KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/763 - 2024/726
- Esas no
- 2022/763
- Karar no
- 2024/726
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/02/2022
- Numarası
- 2020/671 Esas 2022/75 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Yazılma tarihi
- 13/06/2024
Karar Metni
1.554 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 30.08.2020 tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla yaptığı tek taraflı kazada davacının kızı ...’nın vefat ettiğini, davalıya 22.09.2020 tarihinde başvurmalarına rağmen talebin 12.10.2020 tarihinde reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 06.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 243.663,23 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, usulüne uygun başvuru yapılmamasına rağmen hasar dosyası açıldığını, davacı yararına tazminat çıkmadığından talebin reddedildiğini, rücu sebebinin varlığı halinde alacaklı borçlu sıfatının birleşeceğini, ceza dosyası istenerek kusur yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödeme, ehliyet, alkol, koruyucu tertibat, istihap haddinin aşılıp aşılmadığı yönünden inceleme yapılmasını, kusur ve zararın ispatlanmasını, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın trafik kazasından dolayı destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, dava açılmadan önce davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketine 22.09.2020 tarihinde başvuru yapıldığı başvurunun 24.09.2020 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği sigorta şirketi tarafından 12.10.2020 tarihinde davacı vekiline ödeme yapılmayacağı bildirildiği, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve trafik kayıtlarından 30.08.2020 tarihinde ...'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda tek taraflı trafik kazası meydana geldiği,
kazada kaza tarihi itibarıyla 5 yaşında olan davacı ve araç sürücüsü ...'nın kızları ... ...'nın vefat ettiği, ... plakalı aracın ... adına kayıtlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinden aracın davalı sigorta şirketi tarafından 27.02.2020 tarihinde tanzim edilen sigorta poliçesi ile 27.02.2020 - 27.02.2021 tarihleri arasında sigortalandığı, kaza başı ölüm ve sakatlık tazminat limitinin 2.050.000,00 TL, şahıs başı sakatlık ve ölüm tazminat limitinin 410.000,00 TL olduğu,
dosyada mevcut bilirkişi raporundan TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi ile davacının ev hanımı olduğu bu nedenle davacı annenin zarar hesabından yetiştirme gideri indirimi yapılmayacağı esas alınarak asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucunda kazada ... ...'nın vefatı nedeniyle davacı anne ... ... 'nın 243.663,23 TL destekten yoksun kalma zararına uğradığı ve bu miktarları talep edebileceği,
... ...'nın sigortalı sürücü ...'nın kızı olması nedeni ile hatır taşımasının söz konusu olmadığı ve müterafik kusur bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 243.663,23TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 07.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Mahkeme tarafından verilen kararın eksik inceleme sebebiyle hatalı olduğunu, kaza tek taraflı olup müteveffanın babasının araç sürücüsü olduğunu, araç sürücüsü babanın kaza anına ilişkin güncel tarihli suç duyurusu olduğunun öğrenildiğini, olay anına ilişkin yapılan şikayette davacının direksiyona müdahale ederek yoldan çıkmasına sebebiyet verdiği ve müteveffa küçüğün araç camından fırlaması sonucu vefat ettiğini belirterek 2022/2373 muhabere numaralı dilekçe ile suç duyurusunda bulunulduğunu öğrendiklerini, dava dosyası incelendiğinde kaza anına ilişkin sürücü babanın dışında ifade bulunmadığını,
ifade tutanağında plakası tespit edilemeyen aracın sollama hatası olarak kazaya sebebiyet vermiş şeklinde belirtilmişse de sonrasında yapılan incelemede beyana ilişkin bir olguya dayanılmadığının belirtildiğini, kaza tespit tutanağında ise davacının en sol şeritten en sağ şeride direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kazanın meydana geldiği belirtilmiş olup plakası tespit edilemeyen araçtan bahsedilmediğini, kazanın oluş şekline istinaden sürücü dışında kişilerin ifadesi bulunmamakta olup söz konusu sürücü ifadeleri çelişkili olduğundan bu aşamada davacının kazaya sebebiyet vermediğinin ispatının davacı tarafta olduğunu,
çelişkiler sebebiyle haksız davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün yasaya aykırı olduğunu, zararlara karşı ispat yükü davacıda olup söz konusu hususa ilişkin davacının kasti hareketi ile meydana gelip gelmediğinin ispatının davacı yanda olduğunu ispat edilememesi durumunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müteveffa küçüğün kaza tarihinde 5 yaşında olup, anne babasının bakım ve gözetimi altında olduğunu, müteveffa kaza anında araç camından fırlamış olması sebebiyle vefat ettiğinden tüm kusurun anne ve babada olduğunu, kişi kendi kusurundan yararlanamayacağından tazminat hakkı bulunmadığını,
yasa gereği anne ve babanın çocuğuna bakım borcunun, çocuğun ergin olmasına kadar devam edeceğini, anne ve babanın aile hukukundan doğan bakım, gözetim, eğitim ve destek olma yükümlülüğünü yerine getirmediklerini, müteveffa arka koltukta yolcu olması bebek koltuğunun araçta bulunmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılmasını, anne-babanın kusuru olmadığı kanaatine varılması halinde bebek koltuğu-emniyet kemeri bulunmadığından Yargıtay Kararları gereği %20 den az olmamak kaydıyla indirim yapılması gerektiğini,
davalı şirket tarafından aktüer raporu hasar aşamasında aldırılmış olup annenin yetiştirme gideri aktüer raporunda düşülmediğini, mahkemece alınan rapor ile davalı tarafından aldırılan rapor arasında fahiş fark mevcut olup çelişkilerin giderilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK’nun 355 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan davacı anne tarafından kızının ölümü nedeniyle desten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 30.08.2020 tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla yaptığı tek taraflı kazada davacının kızı ...’nın vefat ettiğini,
davalıya 22.09.2020 tarihinde başvurmalarına rağmen talebin 12.10.2020 tarihinde reddedildiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ;mahkemece sigortalı araç sürüsünün asli ve tam kusurlu olduğu destek ... ...'nın sigortalı sürücü ...'nın kızı olması nedeni ile hatır taşımasının söz konusu olmadığı ve müterafik kusur bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili,
dava konusu kazaya davacı annenin neden olduğu yönünde sürücü baba tarafından suç duyurusunda bulunması nedeniyle tazminatın teminat dışı olduğuna, tazminat miktarına ve müterafik kusura yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
Davalı vekili, kaza sırasında 5 yaşındaki desteğin çocuk koltuğunda oturmadığını, emniyet kemerinin takılı olmadığını ve araçtan fırladığını dolasıyla müterafik kusurlu olduğunu ileri sürmüş, mahkemece davalı sigortalı araç sürüsünün kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu desteğin kusursuz olduğu belirtilerek müterafik kusur itirazı reddedilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde zarardan indirim yapılmasını gerektirebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerekir.
Somut olayda 5 yaşındaki desteğin meydana gelen kaza sonucu ölü muayene tutanağından kafa tabanındaki kırık nedeniyle vefat ettiği, 31.08.2020 tarihli saati 11.40 olan Jandarma Araştırma Tutanağından kazaya karışan ... plakalı araçta çocuk koltuğu bulunmadığının belirlendiği anlaşıldığından mahkemece Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığını 2020/3771 Hazırlık 2021/3550 Karar sayılı dosyası incelenerek davalının müterafik kusura ilişkin itirazları da bulunmakla bu yönde değerlendirilme yapılarak beş yaşındaki desteğin çocuk koltuğunda oturmaması, emniyet kemeri takma zorunluluğu bulunup bulunmadığı,
zorunluluk olması halinde ölüm ile çocuk koltuğu ve emniyet kemeri kullanılmaması arasındaki illiyet bağı bulunup bulunmadığı, bu durumun zararı arttırıp arttırmadığı incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yöndeki davalının itirazlarının ve savunmasının mevcut deliller kapsamında değerlendirilmemesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereği kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/763, K. 2024/726, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama