KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Davacı
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2341 - 2024/1692
- Esas no
- 2022/2341
- Karar no
- 2024/1692
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/07/2022
- Numarası
- 2019/228 Esas 2022/549 Karar
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 13/01/2025
Karar Metni
884 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.04.2018 tarihinde, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek HMK’nın 107. Maddesi gereğince belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 900,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri ile 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı | olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı için 16.351,61 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 310.443,85 TL’ye, bakıcı gideri için 12.177,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak, davacı tarafından maddi tazminat talepleri için sunmadığı eksik belgeler bulunduğunu, öncelikle kusur durumunun, akabinde maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, gelirin asgari ücret kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, ayrıca geçici iş göremezlik taleplerinin sigorta teminatı dahilinde olmadığını, ancak sürekli iş göremezlik halinin tespiti sonrasında bakıcı ihtiyacı var ise sigorta teminatında olduğunu, eksik evrakla başvuru nedeni ile davalı şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, avans faizi talebinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %28, tıbbi iyileşme süresinin 12 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 6 ay olduğunun mütalaa edildiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı ile bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı,
alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 310.443,85-TL kalıcı iş görememezlik, 16.351,61-TL geçici iş görememezlik, 12.177-TL bakıcı iş görememezlik maddi tazminatın 09.05.2019 dava tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın iş kazası olduğunu, davacıya yapılan rücuya tabi ödemelerin tespit edilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının da kusurlu olduğunu, aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinin SGK’nın sorumluluğunda olduğunu, hükmedilen tazminata yasal faiz yerine avans faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı araç ile davacının idaresindeki motosikletin çarpışması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek daimi işgöremezlik tazminatı, geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmişse de, davacı vekili tarafından UYAP üzerinden dosyaya ibraz edilen 26.12.2014 tarihli dilekçede, davalı sigorta şirketi ile sulh olduklarını, bu nedenle davadan feragat ettiklerini, davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ettiği, vekaletnamesinde davadan feragate yetkili olduğu görülmüş; davalı sigorta şirketi vekilinin de, sunduğu dilekçe ile davacı ile sulh olduklarını, karşı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 307. maddesi gereğince; feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Aynı kanunun 309/2. maddesi hükmüne göre, feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. HMK'nın 310. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. İstinaf edilen karar, usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından, bu aşamada davadan feragat mümkündür. HMK'nın 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı düzenlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin, istinaf aşamasından davadan feragati nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddine dair yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 3-Delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2341, K. 2024/1692, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama