KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/1673
- Karar no
- 2024/1234
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/02/2022
- Numarası
- 2019/668 Esas 2022/84 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 25/10/2024
Karar Metni
1.049 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
13.11.2010 tarihinde, davacının babası ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile geçirdiği tek taraflı trafik kazası neticesinde davacının abisi ve annesinin vefat ettiğini, davacının da ağır yaralandığını, fiziksel ve ruhsal tahribatlar meydana geldiğini, uzun tedavi sürecine rağmen davacıda travmatik epilepsi hastalığının oluştuğunu, davacının 5 aylıkken kaza geçirdiğini ve çok uzun süre hastanede kaldığını, bu süreç içerisinde kendisine sürekli bakıldığını, davacıda meydana gelen kalıcı hasar nedeni ile kendisine bakılmaya devam edildiğini, davacının kalıcı maluliyetinden dolayı özel eğitim görmekte olduğunu,
aynı zamanda rehabilitasyon merkezlerinde tedavisinin devam ettiğini, bu nedenle yol, ilaç vs. masraflarının da halen devam ettiğini, yapılan zorunlu gider ve masrafların SGK tarafından karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici ve kalıcı bakım gideri ile özel okul, rehabilitasyon, ilaç, tedavi vs. giderler için 2.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 16.12.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 20.768,10 TL bakıcı gideri,
9.550,92 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve ulaşım giderleri olmak üzere 30.319,02 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin, trafik kazasından kaynaklanan doğrudan maddi zararları temin ettiğini, davacı tarafça talep edilen gider kalemlerinin teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı tarafça daha önce açılan sürekli işgöremezlik tazminatı talepli davada alınan 21/05/2018 tarihli Hacettepe Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporu içeriğine göre, kaza nedeniyle davacının vücut genel çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %42 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin ise 24 ay olduğunun belirlendiği,
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı doktor bilirkişi tarafından 02.06.2021 tarihinde verilen bilirkişi raporunda, davacının dosya kapsamına göre, kazada yaralanmasından ötürü SGK tarafından karşılanmayan ve talep edebileceği tazminat tutarının 9.550,92 TL olarak hesaplandığı, aktüerya-hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 15.06.2021 tarihli raporda, davacının tıbbi iyileşme süresi olarak tespit edilen bakıcı ihtiyacı nedeni ile talep edebileceği tazminat tutarının 20.768,10 TL olarak hesaplandığı,
raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 30.319,02 TL'nin 18.09.2019 olan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının tedavi giderleri yönünden yapılan hesaplamanın eksik olduğunu, davacının olay tarihinde 5 aylık olup halen bakıma muhtaç olduğunu, kronik epilepsi hastalığı olduğunu, özel eğitim gördüğünün ve her ay eğitim için 1.800,00 TL ödendiğini, hesaplamanın eksik yapıldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, tedavi giderlerinden ve bakıcı giderinden SGK’nın sorumlu olduğunu, davacının kaza tarihinde 5 aylık olması nedeniyle bakıcı ihtiyacının bulunmadığını, çünkü zaten bir başkasının bakımına muhtaç olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle bakıcı gideri ve tedavi/ulaşım gideri talebine ilişkindir.
1-Davacı vekili, dava konusu kaza sonucu davacının bakım ihtiyacının oluştuğunu belirterek bakıcı giderinin tazminini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafça, daha önce maddi tazminat istemli olarak açılan Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/659 Esas sayılı dosyasında Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan rapor hükme esas alınarak davacının bakıcı ihtiyacı süresinin 24 ay olarak kabul edildiği ve aktüer bilirkişi tarafından bu süre için bakıcı giderinin hesaplandığı görülmüştür.
Oysa, bahse konu raporun incelenmesinde, davacının kaza sonrası bakıcı ihtiyacı yönünden bir inceleme ve değerlendirmede bulunulmadığı, kaza sonrası tıbbi iyileşme süresinin 24 ay olduğunun belirtildiği görülmüştür. Raporda belirtilen tıbbi iyileşme süresinin, bakıcı ihtiyacı süresi olarak kabulü mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, davacının, kaza sonrası bakıcı ihtiyacının olup olmadığı, varsa süresi yönünden ATK veya üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden davacı küçüğün yaralanmasının şekli ve niteliğine göre uzman hekimde dahil edilerek oluşturulacak heyettten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
2-Davacı tarafça, davacının kaza tarihinde 5 aylık olduğu, kazadaki yaralanması nedeniyle %42 oranında daimi maluliyetinin bulunduğu, kalıcı maluliyetinden dolayı özel eğitim gördüğü ve rehabilitasyon merkezlerinde tedavisinin devam ettiği iddia edilerek zararın tazmini talep edilmiş olduğu halde mahkemece bir inceleme ve değerlendirmede bulunulmamış bu zarar kalemine ilişkin olumlu olumsuz karar verilmemiştir. Bu nedenle mahkemece, davacının iddialarına ilişkin delillerin istenilmesi, yapılan masrafların dava konusu kazadaki yaralanması ile illiyet bağının olup olmadığının gerektiğinde doktor bilirkişiden alınacak raporla belirlenmesi ve sonucuna göre davacının talebi hakkında karar verilmesi gerekirken bu hususta olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/1673, K. 2024/1234, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama