İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/361 K.2024/399

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/361Karar2024/399Tarih21 Mart 2024Okuma13 dk · 2.504 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
21 Mart 2024
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/361 - 2024/399
Esas no
2022/361
Karar no
2024/399
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16/11/2021
Numarası
2020/461 Esas 2021/852 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
04/04/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.504 kelime·13 dk okuma·4 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 19.06.2016 tarihinde davacının içinde yolcu olarak bulunduğu davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçla dava dışı ...plakalı aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını, her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu, Dokuz Eylül Üniversitesi ATK‘nın 30.01.2019 tarihli raporu ile davacının maluliyet oranının %16 iyileşme süresinin 120 gün olarak belirlendiğini öncelikle bu raporun esas alınmasını,

aksi halde davacının maluliyet durumunun belirlenmesi gerektiğini belirterek HMK’nun 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 400 TL geçici işgörmezlik tazminatı, 4.500 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 100 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş.

01.07.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talebini davalı sigortalı araç sürücüsünün %25 kusur oranına göre sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 45.171,75 TL’ye, geçici işgöremezlik talebini 1.352,53 TL’ye, bakıcı giderini 1.634,65 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın 30.05.2016-30.05.2017 tarihleri arasında 310.000 TL limitle davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olup sorumluluklarının gerçek zarar sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davadan önce davacı tarafından davalıya yapılan başvuru üzerine %13 maluliyet oranı üzerinden davacıya 14.11.2016 tarihinde 9.853,00 TL ödeme yapılarak ibraname düzenlendiğini, ibranameden 4 yıl sonra açılan davanın hakdüşürücü süre yönünden reddi gerektiğini,

davacının eldeki davadan önce 14.02.2020 tarihlinde Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığına yaptığı başvurunun 11.07.2020 tarihli kararla usulden reddine karar verildiğinden eldeki davanın kesin hüküm nedeniyle reddini, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden yeni genel şartlara göre aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, Anayasa Mahkemesi iptal kararının poliçe tanzim tarihi itibarıyla eldeki davaya etkisi bulunmadığı,

geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatının teminat dışı olduğunu, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 tablosu ve teknik faizin 1,8 olarak esas alınmasını, davacının sigortalı araçta yolcu konumunda olması nedeniyle, hatır taşıması ve varlığı halinde müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmasını, dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davanın 19/06/2016 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle davacının davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi kapsamında geçici ve daimi iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın raporunda; davacının kaza nedeniyle maluliyetinin % 16 olduğu, iyileşme sürecinin 120 güne kadar uzayabileceği, bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin 45 gün olduğu, kusur ve aktüer bilirkişi heyet raporunda, ...plakalı araç sürücüsünün %75; ... plakalı araç sürüsünün %25, davacının kusursuz olduğu,

Yargıtay 17. HD'nin son tarihli içtihatları gözetilerek tazminat hesaplanırken TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi uygulanması suretiyle ve davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı dikkate alınarak davacı lehine, 45.171,75 TL sürekli iş göremezlik, 1.634,65 TL bakıcı gideri tazminatı, 1.352,53 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, usul ve yasaya uygun, denetime elverişli bilirkişi raporlarının hükme esas alındığı, davacının bulunduğu araçta hatır için taşınmadığı ve müterafik kusurunun ispatlanmadığı, sigortalı aracın ticari araç olduğu,

sigorta şirketine başvuruya ilişkin tebliğ tarihine 8 iş günü ilavesiyle 14/11/2016 tarihiyle temerrüt oluştuğundan davacının ıslah talebi de değerlendirilerek davanın kabulü ile.

45.171,75-TLsürekli iş göremezlik, 1.352,53-TL geçici iş göremezlik ve 1.634,65-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 48.158,43-TL maddi tazminatın 14/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Karayolları Trafik Kanununun 111. maddesi gereği ibranamenin imzalandığı 14.11.2016 tarihten itibaren 2 yıllık süre geçmiş olduğundan davanın reddi gerekirken kabulünün yasaya aykırı olduğunu, uyuşmazlık, poliçe tanzim tarihi olan 30.05.2016 tarihi itibarıyla yeni genel şartlara tabi olduğu halde çok hatalı bir şekilde TRH tablosu ve progresif rant yöntemi dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini,

Anayasa Mahkemesinin kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, kaza tarihi 19.06.2016 olup maluliyet raporunun Yargıtay kararları gereği kaza tarihi dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiğini dolayısıyla, rapor tanzim edilirken özürlülük ölçütü yönetmeliği dikkate alınarak maluliyet tespiti yapılması gerekirken çalışma ve meslekten kazanma gücü kaybı yönetmeliğinin dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talepleri, yasa değişikliği ile SGK'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan,

ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı şirketin sorumlu tutulmasının yasaya aykırı olduğunu, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmaması yönünden de kararın hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Davalı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgörmezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile dava dışı aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talep etmiş, mahkemece sigortalı araç sürüsünün %25 kusur oranı, davacının %16 maluliyeti, 120 gün iyileşme süresi 45 gün bakıcı ihtiyacı karşılığı davanın kabulüne dair verilen karara karşı; davalı vekili ibraname nedeniyle hakdüşürücü süre, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yasal mevzuata aykırılığı, hesaplama yöntemi, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olması, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının uygulanması, hatır taşıması ve müterafik kusura yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.

1-Davalı vekili Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yerine Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği davacının maluliyetinin tespit edildiğini ileri sürmüş ise de;

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Mahkemece alınan 18.02.2021 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi ATK raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının maluliyet oranı %19, iyileşme süresi 120 gün, bakıcı ihtiyacı 45 gün; Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranı %16, iyileşme süresi 120 gün, bakıcı ihtiyacı 45 gün olarak belirlenmiş olup hükme esas aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay uygulamalarına göre davalı vekilinin de ileri sürdüğü şekilde olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2-Davalı vekili hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

6098 sayılı Borçlar Yasasının, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52.maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir.

"Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır.

Hatır için taşıma ve aracın hatır için verilmesinde işletenin sorumluluğunun genel hükümlere tabi tutulmuş olması nedeniyle her olayda hâkim işinin özelliğini göz önünde tutarak işleteni tamamen sorumluluktan kurtarabileceği gibi, tazminattan indirim de yapabilir. Hatır taşıması hakim tarafından re’sen gözetilemez. Bu nedenle hatır taşımacılığını işletenin, sürücünün ve işletenin sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin ileri sürmesi gerekir. Hatır taşıması olduğunu ispat yükü iddia edene ait olup, bu taşımanın bir hatır için yapıldığını veya aracın hatır amaçlı olarak verildiğini ispat etmekle yükümlüdür.

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.

Müterafik kusur indirimi; her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.

Ayrıca yasal düzenlemeler gereği, TBK'nın 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilemeyeceği hususunun da gözönünde bulundurulması gerekir.

Somut olayda kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin belirsiz olduğu, davacının yaralanmasının yüzündeki kesiler, sağ humerusta parçalı kırık olması nedeniyle maluliyeti ile emniyet kemerinin takılı olmaması arasında uygun illiyet bağı bulunduğu ve davacının sigortalı araçta hatır için taşındığının davalı tarafından ispatlanamaması nedeniyle tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

3-Davalı vekili, bakıcı gideri ve geçici işgöremezlik tazminatından tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı,

bakıcı gideri ise yaralanan kişinin iyileşme süresince başkasının yardımına ihtiyaç süresi olup 2918 sayılı KTK’nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK’nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK’nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK’nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile

düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin bakıcı gideri ve geçici işgöremezlik zararından sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

4-Davalı vekili 11.11.2016 tarihli ibraname gereğince 14.11.2016 tarihinde yapılan 9.853,00 TL ödeme nedeniyle davanın hakdüşürücü süre yönünden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

2918 sayılı KTK’nın 111. maddesinde, “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” düzenlemesi yapılmıştır. Bu maddede düzenlenen sürenin hukuki niteliği zamanaşımı süresi olmayıp, “hak düşürücü süre” olduğundan, kısmi ödemeyi kabul etmiş olan kişi, artık KTK’nın 109.maddesindeki zamanaşımı sürelerinden yararlanamayacak, iki yıllık hak düşürücü süreyi geçirmişse zararının kalan bölümünü dava edemeyecektir.

Somut olayda davalı sigorta şirketinin, davacının sürekli işgöremezlik zararının tazmini için davalı şirkete başvurusu üzerine %13 maluliyet oranı, sigortalının %25 kusur oranına göre anlaşma sağlanarak 11.11.2016 tarihli ibraname ile 9.853 TL’nin 14.11.2016 tarihinde ödendiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, eldeki davanın 06.10.2020 tarihinde açıldığı anlaşıldığından 2918 Sayılı KTK’nın 111 maddesinde öngörülen iki yıllık hakdüşürücü süre içinde bakiye sürekli işgöremezlik zararı için dava açılmadığından davacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin hakdüşürücü süre yönünden reddi gerekirken kabulü isabetli görülmemiştir.

5-Hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 18.02.2021 tarihli raporunda; davacının kaza nedeniyle Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranı %16, iyileşme süresi 120 gün,

bakıcı ihtiyacı 45 gün olarak belirlenmiş olup hükme esas alınan 08.06.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının bakıcı ihtiyacının 45 gün üzerinden hesaplanması gerekirken 120 gün üzerinden brüt asgari ücrete göre 6.538,59 TL olarak hesaplandığı davacı vekilinin de 01.07.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile bakıcı giderini bilirkişi rapor gereğince davalının %25 kusur oranına göre 100 TL’den 1.534,65 TL arttırarak 1.634,65 TL’ye yükselttiği mahkemece de 1.634,65 TL bakıcı giderinin tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davacının bakıcı ihtiyacı 19.06.2016 -03.08.2016 tarihleri arasında 45 gün olduğu belirlenmiş olup bu süre için brüt asgari ücret üzerinden 2.470,50 TL bakıcı giderinden taleple bağlı kalınarak davalı sigortalının %25 kusur oranına göre 617,62 TL bakıcı giderine karar verilmesi gerekirken 120 gün üzerinden hesaplanan bakıcı giderine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin istinaf başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

I-Davalı ... Sigorta AŞ vekilini istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,

Buna göre;

1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;

Davacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin 2918 Sayılı KTK’nın 111. maddesi gereğince hakdüşürücü süre yönünden reddine,

1.352,53 TL geçici işgöremezlik tazminatı ile 617,62 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.970,15 maddi tazminatın 14.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Alınması gerekli 134,58 TL karar ilam harcından peşin alınan 221,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 86,82 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T ‘ne göre hesaplanan 1.970,15 vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T ‘ne göre hesaplanan 1.970,15 vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan; 54,40-TL Başvuru Harcı, 54,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 167,00-TL Islah Harcı olmak üzere toplam 275,80 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine

6-1.550,00-TL Bilirkişi ücreti, 145,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, 1.200-TL ATK ücreti olmak üzere toplam 2.895,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 118,43 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

8-Arabuluculuk ücreti olan suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

9-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,

II-İSTİNAF HARÇ VE MASRAFLARI YÖNÜNDEN

1-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde kendisine iadesine,

2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan 40,00 TL posta gideri ve 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 202,10 TL yargılama giderlerinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine,

3-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK’nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

4-Kararın tebliği, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/361, K. 2024/399, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Iı-istinaf Harç Ve Masrafları Yönünden
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/361
Karar No
2024/399
Tarih
21 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/362 K.2024/349
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/362 K.2024/218
  • Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/364 K.2024/124
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/364 K.2024/222
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/364 K.2024/188
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/364 K.2024/381

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.