KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/441 - 2025/516
- Esas no
- 2023/441
- Karar no
- 2025/516
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14.12.2022
- Numarası
- 2022/199 Esas 2022/735 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
- Yazılma tarihi
- 05.05.2025
Karar Metni
1.164 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
24.06.2014 tarihinde, davacı ...'nin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı motosiklet ile karşı istikametten gelen ve sokağa dönüş yapmak isteyen davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile bu aracın arkasından gelen ve aracı sollamak isteyen ... plakalı aracın çarpışması ve bu araçların da davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklete çarpmaları sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı olarak şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren
değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini talep artırım dilekçesi ile 15.957,56 TL’ye, ıslah dilekçesi ile 47.098,15 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya ilişkin olarak davalı şirkete başvuruda bulunulmadığını, hiçbir belgenin ibraz edilmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, sigortalısının kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olmadığını, dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/2644 Esas 2022/548 Karar sayılı kararı ile, hükme esas alınan bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu yerine PMF 1931 yaşam tablosunun kullanılmasının hatalı olduğu gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı doğrultusunda aktüer bilirkişiden rapor ve ek rapor alındığı,
kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında, dava dışı üçüncü araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlendiği, Ankara Üniversitesinden alınan rapora göre davacının %3,3 oranında daimi maluliyetinin bulunduğu, 9 ay iyileşme süresinin belirlendiği, aktüer bilirkişi ek raporunda, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında davacının geçici işgöremezlik zararının 2.071,87 TL, sürekli işgöremezlik zararının 27.727,94 olduğunun hesaplandığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile,
2.071,87 TL geçici iş gücü kaybı tazminatı ile 27.727,94 TL daimi iş gücü kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının vekille temsil edilmediğini, bu nedenle davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu, ceza dosyasında karşı araç sürücülerinin asli kusurlu bulunduğunu, iki sürücünün %50’şer oranda kusurlu olduğunu, dava dışı araç yönünden %50 kusur oranına göre ödeme aldıklarını, eldeki davada ise %25 oranında davalının zarardan sorumlu tutulduğunu, bu durumda %25 kusur oranına isabet eden zararın boşta kaldığını, taleplerinin tümüyle kabulü gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle daimi işgöremezlik tazminatı ve geçici işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının incelenmesinde, olay mahallinin dört yönlü kavşak olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'un 2918 sayılı KTK'nın 84/h ve 53/b maddesinde gösterilen sola dönüş kurallarına uymamak kuralını ihlal ettiğinin, ... plakalı araç sürücüsü ...'un kavşaklarda şerit değiştirme yasağını ihlal ettiğinin, ... plakalı motosiklet sürücüsünün bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür.
Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi yönünden trafik polisi bilirkişiden ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden raporlar alındığı, iki raporun birbirini doğruladığı, sürürücü ...'un sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında ilerisinde kavşak mahallinde sola dönmek için sola sinyalini vermiş vaziyette beklemekte olan sürücü idaresindeki otomobili, sağından geçip seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmeyip, sollamanın yasak olduğunu belirtir devamlı düz çift çizgiyle bölünmüş olan yolda kurallara aykırı bir biçimde bu otomobili sollamaya çalıştığı,
bu sollama manevrasını yapmadan evvel karşı yön bölümüne ilişkin gerekli/yeterli kontrolleri yapmadığı, kurallara aykırı bir şekilde sollama manevrası yapıp kontrolsüzce karşı yön bölümüne geçerek dönüş yapmak için beklemekte olan araçla ve karşısından gelmekte olan motosikletle çarpıştığı olayda %75 oranında kusurlu olduğu,
sürücü ...'un sevk ve idaresindeki otomobil ile sola dönüşün yasak olduğunu belirtir devamlı düz çift çizgiyle bölünmüş olan yolda kavşakta sola dönmek istediği sırada meydana gelen olayda %25 oranında kusurlu olduğunun, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile kendi yön bölümünü takiben seyri sırasında meydana gelen olayda atfı kabil bir kusuru bulunmadığının mütalaa edildiği,
raporların kaza tespit tutanağında belirlenen kazanın oluşumu ile uyumlu, ayrıntılı ve gerekçeli tanzim edildiği görülmekle mahkeme hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Kazaya ilişkin Alaca Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/165 Esas 2015/169 Karar sayılı dosyasında toplanan delillere göre kazaya karışan sürücülerin eşit oranda kusurlu olduğu belirtilerek karar verilmiş ise de TBK'nın 74. Maddesine göre ceza mahkemesi tarafından belirlenen ve kesinleşen maddi olgu hukuk hakimini bağlar ise de ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının hukuk hâkimini bağlamayacağı, mahkemece alınan bilirkişi raporları ile ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi olgu arasında farklılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Davacının, kazaya karışan ve zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan ... plakalı diğer araç sürücüsünün %75 kusur oranına isabet eden zarar yönünden %50 kusur oranını kabul ederek Güvence Hesabından ödeme aldığı gözetildiğinde davalı sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücüsünün %25 kusur oranına isabet eden zarar miktarından sorumlu tutulmasında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davalı vekilinin yargılama aşamasında vefat ettiği, davalının yargılamada bir süre de olsa vekille temsil edilmiş olduğu dikkate alındığında davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleride yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/441, K. 2025/516, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama