KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mart 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/423 - 2024/337
- Esas no
- 2022/423
- Karar no
- 2024/337
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/11/2021
- Numarası
- 2020/156 Esas 2021/860 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Yazılma tarihi
- 20/03/2024
Karar Metni
952 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 12.02.2017 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, malul kaldığını, başvuru neticesinde davacıya eksik ödeme yapıldığını, akabinde davalı şirkete 07.10.2019 tarihinde internet üzerinden yazılı başvuru yapılmış olup şirket tarafından cevap verilmediğini,
arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmaya varılamadığını belirterek belirsiz alacak davası mahiyetinde olmak üzere şimdilik 5.500,00 TL daimi maluliyet tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile tazminat talebini 185.805,83 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı şirket, dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusu kazada davacının yolcu olarak bulunduğu, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda, davacıda %38 oranında daimi maluliyet belirlendiği, davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 185.805,83 TL sürekli işgöremezlik tazminatının 30.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının daimi maluliyet oranı yönünden hükme esas alınan üniversite raporunun çelişkili olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından alınan uzman görüşünde davacıdaki daimi maluliyetin kaza ile illiyet bağının olmadığının belirtildiğini, raporlar arasında çelişki olduğu için adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, aktüerya hesabında ZMSS Genel Şartlarında düzenlenen %1.8 teknik faiz oranı esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek davalıdan sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiş, mahkemece davacının %38 maluliyet oranına göre belirlenen tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
Davalı vekili tarafından davacının maluliyet oranına itiraz edilmiş olmakla mahkemece, davacının sürekli işgöremezlik oranı yönünden hükme esas alınan Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.01.2021 tarihli raporunun incelenmesinde, davacının 12.02.2017 tarihli kazadan sonra tedavisinin yapıldığı Ordu Fatsa Devlet Hastanesi adli muayene raporunda, sol omuzda ağrı ve hassasiyet şikayetinin olduğu, sol omuzunda hassasiyetinin ve hareket kısıtlığının belirlendiği,
Ordu Fatsa Devlet Hastanesi Ortopedi Polikliniğine ait 15.02.2017 tarihli epikriz raporunun tetkikine göre, şahsın hikayesinde düştüğünü beyan ettiği, belinde ağrı şikayetinin olduğu, dış merkezde pnömoni tanısının konulduğu, kontrol amaçlı çekilen toraks tomogrofisinde solda opasite görüldüğü,
ortopedi servisi tarafından kapalı lomber vertebra kırığı tanısıyla değerlendirildiği ve ameliyat edildiğinin belirtildiği görülmüş olup raporun sonuç kısmında davacının daimi maluliyet oranının belirlenmesinde, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kas iskelet sistemi lomber omurganın özürlülüğü yönünden %23, Omuz hareketlerine bağlı üst eksremite özürlülüğü yönünden %11 daimi maluliyet oranı belirlendiği, yaşı dikkate alınarak ve Balthazard formülüne göre toplam özürlülük oranının %38 olarak mütalaa edildiği anlaşılmış ise de;
kazanın 12.02.2017 tarihinde meydana geldiği ilk yapılan muayene sonucu düzenlenen raporda gözle görülen lezyonun olmadığı, sol omuz hassasiyet ve hareket kısıtlılığı olduğu, kazadan 3 gün sonra 15.02.2017 tarihli Ordu Fatsa Devlet Hastanesi Ortopedi Polikliniğine davacının düşme sebebi ile başvuru yaptığı ve vertebra kırığı tanısı konularak operasyon yapıldığı belirtilmiş olmasına göre davacının 12.02.2017 tarihinde meydana gelen kaza sonucu oluşan yaralanması sonucu oluşan maluliyetinin,
lomber omurga özürlülüğü nedeniyle belirtilen maluliyetinin kaza ile illiyet bağı bulunup bulunmadığının ve toplam özürlülük oranının dava konusu kazadaki yaralanmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının ayrıntılı şekilde incelenip değerlendirilmediği rapora göre hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davacının dava konusu 12.02.2017 tarihli kaza ve daha sonra meydana gelen düşme olayına ilişkin tüm tedavi evraklarının getirilmesi, davacının kaza sonrası tedavi ve raporları da incelenerek davacının vertebra kırığının kaza ile ilgili olup olmadığının ve salt dava konusu kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/423, K. 2024/337, 8 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama