KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Asıl Davada Davacı-karşı Davalı Vekili
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Esas-Karar No
- 2022/1515 - 2024/1553
- Esas no
- 2022/1515
- Karar no
- 2024/1553
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/05/2022
- Numarası
- 2021/198 E. - 2022/157 K.
- Davalı-karşı davacı
- —
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzün Önlenmesi ve Maddi- Manevi
Karar Metni
1.009 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Tazminat İstemli)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/05/2022 tarih ve 2021/198 Esas - 2022/157 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı-karşı davalı vekili, dava konusu edilen davalı markasının kötü niyetle tescil edilmiş olduğunu, zira davacının ihtarnamesi üzerine tarafların bir araya geldiklerini ve davalının marka kullanımından vazgeçmek için davacıdan para istediğini, davalının ihtarname tarihinden yedi ay sonra 2020/129493 sayılı markayı tescil ettirmek üzere başvuruda bulunmuş olmasının da davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu, davacının 38 ve 41. sınıflara giren hizmetler açısından “...” markasının öncelikli kullanıma dayalı gerçek hak sahibi bulunduğunu,
davacının “...” tanıtma vasıtası üzerinde ticaret unvanının kılavuz unsurundan kaynaklanan öncelikli bir hakkının da olduğunu ileri sürerek, davalının "www.....com.tr" uzantılı web sitesi de dahil olmak üzere internetteki tüm mecralardaki markasal kullanımlarının durdurulmasını ve davalının 2020/129493 sayılı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davadaki taleplerin reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili karşı davada; davacının 2014/47440 sayılı markası ile davalının huzurdaki asıl davada hükümsüzlüğü talep edilen 2020/129493 sayılı markasının farklı hizmet sınıfları için tescilli olduğunu savunarak, asıl davanın reddini istemiş, karşı davasında da karşı davalıların marka hakkına tecavüz eylemlerinin önlenmesine ve şimdilik 10.000,00 TL. maddi 10.000,00 TL. manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2020/129493 sayılı markanın 38. sınıf "haber ajansı hizmetleri" emtiası ile sınırlı olarak hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı-karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, asıl davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne/kısmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, karşı dava yönünden ise asıl davada (reddedilen bölüm yönünden) davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin az olduğunu, karşı davada davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin ise fazla olduğunu, vekalet ücretlerine dair hükümlerin birbiriyle çeliştiğini ileri sürerek, asıl davanın tamamen reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Asıl dava, marka hükümsüzlüğü, karşı dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve maddi- manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ile davacı, dava konusu haktan maddî hukuk açısından geri dönülemeyecek biçimde vazgeçtiğinden, bu konuda artık herhangi bir hak talep etmesi kural olarak mümkün değildir. Feragat, bir inşai hakkın kullanılması niteliği taşır, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne gerek yoktur ve dosyaya vardığı anda kendiliğinden sonuç doğurur. Kural olarak davacı, her davadan hiçbir kayda tabi olmaksızın feragat edebilir. Kayıtsız ve şartsız olması gereken feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. HMK'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilip, verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiş ise de, karardan sonra asıl davada davacı- karşı davada davalı ... Hizmetleri Anonim Şirketi vekili Av....'ın 30/09/2024 tarihli dilekçe ile asıl davadan feragat ettiği ve karşı-davacının davadan feragatini kabul ettiği, dosyada mevcut vekaletnamelerinde davadan fergat ve kabul yetkilerinin bulunduğu, karşı davada davalı-karşı davacı ...-...
Hizmetleri ve Yayıncılık Anonim Şirketi vekili Av....'nın 30/09/2024 tarihli dilekçe ile asıl davadan feragat ettiği ve karşı-davacının davadan feragatini kabul ettiği, dosyada mevcut vekaletnamelerinde davadan fergat ve kabul yetkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla davacı karşı davalı vekili ile davalı karşı davacı vekillerinin feragat dilekçeleri dikkate alınarak, Dairemizce HMK.'nun 310/1 ve 2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/10/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1515, K. 2024/1553, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama