KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Davacı
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1374 - 2024/1129
- Esas no
- 2022/1374
- Karar no
- 2024/1129
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/03/2022
- Numarası
- 2021/417 Esas 2022/161 Karar
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Yazılma tarihi
- 10/10/2024
Karar Metni
1.519 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 27.05.2011 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu oluşan tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını, malul kaldığını, olayda tüm kusurun araç sürücüsünde olduğunu, Akyazı Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1721 hazırlık sayılı evrakında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile HMK’nın 107.
Maddesi kapsamında şimdilik 1.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 06.08.2018 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 72.785,06 TL’ye, 10.02.2022 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 91.176,64 TL’ye yükseltmiştir
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın davalı tarafından 24.05.2011/2012 vadeli poliçe ile ZMMS sigortası ile sigortalandığını, olayda kusurun, zararın, illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, davaya bakmaya mahkemenin yetkili olmadığını, davalı tarafından ...
Şubesinin 04.03.2013 tarih 0008 kasa 0095 fiş sayılı işlemi ile davacıya 16.872,00 TL, yine 30.11.2012 tarihli EFT işlemi ile 8.732,00 TL ödeme yapıldığını, ibraname alındığını, ancak ibranamenin şirket kayıtlarında bulunmadığını, 2918 sayılı yasanın 111.maddesi uyarınca 2 yıl içinde dava açılmadığını, olayda hatır taşıması olduğunu, bu hususun araştırılarak hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerektiğini, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından SGK'nın sorumlu olduğunu, davalının sorumluluğu bulunmadığını,
olayın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle avans faizi istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda. Dairemizin 2019 Esas 2021/1134 Karar sayılı kaldırma kararı gereğince hatır taşıması savunması yönünden araştırma yapıldığı, ... plakalı aracın ...
AŞ adına kayıtlı olup şirket adına kullanıldığı, dava dışı sürücü ile davacının ... şirketinin çalışanı olup kaza anında dava konusu araçta iş için seyahat ettikleri ve araçta iş arkadaşları olarak bulundukları, iş yerine ait araçta aynı iş yerinde çalışanların taşınmasının hatır taşıması olarak değerlendirilmediği, Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacının sürekli maluliyet oranının %14,1, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, davalı şirket tarafından davacıya yapılan ödemelerin güncellenmiş değerinin hesaplamada dikkate alındığı,
aktüer bilirkişi tarafından tanzim edilen 03.02.2022 tarihli raporun hükme esas alındığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 5.983,38TL geçici iş göremezlik tazminatı, 85.193,27TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 91.176,64TL maddi tazminatın, 04.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş; hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ...
Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece daha önce verilen kararın sadece davalı şirket tarafından istinaf edildiğini, bu nedenle ilk hükümde verilen tazminattan daha fazlasına karar verilemeyeceğini, davalı lehine usuli müktesep hak oluştuğunu, araçta bulunanların aynı işyerinde çalıştıkları, bu nedenle hatır taşıması indirimi yapılmadığını, bu durumda dava konusu olayın iş kazası olduğu kabul edilerek davacı lehine SGK tarafından bağlanan aylık olup olmadığı,
varsa peşin sermaye değeri araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, aktüerya hesabında bilinmeyen dönem için %1.8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini, geçici işgöremezlik zararından tedavi gideri kapsamında SGK’nın sorumlu olduğunu, tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletileceğini, ancak güncel veriler kullanılarak hesaplanan işleyecek dönem zararına ayrıca faiz işletilmesinin hakkaniyete aykırı olacağını, gelecek dönem zararına geçmiş tarihten faiz işletilmesinin kabul edilemeyeceğini, bu nedenle ıslah tarihinden,
bu talep kabul görmez ise rapor hesap tarihinden faiz işletilmesi gerekirken ödeme tarihinden itibaren hüküm kurulmasının doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davalı vekilinin HMK’nın 355. Maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 27.05.2011 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu oluşan tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 06.08.2018 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 72.785,06 TL olarak artırmış,
mahkemece verilen karar karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılması üzerine Dairemizin 10.06.2021 tarih 2019/399 E- 2021/1134 K. Sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, 10.02.2022 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 91.176,64 TL’ye yükseltmiş, mahkemece buna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Mahkemece Dairemizin kaldırma kararı gereğince davalı sigorta şirketinin hatır taşımasına ilişkin itirazının değerlendirildiği ve davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın ...
AŞ adına kayıtlı olduğu ve şirket adına kullanıldığı, dava dışı sürücü ile davacının ... şirketinin çalışanı olup kaza anında dava konusu araçta iş için seyahat ettikleri ve araçta iş arkadaşları olarak bulundukları, iş yerine ait araçta aynı iş yerinde çalışanların taşınmasının hatır taşıması olarak değerlendirilmeyeceği gerekçesi tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmamış, davalı vekili tarafından mahkemenin kabulüne göre dava konusu kazanın iş kazası niteliğinde olduğunu, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından aylık bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürmüşse de,
dosyada mevcut Sakarya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 01.06.2017 tarihli yazısında, davacı ...’ın, dava konusu kaza nedeniyle kuruma bir müracaatının olmadığı, sigortalı davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı ve gelir bağlanmadığının bildirdiği görülmüş olup davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, HMK'nın 355. Maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf sebepleri ile bağlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece verilen 09.11.2018 tarihli ilk kararda, davanın kabulüne, geçici işgöremezlik tazminatı olarak 5.938,38 TL, sürekli işgöremezlik tazminatı olarak 66.801,68 TL olmak üzere toplam toplam 72.785,06 TL maddi tazminatın 04.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 2019 Esas 2021/1134 Karar sayılı kaldırma kararında, davalı vekilinin hatır taşıması savunmasının incelenip değerlendirilmesi yönünden kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararı sonrası mahkemece yeniden yapılan yargılamada yeniden aktüer bilirkişi raporu alındığı, davacı vekili tarafından talep edilen tazminat miktarının bilirkişi raporuna göre ıslah edildiği, mahkemece, son alınan aktüer raporu doğrultusunda davanın kabulüne, 5.983,38 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 85.193,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 91.176,64 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği görülmüş olup önceki kararın sadece davalı vekili tarafından istinaf edildiği gözetildiğinde davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak oluştuğu,
önceki kararda hükmedilen tazminattan daha fazlasına hükmedilemeyeceği gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun, usuli kazanılmış hak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesine, sair istinaf sebeplerinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 74,20 TL tebligat ve posta masrafı ile 220,70 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 294,90TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/1374, K. 2024/1129, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama