KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/2500
- Karar no
- 2024/1630
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/10/2022
- Numarası
- 2020/83 Esas 2022/689 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- İhbar olunan
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Yazılma tarihi
- 15/01/2025
Karar Metni
1.262 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 22.01.2019 tarihinde davacı şirkete ait ... plakalı aracın ... Sınır Kapısı yönüne seyir halinde iken, davalı şirketin yasal yükümlülükleri yerine getirmeksizin, kaza önleyici levha ve ışıklandırma ile yön levhaları koymaksızın yol üzerinde çalışmalar yapması nedeniyle kaza yaptığını ve yoldan çıkarak ...
Gümrük Kapısı İnşaatı alanına girip beton direğe çarptığını, inşaat alanında bulunan 3 metre derinlikteki çukura düştüğünü, kaza nedeniyle aracın pert hale geldiğini, davalılar ... Genel Müdürlüğü ile ...
Bakanlığının ve davalı şirketin %100 oranında kusurlu olduğunu, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla aracın pert hale gelmesi nedeniyle sovtaj değeri düşüldükten sonra araçta meydana gelen değer kaybı olarak 25.000,00 TL, araç mahrumiyet bedeli ve diğer zararlarına karşılık 1.000,00 TL olmak üzere toplam 26.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bu talep kabul edilmediği durumda aracın pert olmadığının kabul edilmesi halinde aracın onarım bedeli 20.000,00 TL,
değer kaybı 5.000,00 TL ve araç mahrumiyet bedeli olarak 1.000,00 TL olmak üzere toplam 26.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece 21.01.2019 tarihli ara karar ile davalılar ... Genel Müdürlüğü ile ... Bakanlığı hakkındaki davanın tefrikine karar verilmiştir.
Davalı ... AŞ vekili, davacının davada hukuki yararı bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, dava konusu kaza davacının gerekli özen ve dikkati göstermemesi ve davalı şirket tarafından sağlanmış olan trafik ikaz levhalarına ve işaretlerine uymaması nedeniyle gerçekleştiğini, dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığını, davacı tarafça yaptırılan tespiti kabul etmediklerini, davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, kusura ilişkin geçerli bir tespit bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 21.01.2019 tarihli ara karar ile davalılar ...
Genel Müdürlüğü ile ...Bakanlığı hakkındaki davanın tefrikine karar verildiği, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle tazminat ve araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkin olduğu, kusura ilişkin alınan 17.05.2021 tarihli raporda ve itiraz üzerine alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 08.07.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davacıya ait aracın sürücüsünün %40 oranında, yolda çalışma yapan davalı şirketin %60 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,
makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 12.05.2022 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 22.500,00 TL araçta meydana gelen zarar bedeli ile 1.000,00 TL araç yoksunluk bedeli olmak üzere toplam 23.500,00TL'nin kaza tarihi olan 22.01.2019 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece bilirkişi raporlarına karşı itirazları reddedilerek karar verildiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda belirlenen kusur durumuna itiraz ettiklerini, kaza tespit tutanağında davalı şirketin %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporlarının tespitler görmezden gelinerek düzenlendiğini, davacıya ait araç sürücüsünün hız sınırını aşmadığını, hız levhasının ve ışıklandırmanın yetersiz olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde aracın kasko sigortası bulunup bulunmadığından bahsedilmediğini, davacıya ait aracın kasko sigortası bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini, dava açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığını, dava dilekçesinde zorunlu unsurlar bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kazanın meydana gelmesinde kusurun davacıya ait araç sürücüsünde olup gerekli özen ve dikkati göstermemesi,
davacı şirket tarafından sağlanmış trafik ikaz levha ve işaretlerine uymaması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, mahkemece eksik inceleme ile kusur raporları düzenlenip kusur tespiti yapıldığını, tespit dosyasına ilişkin rapordan bilgileri bulunmadığını, raporun gerçek dışı tespit ve rakamlar içerdiğini ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kusura ilişkin Adli Tıp Kurumu Raporunu kabul etmediklerini, kusur oranlarına taraflarınca itiraz edildiğini, araç sürücüsünün kontrolsüz seyri ile kazanın meydana geldiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, davalı şirketin ... Gümrük kapısının yeniden yapılandırılması işi kapsamında yaptığı faaliyet sırasında yasal yükümlülükleri yerine getirmeksizin, kaza önleyici levha ve ışıklandırma ile yön levhaları koymaksızın yol üzerinde çalışmalar yapması sonucunda davacıya ait aracın kaza yaptığını ve hasar oluştuğunu, araç hasarı nedeniyle tazminat ve araç mahrumiyet bedeli talebinde bulunmuş, mahkemece 21.01.2019 tarihli ara kararıyla ...
Genel Müdürlüğü ve Bakanlık hakkındaki dava ile davalı davalı şirket hakkındaki davanın tefrikine karar verilerek yapılan yargılamada 17.05.2021 tarihli raporda ve itiraz üzerine alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 08.07.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davacıya ait aracın sürücüsünün %40 oranında, yolda çalışma yapan davalı şirketin %60 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,
makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 12.05.2022 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, 22.01.2019 tarihinde kaza tespit tutanağına göre dava dışı sürücü idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken aracı ile yoldan çıkarak gümrük kapısı inşaat alanına girdiği, aracının sağ yan kısmı ile beton direğe çarptığı ve inşaatın kablolarının bulunduğu 3 metre derinlikteki çukura düşmesi sonucunda kaza meydana geldiği, davalı şirketin işaretlemenin yetersiz olmasından dolayı 2918 sayılı Kanun'un 13/C maddesi kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği,
mahkemece yargılama sırasında makine mühendisi bilirkişilerden alınan 17.05.2021 ve 12.05.2022 tarihli raporlar ile Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 08.07.2021 tarihli raporda, yoldaki çalışmadan sorumlu kuruluşun, gece vakti meskun mahal dışında kazanın meydana geldiği yol üzerinde çalışma alanı olan kesimde yetersiz işaretleme yaptığı, trafik güvenliği açısından çalışmanın fark edilmesini sağlayacak şekilde gerekli ve yeterli işaretlemeleri, standartlarına ve tekniğine uygun şekilde yapmadığı gerekçeleriyle kazanın meydana gelmesinde %60 oranında,
davacıya ait aracın sürücüsünün seyrini gece far ışığı altındaki görüşüne göre ayarlamamış olması nedeniyle %40 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kusura ilişkin raporların toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlenip birbirini doğruladığı anlaşılmıştır.
Makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli 12.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait ... marka, ... tipi, ... model aracın kaza nedeniyle meydana gelen hasara göre onarımının ekonomik olmadığı saptanarak Yargıtay uygulamalarına uygun olarak belirlenen araç bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin hüküm altına alınmış olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin ve davalı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2500, K. 2024/1630, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama