KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Asıl Dava Dosyasında; Davacılar
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/41 - 2025/50
- Esas no
- 2023/41
- Karar no
- 2025/50
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/09/2022
- Numarası
- 2020/38 Esas 2022/589 Karar
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
- Yazılma tarihi
- 05/02/2025
Karar Metni
1.451 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Asıl dava dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
21.02.2014 tarihinde, davalı ...'in sevk ve idaresindeki diğer davalıya ait, davalı sigorta şirketince zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, seyir halinde iken Milli Kütüphane tüneli içerisinde mobese kameralarını temizleyen işçi davacıya çarparak iş ve gücünden kalacak biçimde yaralanmasına neden olduğunu, hem davacı ...'in ve hem de onun eşi olan davacı ...'ün manevi zararlarının oluştuğunu belirterek tazminat miktarının tespitinden sonra belirlenmek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ... ... için geçici iş göremezlik nedeniyle 500,00 TL,
daimi iş göremezlik nedeniyle 500,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... ...'nın manevi zararları için 50.000,00 TL, davacı ... ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı gerçek kişilerden tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı için 13.597,21 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 39.218,24 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının sigorta poliçesindeki limit ile ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanlarında kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ün kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Birleştirilen dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davada, davacı ... ...’nın sürekli işgöremezlik zararının 116.686,60 TL olarak hesaplandığını, ek dava niteliğinde olmak üzere işbu davanın açıldığını belirterek asıl davada talep edilen tazminat miktarına aşan kısım olan bakiye 64.354,40 TL sürekli işgöremezlik zararının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece dava dosyasının asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacılar vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2017/3025 Esas 2019/1956 Karar sayılı kararı ile, dava konusu kazanın iş kazası olup olmadığının araştırılmadığı, davacı ... ...’nın sürekli işgöremezlik zararı yönünden davacının gelirine yönelik itirazlarının dikkate alınmadığı, maaş bordroları sunulmuşken SGK’dan getirtilen hizmet dökümündeki brüt ücretlerin esas alınmasının hatalı olduğu,
davacının gelirinin tam olarak tespit edilmesi gerektiği gerekçesi ile HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı sonrası, dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan raporlarda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %10.2, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olduğunun belirtildiği,
kaldırma kararı dikkate alınarak davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı yönünden aktüer bilirkişiden rapor ve ek raporlar alındığı, alınan 14.01.2022 tarihli ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, TBK’nın 56. maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile; asıl davada, davacı ... ...'nın maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile,
3.683,33 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 39.218,24 TL kalıcı maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 42.901,57 TL tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden 09.12.2014, davalı gerçek kişiler yönünden 21.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... ...'nın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın, 21.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... ...'nın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın, 21.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; birleştirilen davanın kabulü ile, 64.354,40 TL daimi iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden 09.12.2014, davalı gerçek kişiler yönünden 21.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının maluliyet oranının az belirlendiğini, davacının halen koltuk değnekleri ile yürüdüğünü, aktüer raporunda davacının geliri yönünden hata yapıldığını, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükümde sadece maddi tazminat ile sorumlu tutulmalarına rağmen yargılama giderlerinden diğer davalılarla birlikte tamamından sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu, ilk kararın davacı tarafça da istinaf edildiğini ancak hesaplanan tazminat miktarına yönelik bir itirazının bulunmadığını, bu nedenle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, bunun dikkate alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk kararın davacı tarafça da istinaf edildiğini ancak hesaplanan tazminat miktarına yönelik bir itirazının bulunmadığını, kararın davalı taraf lehine kaldırıldığını, bu nedenle davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, bunun dikkate alınmadığını, kaldırma kararı öncesi 2017 verilerine göre hesaplama yapılması yönünden ek rapor alınması gerektiğini, kaldırma kararı sonrası güncel verilere dayalı hesaplamaya dayanarak açılan birleştirilen davanın reddi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle daimi işgöremezlik tazminatı, geçici işgöremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-Davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalılar ... ve ... vekili, her ne kadar, maddi tazminat yönünden verilen ilk karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığını, bu nedenle davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, maddi tazminat yönünden ilk karardan daha fazlasına hükmedilemeyeceğini ileri sürmüşse de; ilk karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu ve davacılar vekili tarafından hükmedilen maddi tazminata yönelik istinaf itirazında bulunulduğu, zararın yanlış hesaplandığının ileri sürüldüğü görülmüş olup ilk kararda hükmedilen maddi tazminatın miktarı yönünden davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşmadığı, davalıların bu hususa ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
2-Mahkemece, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda davacı ... ...’nın aylık kazancının tam olarak belirlenmesi ve buna göre sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden bir araştırma ve inceleme yapılmış ise de, hükme esas alınan 14.01.2022 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda, davacının bilinen dönem yönünden esas alınan aylık gelirlerinin dosyada mevcut maaş bordroları ile uyumlu olmadığı, bu itibarla raporun hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı görülmüştür.
Bu nedenle mahkemece, davacının çalıştığı tüm işyerlerinden olay tarihinden rapor tarihine kadar olan tüm maaş bordroları ve ödeme belgelerinin getirilmesi davacının sürekli işgöremezlik zararının hesabında, kaza tarihi ile rapor tarihi arasında (bilinen dönem), öncelikle davacının maaş bordrolarına göre hesaplama yapılması maaş bordrosu olmayan aylar için maaş ödemesi yapılan banka hesap dökümleri dikkate alınarak davacının gerçek gelirine göre yeniden hesaplama yapılması için yeni bir aktüer bilirkişiden hesap raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olmayan aktüer bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca, davalı sigorta şirketinin, sadece hükmedilen maddi tazminattan sorumlu olduğu gözetilerek maddi tazminat miktarı ile sınırlı şekilde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinden sorumlu tutulması gerekirken maddi tazminatı ve manevi tazminatın tamamı üzerinden diğer davalılarla birlikte müteselsilen sorumlu tutulması doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin ve davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/41, K. 2025/50, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama