KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Davacılar
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1463 - 2024/1091
- Esas no
- 2022/1463
- Karar no
- 2024/1091
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/09/2019
- Numarası
- 2018/32 Esas 2019/798 Karar
- Vekili
- DAVALI bul
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Yazılma tarihi
- 03/10/2024
Karar Metni
1.479 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
28.11.2017 tarihinde, davacıların desteği ...'in kullandığı ... plaka sayılı araç ile davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı romörkun çarpışması sonucu davacıların desteği ...'in vefat ettiğini, desteğin olayda kusursuz olduğunu, ölüm olayı nedeni ile davacıların desteklerinin gelirinden mahrum kaldıklarını belirterek belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere davacı eş ... için 2.000,00 TL, davacı anne ... için 1.000,00 TL, davacı çocuk ... için 1.000,00 TL,
davacı çocuk ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile taleplerini davacılar ... için 178.425,09 TL, ... için 33.883,26 TL, ... için 3.189,83 TL ve ... için 44.030,99 TL olarak yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava açılmadan önce başvuru yapılmadığı için ancak dava tarihinden itibaren ve olayın haksız fiilden kaynaklanması nedeni ile yasal faiz talep edilebileceğini, desteğin gelirinin kanıtlanmasını, zarar miktarının uzman bilirkişiden alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün %85, davacılar desteğinin %15 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacıların destekten yoksun kalma zararlarının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor ve ek rapor alındığı,
ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 159.422,68 TL, davacı ... için 27.863,31 TL, davacı ... için 1.228,17 TL, davacı ... için 44.030,99 TL destekten yoksun kalma tazminatının 10.01.2018 temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, davacılara SGK tarafından bağlanan aylıkların ilk peşin sermaye değerlerinin yarısının destekten yoksun kalma zararından düşülmesi gerekirken tamamının tenzil edildiğini, davacı ... lehine hükmedilen vekalet ücretinin eksik hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacılar vekili, davacıların desteği ...' ...'nin idaresinde bulunan araç ile davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın çarpışması sonucu davacılar desteğinin vefat ettiğini belirterek davacılar için destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş, mahkemece davanın ksımen kabulüne karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 55.maddesinde. “Bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez” düzenlemesi mevcuttur.
Buna göre; rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri yahut ifa amacı taşımayan ödemeler tazminattan indirilememekte, ifa amacı taşıyan ödemeler bulunması halinde davadan önce parayı alan ve bu dönem zarfında parayı kullanan davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesinin önlenebilmesi için, davadan önce yapılan bu neviden ödemelerin güncellenmiş karşılığının hesaplanan tazminattan düşülmesi gerekmekte, rücu edilebilir sosyal güvenlik ödemeleri bulunması halinde ise sadece ödemeler toplamının hesaplanan zarar tutarından mahsup edilmesi gerekmektedir.
Zira, sigortalıya veya hak sahiplerine Kurum tarafından 5510 sayılı yasa gereği yapılmış veya ileride yapılacak olan sosyal güvenlik ödemeleri (geçici iş göremezlik ödeneği, cenaze masrafları ve kız çocuklarına verilen evlenme ödeneği) ilgililere rücu edilmekte, sigortalıya bağlanan sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının ölümü sebebiyle hak sahiplerine iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kolundan bağlanan ölüm geliri bulunması halinde de bu gelirlerin ilk peşin sermaye değeri ilgililere rücu edilmektedir.
Nitekim, davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 4. fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyada mevcut Afyonkarahisar Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün yazısında, dava konusu kazanın iş kazası olduğu belirtilerek müteveffa ... ...’nin ölümü nedeniyle davacıların her biri için (davacı anne ... dışındaki) bağlanan aylıkların ilk peşin sermaye değerlerinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkemece hükme esas alınan 12.06.2019 tarihli, aktüer bilirkişi tarafından tanzim edilen ek raporda, davacıların destekten yoksun kalma zararlarının hesaplandığı, davacılar vekilinin, bilirkişinin hesap yöntemine itirazının bulunmadığı ancak hesaplanan zararlardan davacı ... dışındaki diğer davacılar için SGK yazısında bildirilen ilk peşin sermaye değerlerinin yarısı üzerinden müteveffanın kusuruna denk gelen %15 oranında kusur indirimi yapılması ve bulunan rakamın hesaplanan destekten yoksun kalma zararından tenzil edilmesi gerekirken ilk peşin sermaye değerlerinin tamamı üzerinden %15 kusur indirimi yapılarak tenzilin yapılması doğru
görülmemiştir. Bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının bu yönden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
Buna göre, davacı ... ...'nin aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan 197.427,65 TL destekten yoksun kalma zararından, SGK tarafından bağlanan aylığın peşin sermaye değeri olan 44.771,73 TL'nin, rücuya tabi olan (yarısı) 22.385,86 TL'den %15 kusur indirimi yapıldığında bulunan 19.027,98 TL'nin mahsubu ile bakiye 178.399,66 TL'nin; davacı ... ... ...'nin hesaplanan 39.903,23 TL destekten yoksun kalma zararından, SGK tarafından bağlanan aylığın peşin sermaye değeri olan 14.164,61 TL'nin, rücuya tabi olan (yarısı) 7.082,30 TL'den %15 kusur indirimi yapıldığında bulunan 6.019,95 TL'nin mahsubu ile bakiye 33.883,28 TL'nin;
davacı ... ...'nin hesaplanan 5.151,49 TL destekten yoksun kalma zararından, SGK tarafından bağlanan aylığın peşin sermaye değeri olan 4.615,68 TL'nin, rücuya tabi olan (yarısı) 2.307,84 TL'den %15 kusur indirimi yapıldığında bulunan 1.961,66 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.189,83 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Kabule göre de, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı ... lehine 5.193,40 TL nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken 4.393,41 TL vekalet ücreti takdiri isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve kesinleşen ve yönler korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacılara iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 121,80 TL tebligat ve posta masrafı ile 121,30 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 243,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
3- Davacılar tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 25/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/1463, K. 2024/1091, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama