Sigorta sorumlu araç maliki/işleteni ... ise tamamından sorumlu), davacı ... için 46.778,59 TL'ye (Bu bedelin 36.456,08 TL'sinden trafik sigortacısı ... Sigorta A.Ş sorumlu, 10.322,51 TL'sinden ... Sigorta sorumlu, araç maliki/işleteni ... ise tamamından sorumlu olmak üzere ) yükseltmiştir.

Davalı ... vekili, kusur durumunun, raporun yanlış tutulmuş olmasından kaynaklandığını, kazaya müteveffanın sebebiyet verdiğini, beyanların dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, mahkemece yeniden olay yerinde bizzat keşif yapılması gerektiğini, öncelikle sigorta şirketlerinin sorumlu olduğunu, eylemli ve düzenli destek olunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davalının kusurunun varlığının ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca davacılardan eş ve çocuklar adına sigorta şirketince ödeme yapıldığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş ve zenginleşme amacı taşıdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili, davacıların destekten yoksun kalma taleplerine istinaden uzman aktüerler tarafından yapılan hesaplamaya göre 09.12.2016 tarihinde 179.148,34 TL ödeme yapıldığını, hesaplamanın TRH 2010 tablosu kullanılarak Genel Şartlarda belirtilen hususlara göre yapıldığını, bakiye tazminat alacağı bulunmadığını, kazaya karışan aracın sigorta şirketi nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalısının kusuru ve poliçe limiti dahilinde olduğunu, rücuya tabi ödeme olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, hesaplamanın aktüerler tarafından yapılması gerektiğini, usulüne uygun müracaat olmaması sebebiyle faiz sorumlulukları olmadığını, talep edilebilecek faizin yasal faiz olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... şirketi nezdinde Birleşik Kasko Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kusur durumunun Adli Tıp Kurumundan tespit edilmesi gerektiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini, Genel Şartlar uyarınca davalı şirket açısından temerrüt tarihinin tüm belgelerin ulaştırılmasından 8 iş günü sonra olabileceğini, ticari faiz taleplerinin ve davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece toplanan delillere göre, davanın ölüm sebebiyle açılan tazminat isteminden ibaret olduğunu, kusur yönünden yapılan bilirkişi incelemesinde 23.03.2018 tarihli raporda, davalı sürücü ...’ün meydana gelen olayda %100 oranında kusurlu olduğu, davacılar yakını müteveffa sürücü ...’ın kusursuz olduğunun belirlendiği, hesap yönünden yapılan bilirkişi incelemesinde 05.11.2018 tarihli raporda, davacı eş ... ile çocuklar ... ve ... adına ödenen maddi tazminat miktarının hesaplanan maddi tazminat miktarından fazla olduğu,

bakiye destekten yoksun kalma tazminatı alacağının bulunmadığını, davacı anne ... için 33,736.20 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı baba ... için 29,881.30 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığını, davacı anne ve baba adına hesaplanan tazminatın ödenmesinden davalı ...’nin kazaya karışan ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortacısı olması sebebiyle ve poliçe limiti dahilinde olduğundan sorumlu olduğunu, hesaplanan tazminata temerrüt tarihi 09.12.2016’dan itibaren avans faiz talebinde bulunulabileceğini,

davalı araç maliki ...’ün araç işleteni olması sebebiyle hesaplanan tazminatın ödenmesinden kaza tarihi 22.06.2016’dan itibaren işletilecek faiziyle birlikte sorumlu olabileceğinin belirtildiği, 29.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacı eş ... ile çocuklar ... ve ... adına toplam bakiye 7.296,34 TL destekten yoksun kalma tazminatın, davacı anne ... için 38,403.09 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı baba ... için 33.554,36 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığını,

(davacı anne ve baba adına hesaplanan tazminatın ödenmesinden davalı ...’nin kazaya karışan ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortacısı olması sebebiyle hesaplanan tazminatın poliçe limiti dahilinde olduğundan sorumlu olabileceğini, hesaplanan tazminata temerrüt tarihi 09.12.2016’dan itibaren avans faiz talebinde bulunulabileceğini, davalı araç maliki ...’ün araç işleteni olması sebebiyle hesaplanan tazminatın ödenmesinden kaza tarihi 22.06.2016’dan itibaren işletilecek faiziyle birlikte sorumlu olabileceğinin belirtildiği,

davacıların meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat etmiş olan müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları gözetilerek, davacılara sigorta şirketince yapılan ödemelerde dikkate alınmak suretiyle hazırlanan hükme elverişli bilirkişi raporu, dava ve ıslah dilekçeleri dikkate alınarak; davanın kısmen kabulüne, davacı ... için, 37.122,13 TL tazminatın davalılardan ...

Sigorta yönünden 26.08.2016 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 22.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta ve ...’den alınarak davacıya verilmesine, davacı ... için. 13.502,49 TL tazminatın davalılardan ... yönünden 05.12.2016 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 22.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den alınarak davacıya verilmesine,11.563,96 TL tazminatın davalılardan ...

Sigorta yönünden 26.08.2016 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 22.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...

Sigorta ve ...’den alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 2.621,44 TL tazminatın davalılardan ... yönünden 05.12.2016 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 22.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den alınarak davacıya verilmesine, 1.591,82 TL tazminatın davalılardan ... yönünden 26.08.2016 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 22.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...

Sigorta ve ...’den alınarak davacıya verilmesine, davacı ... için. 40.970,82 TL tazminatın davalılardan ... yönünden 05.12.2016 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 22.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den alınarak davacıya verilmesine, 11.433,61 TL tazminatın davalılardan ... yönünden 26.08.2016 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 22.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...

Sigorta ve ...’den alınarak davacıya verilmesine, davacı ... için 36.456,08 TL tazminatın davalılardan ... yönünden 05.12.2016 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 22.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den alınarak davacıya verilmesine, 10.322,53 TL tazminatın davalılardan ... Sigorta yönünden 26.08.2016 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 22.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...

Sigorta ve ...’den alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, davacılardan ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, çocuk ... için 30.000,00 TL ... için 20.000,00 TL ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ten alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... ...

Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ... vekilinin istinaf talebi yerel mahkemece 21.05.2021 tarihli ek karar ile istinaf harç ve giderleri süresinde yatılmadığı için reddedilerek kararın anılan davalı yönünden istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş; ek karara ilişkin olarak adı geçen davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmamıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... ...

Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde, sigortalı araç sürücüsünün kazayı önlemek için elinden geleni yaptığını, kendisine atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, bu hususun göz ardı edilerek kusur incelemesi yapılmamasının Yargıtay kararlarında bozma sebebi olarak değerlendirildiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, yapılacak yargılamada araçların kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini,

mahkemece murisin araçta yolcu olduğu kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile kusur araştırması yapılmadığını, sürücünün alkollü olup olmadığı, sürücünün ehliyet durumu, davacının emniyet kemerini takıp takmadığı, istiap haddi gibi hususların dikkate alınarak müterafik kusurun araştırılmasını, hesaplanacak tazminattan uygun oranda indirim yapılmasını, kabul etmemek kaydıyla;

trafik sigortacısının, artan mali mesuliyet sigortacısının ve ayrıca sigortalının sorumluluklarının ayrı ayrı hesaplanmasının anlaşılamadığını, öncelikle zararın tam olarak hesaplanması ardından ödemelerin düşülmesi ve trafik sigortası teminat limitine tazminatların oranlanması gerektiğini, artan kısımdan ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olarak hüküm kurulması gerektiğini, gerekçeli kararın gerekçesinin olmadığını, hükmün neden kurulduğunun anlaşılamadığını, bilirkişinin uzmanlık alanının belirsiz olduğunu, hesaplamanın hatalı olduğunu, aktüer siciline kayıtlı bilirkişiden yeni rapor alınmasının zorunlu olduğunu,

davanın kısmi dava olarak açıldığını, tüm talep için temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ıslah edilen tutar için ıslah tarihinden faize hükmedilmesi gerektiğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;

Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Davacılar vekili davalı ...’nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı, davalı ... ... Sigorta Şirketinin ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı, davalı ...’ün sürücüsü ve işleteni olduğu aracın davacıların murisi ...’ın idaresindeki araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada, davacı ...’ın eşi, ... ve ...’ın babası, ... ve ...’ın oğlu olan ...’ın vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep etmiş, mahkemece maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı ... ... Sigorta Şirkete kazaya karışan ... plakalı aracın birleşik kasko sigortacısı olup poliçe kapsamına ihtiyari mali sorumluluk klozununda bulunduğu ve limitin 100.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.

Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının sigorta teminatının kapsamı başlıklı 1.maddesinde sigortacı aracın işletenine yükletilebilecek hukuki sorumluluğu poliçe teminatı kapsamında olmak şartıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası haddi üstünde kalan kısmını poliçede yazılı azami miktara kadar temin edeceği düzenlenmiştir. İhtiyari mali sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortası türü olup sorumluluk sigortaları sigortalının üçüncü şahıslara vereceği zararlar sonucu, ödemekle yükümlü olacağı tazminatların güvence altına alındığı sigortalardır. Başka bir deyişle sorumluluk sigortası sigorta ettirene sorumluluk hukuku hükümlerinden doğan tazminat taleplerine karşı koruma sağlar.

Mahkemece hükme esas alınan 20.03.2020 tarihli aktüer ek raporu raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapıldığı belirtilmiş ise de yapılan hesaplamada hangi hesaplama yönteminin kullanıldığının açıklanmadığı eş için yapılan hesaplamada 1,8 teknik faiz yazıldığı halde anne, baba ve çocuklar için yapılan hesaplamada ise %10 artırım, %10 iskonto yapıldığının belirtildiği görülmüş olmakla bu hali ile aktüer raporu hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.

Ayrıca dava açılmadan önce davalı ... tarafından davacı eş ve çocuklara ödeme yapıldığının anlaşılmasına göre öncelikle yapılması gereken ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesidir.

Bunun için ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak gerçek zarar hesabı sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması halinde zarar görenin zararı karşılanmış sayılır, dava açılmadan önce yapılan ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak güncellenmeli ve hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir.

Burada önemli olan husus ödeme tarihi verilerine göre yani bilinen dönem sonu ödeme tarihi esas alınarak yapılacak hesaplamada gerçek zararın belirlenmesi ve gerçek zarara göre ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığının tespiti gerekir.

Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.

Ayrıca TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruridir. Gerçek zarar miktarının, desteğin ve hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri, destek alacakları süre, destek payları esas alınarak hesaplanması gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır.

Yargıtay 4 Hukuk Dairesi (Kapanan 17 Hukuk Dairesi) tarafından tazminat hesaplanmasında esas alınacak yaşam tablosu ile ilgili görüş değişikliğine gidilmiş, (Yargıtay 17.HD 22.12.2020 tarih, 2019/5206 E. – 2020/8874 K. sayılı ilamı, 14.01.2021 tarih 2020/2598 E. – 2021/34 K. sayılı ilamı) “destek ve hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda 1931 tarihli “PMF yaşam tablosuna göre belirlenmekte iken Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık,

Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir.

Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına” karar verilmiştir.

Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınması gerekir. Bu hesaplamaya göre zorunlu mali mesuliyet sigortasının limitinin üzerinde zarar belirlenirse ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumlu olacağı değerlendirilmelidir.

Açıklanan nedenlerle mahkemece kesinleşen yönler ve istinafa başvuran taraf lehine oluşan durum gözetilerek ödeme tarihi verilerine göre zorunlu mali mesuliyet sigortacısı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığı TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınarak hesaplama yapılması, buna göre zorunlu mali mesuliyet sigortasının limitinin üzerinde zarar belirlenirse ihtiyarı mali mesuliyet sigortacısının sorumlu olacağı değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinden davalı ... ...

Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı ... ... Sigorta Şirketi istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK.nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre davalının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına

2-İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine.

3-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

5-Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2021/5953 esasına yatırılan 150.000,00 TL teminatın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nun 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22.12.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

... Katip ...

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2021/1582, K. 2023/1102, 22 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkeme Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1582
Karar No
2023/1102
Tarih
22 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1585 K.2023/2335
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/1593 K.2023/1033
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1594 K.2023/1101
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1599 K.2023/2086
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1599 K.2023/2165
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1600 K.2023/2087

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.