İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/182 K.2024/372

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/182Karar2024/372Tarih15 Mart 2024Okuma10 dk · 2.017 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Mart 2024
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/182 - 2024/372
Esas no
2022/182
Karar no
2024/372
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
29/06/2021
Numarası
2020/279 Esas 2021/398 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
02/04/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.017 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 16.07.2015 tarihinde davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, davalı sigorta şirketine sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalıya yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını, arabuluculuğun olumsuz sonuçlandığını belirterek HMK.m.107 gereğince belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik,

100,00 TL sürekli iş göremezlik ve 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 250,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09.06.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminat talebini 199.683,88 TL, geçici iş göremezlik tazminat talebini 13.337,80 TL, bakıcı gideri talebini 2.547,00TL olarak artırmıştır.

Davalı vekili, davacının başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmediğini, davacının maluliyeti ile dava konusu kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, kusur oranının tespitini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, davacının gelirinin asgari ücret olarak kabul edilmesini, tazminat hesaplamasının genel şartlarda belirtilen usullere göre yapılmasını ve davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelirlerin mahsubunu, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasını, faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece toplanan delillere göre, 10.11.2020 tarihli kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunun rapor edildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 14.04.2021 tarihli kurul raporunda davacı ...'ün özür oranının % 23 olduğu, 9 ay süre ile iş göremez halinde kaldığı, 2 ay süresince başka birinin yardımına ihtiyacı olduğunun belirlendiği, davacının maddi zararının hesaplanması için dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edildiği,

aktüer bilirkişi tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alarak hazırlanan rapora göre 199.683,88 TL sürekli iş göremezlik zararı, 13.337,80 TL geçici iş göremezlik zararı, 2.547,00 TL bakıcı gideri zararının hesaplandığı, bedel artırım dilekçesi de göz önüne alınarak davacı tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurması,

başvuruda eksik evrak bulunmaması ve sigorta şirketi tarafından da eksik evrak olduğuna dair bir bildirimin davacı tarafa yapılmaması nedeni ile başvurunun kayda alındığı 15.01.2020 tarihinden itibaren 8 iş günlük sürenin geçmesi nedeni ile temerrüdün 28.01.2020'de gerçekleştiği, aracın cinsi göz önüne alındığında yasal faiz işletilmesi gerektiği belirtilerek davanın kabulü ile.

215.568,68 TL'nin 28.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, poliçe tarihinin 06.09.2014 olması sebebiyle uyuşmazlığın eski şartlara tabi olduğunu, PMF yaşam tablosu kullanılarak ve 1.8 teknik faiz esas alınarak tazminat hesabının yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminat hesabının yanlış yapıldığını, Anayasa Mahkemesinin 2019/40 esas 2020/40 karar sayılı karar ile iptal edilen maddelerin bu dava bakımından dikkate alınmamasını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışında olduğundan sorumluluklarının bulunmadığını,

davacının sigortalı araçta yolcu olarak bulunması sebebiyle hatır taşıması indirimi yapılması ve emniyet kemerini takmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken mahkeme tarafından bu taleplerin değerlendirmeye alınmadığını ve gerekçeli kararda da yer verilmediğini ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;

Davalı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, davalı sigorta şirketine sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek maddi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

1-Dosya kapsamına göre kazanın 16.07.2015 tarihinde meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortasının 04.09.2014-04.09.2015 tarihlerinde geçerli olmak üzere düzenlendiği anlaşılmıştır.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı KTK’nın 90. Maddesinde "Maddi ve manevi tazminat. “Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesi mevcuttur.

KTK’nın 90. Maddesinin atıf yaptığı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri bölümünün zararın belirlenmesine ilişkin TBK’nın 55. Maddesinde ise “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır.

Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.

Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır. ”denilmiş, yine TBK’nın Tazminatın Belirlenmesi başlıklı 51. Maddesinde “ Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini,

durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” denilmiş olmakla tazminatın somut olarak hesaplanmasına ilişkin düzenlemeler bulunmadığından tazminatın belirlenmesinde uygulanacak ilkeler Yargıtay'ın trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarına bakan Hukuk Dairelerinin içtihatları ile belirlenmiştir.

Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, haksız fiil tarihi ile işlemeye başlayan zamanaşımı, temerrüt tarihi ve diğer maddi hukuk kurallarının olay tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerekir.

TBK'nın 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruridir. Gerçek zarar miktarının, desteğin ve hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri, destek alacakları süre, destek payları esas alınarak hesaplanması gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır.

Destek ve Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca’da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir.

Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir.

(Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, 2019/5206 E. – 2020/8874 K. sayılı ilamı, 14/01/2021 tarih 2020/2598 E. – 2021/34 K. sayılı ilamı)

Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresf rant yöntemi kullanılmasında Yargıtay uygulamalarına uygun olarak belirlenen tazminat esas alınarak hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2-Davalı vekili geçici iş göremezlik tazminatından ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını ileri sürmüştür..

Geçici iş göremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı olup 2918 sayılı KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK'nın 54. Maddesinde de sayılan bu zarardan zarar sorumluları KTK'nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen SGK’nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel

şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.

3-Davalı vekili müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Borçlar Yasasının, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.

Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.

Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır.

Müterafik kusur ise; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582). Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir.

Davaya konu iş göremezlik zararının davacının bel bölgesinden yaralanmasına dayandığı, kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğu, emniyet kemeri takmaması ile bel bölgesinde meydana gelen maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğu davalı tarafca ispat edilemediğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davalı vekili tarafından süresi içinde verilen cevap dilekçesi ile davacının davalıya zorunlu mali sorululuk sigorta poliçesi ile sigortalı araçta yolcu olduğu ve hatır için taşındığı belirtilerek tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiği ileri sürülmüştür.

Dosya kapsamında bulunan davacı ve sürücünün hazırlık soruşturmasında alınan ifadelerine göre davacının, davalı sigorta şirketine zmms ile sigortalı araç sürücüsü ile arkadaş olduğu, araçta hatıra binaen taşındığı açık olup somut olayın özelliğine ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre maddi tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğinden davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince bilirkişi raporu ile belirlenen 199.683,88 TL sürekli iş göremezlik, 13.337,80 TL geçici iş göremezlik ve 2.547,00 TL bakıcı gideri zararından %20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığında, davalının 159.747,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatından, 10.670,10 TL geçici iş göremezlik tazminatından ve 2.037,60 TL bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsiline, TBK'nın 51 ve 52. Maddesi gereğince indirim yapıldığından davalı taraf yararına vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

I-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,

Buna göre;

1-Davanın kısmen kabulü ile; 159.747,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.670,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.037,60 TL bakıcı gideri tazminatının 28.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Harçlar kanunun gereğince alınması gereken 11.780,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harç ve 736,00 TL ıslah harcının mahsubu ile kalan 10.990,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-Davacı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 27.592,79 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 116,60 TL harç toplamı, 736,00 TL ıslah harcı, 200,88 TL tebligat ve posta masrafı, 1.350,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.403,48 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

II-İSTİNAF BAŞVURUSU NEDENİYLE YAPILAN HARÇ VE MASRAFLAR YÖNÜNDEN

1- Davalı vekili tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 162,10 Tl istinaf başvuru harcı ile 88.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 3-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK’nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 15.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/182, K. 2024/372, 15 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkeme Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Iı-istinaf Başvurusu Nedeniyle Yapılan Harç Ve Masraflar Yönünden
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/182
Karar No
2024/372
Tarih
15 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/182 K.2024/535
  • Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/182 K.2024/94
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/183 K.2024/536
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/184 K.2024/537
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/185 K.2024/135
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/185 K.2024/538

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.