İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/1242 K.2024/845

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla…

Esas2022/1242Karar2024/845Tarih13 Haziran 2024Okuma12 dk · 2.326 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
13 Haziran 2024
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/1242 - 2024/845
Esas no
2022/1242
Karar no
2024/845
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/11/2021
Numarası
2021/404 Esas 2021/760 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalılar
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
08/07/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.326 kelime·12 dk okuma·3 bölüm

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 25.06.2015 tarihinde ...

Büyükelçiliğine ait, davalı ...’un idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucunda davacının yaralandığını, davalı sürücünün olayda asli kusurlu olduğunu, davanın 6100 sayılı HMK’nIn 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan (sigorta şirketi poliçe limitleri dahilinde sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline,

50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve Büyükelçilikten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 09.07.2018 tarihli dilekçe ile dava dilekçesinde talep ettikleri 1.000,00 TL maddi tazminat talebinin 500,00 TL'sinin geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL'sinin ise daimi iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu açıklamış, yargılama sırasında 2.244,78 TL geçici işgöremezlik tazminatı ile 21.575,48 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 23.820,26 TL maddi tazminatın, davalı ...

Sigorta Şirketi yönünden dava tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 13.07.2017 tarihli duruşmada davalı ... hakkındaki davadan feragat etmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili, dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen aracın kaza tarihini kapsar şekilde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, davayı kabul manasına gelmemekle birlikte davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının kusurunun dikkate alınmasını, davacı tarafın maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumuna sevkinin gerektiğini, kusur ve maluliyet belirlendiğinde aktüer siciline kayıtlı uzman bilirkişiden rapor alınmasını, davacının ticari faiz taleplerinin ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ..., davaya karşı cevap dilekçesi vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 13.07.2017 tarihli ara kararı ile davalı ... yönünden davanın tefrik edilmesine karar verilmiş, davaya davalılar ... ve davalı sigorta şirketi yönünden devam edilerek 15.11.2018 tarihli ve 2016/92 Esas, 2018/868 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davalı sigorta şirketi ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 27.05.2021 tarihli ve 2019/240 Esas, 2021/1018 Karar sayılı kararı ile,

davalı ... hakkındaki davadan feragat beyanının, usulü prosedür gereği kendisine henüz tebligat yapılamadığı için taraf teşkili sağlanamayan davalı ... hakkındaki davasını takip etmek istemediği için geri alma iradesi mi, yoksa davaya konu edilen alacağından (hakkın özünden) kısmen veya tamamen vazgeçme mahiyetinde feragat iradesi mi olduğu yönünde değerlendirme yapılarak, beyanın davanın geri alınması iradesini yansıtan bir irade beyanı olarak kabulü halinde, hakkın özünden feragati söz konusu olamayacağından davalı sigorta şirketine yönelik tazminat talebinin devam ettiği dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi,

davacı tarafın feragat beyanının, TBK'nın 168/2. maddesinde öngörülen nitelikte bir feragat beyanı olduğunun, hakkın özünden vazgeçtiğinin kabulü halinde ise davacı tarafın bir karşılık alıp almadığı, müteselsil borçlulardan araç işleteni hakkındaki davadan ve alacak haklarından feragat etmesinin, 6098 sayılı TBK’nın 166 vd. maddeleri çerçevesinde diğer müteselsil borçlu olan sigorta şirketine de sirayet edip etmeyeceği, feragat beyanının bu davalıyı da kapsayıp kapsamadığı hususu tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle kaldırılmış,

kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada 11.11.2021 tarihli ve 2021/404 Esas, 2021/760 Karar sayılı karar ile davacı vekilinin 11.11.2021 tarihli duruşmada ... yönünden yargılamamanın uzamaması amacıyla feragat edildiğini, amacın davayı geri almaya yönelik olduğunu, hakkın özünden feragate yönelik olmadığını, bu davalıdan ödeme almadıklarını beyan ettiği, kusura ilişkin alınan 10.05.2018 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 75 oranında, davacı yayanın % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 13.03.2018 tarihli raporda davacının maluliyet oranının %11,2 olduğu, iyileşme süresinin 3 ay olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 05.07.2018 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak ve manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 21.575,48 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 2.244,78 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 23.820,26 TL maddi tazminatın davalı sigorta yönünden dava tarihi olan 02.02.2016 tarihinden itibaren,

davalı ... yönünden kaza tarihi olan 25.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece Daire kaldırma kararında belirtilen hususlar çerçevesinde bir inceleme yapılmadığını, davacının feragate yönelik beyanının tartışılmadığını ve davacı vekilinin beyanını alarak karar verildiğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 166.

Maddesi gereğince ifa sonucu veya ifa olmaksızın müteselsil borçlulardan biri yönünden yapılan feragatin diğer borçluları da sorumluluktan kurtaracağını, davacı tarafça ... hakkındaki davadan feragat edildiğini ve mahkemece de bu hususun kabul edildiğini, feragatin sirayeti gereği tarafları yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dosya kapsamında alınan kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporun polis memuru bilirkişi tarafından düzenlendiğini ve Adli Tıp Kurumu veya makine mühendisi bilirkişiler tarafından hazırlanması gerektiğini,

davacının zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun dikkate alınması ve hesaplanacak tazminattan uygun oranda indirim yapılması, mahkemece aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanından rapor alınması gerektiği hususundaki itirazları değerlendirilmeden uzman olmayan bilirkişiden alınan rapora dayalı olarak hüküm kurulduğunu, davada talep edilen geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, Genel Şartlar uyarınca SGK’nin sorumlu olduğunu ve geçici iş göremezlik talebinin reddi gerektiğini, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olup olmadığının araştırılmadığını,

SGK tarafından yapılan ödemelerin peşin sermaye değeri hesaplanarak düşürülmesi talep edilmesine rağmen herhangi bir araştırma yapılmamasının doğru olmadığını, davacıya herhangi bir gelir bağlanıp bağlanması hususlarının incelenmediğini, tazminat hesabına ilişkin rapor tarihi itibariyle güncel değerler üzerinden tazminat hesabı yapıldığından davacı tarafın faiz talebine yer olmadığı, ancak rapor hesap tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... istinaf dilekçesinde, mahkemece Daire kaldırma kararında belirtilen hususlar çerçevesinde bir inceleme yapılmadığını, davacının feragate yönelik beyanının tartışılmadığını ve davacı vekilinin beyanını alarak karar verildiğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 166. maddesi gereğince ifa sonucu veya ifa olmaksızın müteselsil borçlulardan biri yönünden yapılan feragatin diğer borçluları da sorumluluktan kurtaracağını, davacı tarafça ... hakkındaki davadan feragat edildiğini ve mahkemece de bu hususun kabul edildiğini, feragatin sirayeti gereği tarafları yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,

dosya kapsamında alınan kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporun polis memuru bilirkişi tarafından düzenlendiğini ve Adli Tıp Kurumu veya makine mühendisi bilirkişiler tarafından hazırlanması gerektiğini, davacının zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun dikkate alınması ve hesaplanacak tazminattan uygun oranda indirim yapılması gerektiğini, mahkemece aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanından rapor alınması gerektiği hususundaki itirazları değerlendirilmeden uzman olmayan bilirkişiden alınan rapora dayalı olarak hüküm kurulduğunu,

davada talep edilen geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, Genel Şartlar uyarınca SGK’nin sorumlu olduğunu ve geçici iş göremezlik talebinin reddi gerektiğini, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olup olmadığının araştırılmadığını, SGK tarafından yapacağı ödemelerin peşin sermaye değeri hesaplanarak düşülmesi talep edilmesine rağmen herhangi bir araştırma yapılmamasının doğru olmadığını, davacıya herhangi bir gelir bağlanıp bağlanması hususlarının incelenmediğini,

tazminat hesabına ilişkin rapor tarihi itibariyle güncel değerler üzerinden tazminat hesabı yapıldığından davacı tarafın faiz talebine yer olmadığı, ancak rapor hesap tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Davacı vekili, 25.06.2015 tarihinde ...

Büyükelçiliğine ait, davalı ...’un idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucunda davacının yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat taleplerinde bulunulmuş, mahkemece davalı ... hakkındaki dava,13.07.2017 tarihli ara kararı ile tefrik edilmiş, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada 10.05.2018 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 75 oranında, davacı yayanın % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 13.03.2018 tarihli raporda davacının maluliyet oranının % 11,2 olduğu, iyileşme süresinin 3 ay olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 05.07.2018 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak ve manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1-Dosya içeriğinden 25.06.2015 tarihinde kaza tespit tutanağına göre davalı sürücü ... idaresindeki araç ile seyir halinde iken solundan sağına geçmek isteyen yayayı gördüğünde çarpmamak için sağa doğru fren tedbiri aldıysa da önleyemeyip aracın sol ön kesimi ile yayaya çarptığı olayda davalı sürücünün kavşaklarda geçiş üstünlüğü kuralını ihlal ettiği, davacı yayanın ise kavşak başından karşı istikamete geçişinde sağından ani duruşa geçemeyecek kadar yakın olan aracı dikkate almayıp yeterince yol kontrolü yapmayıp koşarak geçmek istemesi nedeniyle kural ihlali yaptığının belirtildiği,

yargılama sırasında kusura ilişkin alınan 10.05.2018 tarihli raporda davalı sürücünün seyri sırasında taşıt yolundaki zeminin yağan yağmura bağlı olarak ıslah olması yanında seyir yönünde bulunan üç yönlü kavşağa yaklaşması nedeniyle aracının hızını azaltarak kavşağa düşük hızla giriş yapması ve kavşak başına geldiğinde seyrine göre solundan, sağına kavşak başını kullanarak kurallara uygun olarak geçişini sürdüren davacı yayaya ilk geçiş hakkını vermemesi nedeniyle % 75 oranında,

davacı yayanın ise kendi can güvenliği açısından davalı sürücünün yönetimindeki aracın uzaklık ve hızını daha dikkatli ve tedbirli olarak kontrol etmemesi nedeniyle % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, düzenlenen raporun kaza tespit tutanağı, ifadeler, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olduğu anlaşıldığından davalıların kusura ilişkin istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir.

2-Geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı yönünde istinaf itirazının incelenmesinde, olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi gereğince zararın ve kapsamının 2918 sayılı KTK ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “ Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir.

Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.

Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar olup TBK'nın 54. maddesinde sayılan bu zarardan, zarar sorumluları KTK'nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve Kanun ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olmayacağı yönündeki istinaf gerekçesi yerinde değildir.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davalı ...'un idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yaya konumundaki davacıya çarpması sonucunda Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 13.03.2018 tarihli raporda davacının % 11,2 oranında malul olduğu ve iyileşme süresinin 3 ay olduğunun belirlendiği,

Daire kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılamada 11.11.2021 tarihli duruşmada davacı vekilinin hakkındaki dava tefrik edilen ... yönünden feragat beyanının hakkın özüne ilişkin olmadığı, davalıdan herhangi bir ödeme alınmadığını beyan ettiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli 05.07.2018 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacı vekilinin talebi de gözetilmek suretiyle yazılı şekilde sürekli iş göremezlik tazminatına ve geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olmasında, hüküm altına alınan tazminata davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden,

davalı sürücü ... yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

3-Manevi tazminata hükme yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde, 6098 TBK'nın 56. maddesindeki “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." hükmü ile aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu,

hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve özellikle dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının % 11,2 oranında malul olduğu, 3 ay süre ile iş ve gücünden kalacak şekilde yaralanması ile bu nedenle uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı ... ve davalı sigorta şirketi vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ...'un istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince davalıların istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 1.968,71 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 985,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 983,54 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 641,99 TL ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,

3-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/1242, K. 2024/845, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1242
Karar No
2024/845
Tarih
13 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1242 K.2024/564
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/1252 K.2024/804
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1253 K.2024/690
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/1255 K.2024/805
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1259 K.2024/608
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1261 K.2024/594

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.