KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Davacı Vekili
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1054 - 2024/1038
- Esas no
- 2022/1054
- Karar no
- 2024/1038
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/06/2019
- Numarası
- 2016/561 Esas 2019/607 Karar
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Yazılma tarihi
- 25/09/2024
Karar Metni
1.009 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.04.2015 tarihinde, davacı küçük ...'nın sokakta karşıdan karşıya geçmek isterken davalı ... Genel Müdürlüğünün işleteni, diğer davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı otobüsün çarpması sonucu yaralandığını, kafasında 6 adet kırık oluştuğunu, beyin kanaması geçirdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, yetki, husumet ve zamanaşımı itirazlarında bulunarak maddi tazminat talebinin yerinde olmadığını ve istenen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, olayda kasıt bulunmadığını, davalı kurum ile şoförün kusuru bulunmadığını ayrıca şoförün ... AŞ elemanı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 92.maddesi ile Trafik Sigortası Genel Şartlarının A-3/e bendi uyarınca manevi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının meblağ sigortası değil, zarar sigortası olduğunu ve davacı tarafın uğranan zararı ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; İTÜ’den inşaat yüksek mühendisi bilirkişiden alınan kusur raporunda, araç sürücüsüne %25, davacıya %75 oranında kusur izafe edildiği, daha sonra ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesinden ve İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan iki kusur raporunda ise, davacının tam kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, ATK’dan alınan ve aynı yönde olan iki raporun hükme esas alındığı, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği yerin meskun mahal olduğunu, yayaların çoğunluğu ve okul çıkışı olması nedeniyle araçların hız kurallarına uyması gerektiğini, araç sürücüsünün daha dikkatli ve özenli olması gerektiğini, davacı küçüğün tam kusurlu kabul edilmesinin kabul edilemez olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı ... Genel Müdürlüğünün işleteni olduğu, diğer davalı şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın davacı yaya küçüğe çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporlarına göre kazanın meydana gelmesinde davalıların işleteni ve sigortacısı olduğu araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının incelenmesinde; kazanın 30.04.2015 tarihinde saat 18.05'de, meskun mahalde, iki yönlü, toplam 10 metre genişliğinde, Ayşecik Sokağı üzerinde meydana geldiği, davacı küçüğün, aracın seyir istikametine göre sol taraftan gelerek yolun karşısına geçmek isteği ve yolu tamamlayıp karşı kaldırıma yaklaştığı esnada davalı ... Genel Müdürlüğüne ait otobüsün çarpması sonucu kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan ve aynı yönde görüş bildiren Ankara Adli Tıp Kurumu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporlarında; otobüs sürücüsü ...’ün, yönetimindeki, ...'ya ait "..." plaka sayılı otobüs ile gece vakti, yerleşim yerinde, aydınlatma bulunmayan Ayşecik Sokak üzerinde, Öğretmenler Sokak yönüne seyri sırasında No:4 önüne geldiğinde, seyir yönüne göre solundan aniden yola giren 2007 doğumlu yaya ...'ya çarpmayı önleyemediği olayda, kazanın oluşu üzerine etken hatalı herhangi tutum ve davranışı görülmediği gibi, çarpmayı önleyebilmek adına oluş şartlarında alabileceği herhangi bir önlem de bulunmadığından,
sonuçta atfı kabil kusurunun olmadığı, yaya ...'nın, gece vakti, yerleşim yerinde, aydınlatma bulunmayan olay yeri yolda karşıdan karşıya geçmek istediğinde, dikkatli olması, yolu etkin bir şekilde kontrol etmesi, seyir halindeki araçlara ilk geçiş hakkını verdikten sonra, güvenli bir ortam oluştuğundan emin olduğunda geçişini yapması gerekirken, bu hususa riayet etmeyip, can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde aniden taşıt yoluna girmesi şeklindeki eylemi nedeniyle kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Her ne kadar, Adli Tıp Kurumundan alınan raporlarda, kazanın meydana gelmesinde davacı küçüğün tam kusurlu olduğu, araç sürücüsüne atfı kabil bir kusur bulunmadığı yönünde görüş bildirilmişse de, kaza tespit tutanağı ve kazanın oluş şekli incelendiğinde, kaza yerinin meskun mahal olduğu, aracın çift yönlü sokakta seyir halinde olduğu, yaya küçüğün, aracın gidiş istikametine göre yolun sol tarafından hareket edip yolun karşısına geçme eylemini tamamlamak üzere olduğu esnada aracın sol ön tarafı ile çarpması sonucu meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, kazanın meydana geldiği yerde keşif icra edilerek, kazanın meydana geldiği sokağın özelliğinin ve yaya yoğunluğunun belirlenmesi, davacı yayanın geçiş istikametinin incelenmesi, yayanın seyir yönü, kat ettiği mesafe, çarpma noktası, aracın çarpma yeri, aracın seyir şeridi, hızı gibi hususların yerinde değerlendirilerek davacı tarafın itirazlarını karşılar nitelikte Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden emekli üç makine mühendisinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/1054, K. 2024/1038, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama