KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/446 Esas
- Karar no
- 2025/317
- Dava
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/11/2018
Karar Metni
1.168 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 20/07/2016 tarihli ...
Üretim Sözleşmesi gereği davalı yüklenicinin edimlerini üretim dönemlerinde tam ve eksiksiz olarak ifa edemeyeceğini beyan etmesi, üretim dönemi içinde fazla hayvan ölümüne sebebiyet verilmesi ve az yumurta teslim edilmesi üzerine sözleşmenin ve taraflar arasında daha önce yapılmış 12/10/2016 tarihli Yemeklik Yumurta Tasnif ve Paketleme Sözleşmesi'nin tarafların müşterek mutabakatı ile 30/06/2017 tarihli fesih protokolü kapsamında feshedildiğini,
sözleşmeye aykırı bakım ve üretim yapılmasından kaynaklı olarak davalı yüklenici tarafa hak ediş ve ceza bedeli olarak toplam 351.593,59 TL + KDV tahakkuk ettirildiğini ancak yapılan ihtara rağmen bedelin ödenmediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 351.593,59 TL + KDV alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirketin 2010 tarihinden itibaren ... Üretim Sözleşmesi ve Yemeklik Yumurta Tasnif ve Paketleme Sözleşmesi dahilinde ticari ilişki içinde olduklarını, davaya dayanak 20/07/2016 tarihli sözleşmenin, sözleşme koşullarının ağırlaştırılması nedeniyle müvekkili tarafından kabul edilmediğini ve imzalanmadığını, bu nedenle dava konusu sözleşmedeki imzaya itiraz ettiklerini;
diğer yandan, fesih protokolünde hak ediş ve cezaların davacı tarafça hesaplanıp müvekkiline bildirileceği hususunda hüküm bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki fesih protokolü ile rızai olarak sona erdirildiğini ancak, davacı tarafça cezai şarta ilişkin haklarının saklı tutulmadığını, bu nedenle cezai şart talep edilemeyeceğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Dava; taraflar arasındaki 30/06/2017 tarihli fesih protokolünde atıf yapılan 20/07/2016 tarihli "... Üretimi Sözleşmesi" gereği hesaplanan hakediş ve ceza koşulu alacağının (toplam 351.593,59 TL + KDV) faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 13/02/2020 tarihli kararla ve karardaki gerekçe ile özetle; davacı tarafça davaya dayanak olarak gösterilen 20/07/2016 tarihli sözleşme aslı dosyaya sunulamamış, fotokopisi sunulmuştur. Bilindiği üzere fotokopi; HMK hükümleri gereği belge olmadığı gibi, yasal delil başlangıcı da değildir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde iddianın ileri sürülüş biçimine göre kanıt yükü kendisinde olan davacı tarafça talep edilen hakedişin ve ceza koşulunun kararlaştırılıp buna göre hesaplanan sözleşme hükümlerinin, HMK'nın 200.vd.maddeleri gereğince kanıtlanamadığından, davanın reddine karar verilmişitir. (Mahkememizin 2018/... Esas, 2020/... Karar sayılı kararı)
Söz konusu mahkememiz kararının istinafı üzerine İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesi'nce yapılan inceleme sonrasında 07/06/2023 tarih, 2020/1635 Esas ve 2023/906 Karar sayılı kararla karar "Kaldırılmış", dosya mahkememize gönderilmekle esasın yukarıdaki numarasına kaydedilmiş, ve yargılamaya devam olunmuştur.
Somut olayda, tüm dosya kapsamı ile davacı tarafça dosyaya sunulan 09/11/2023 tarihli dilekçesi ve ekindeki hesaplama tablosu birlikte değerlendirilmek suretiyle, davacı tarafça ileri sürülen hukuksal nedene dayalı olarak davacının davalıdan herhangi bir hak ediş ve ceza alacığının bulunup bulunmadığının, varsa miktarının tespiti için bilirkişi raporu alınmasına, bu yönden dosya konusunda uzman SMMM ..., Borçlar Hukukunda nitelikli hesaplamalar konusunda uzman ... ve Sektör bilirkişisi Veteriner Hekim ... ... tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 18/03/2025 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi kurulu raporunda özetle; dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin ve davacı taraf yasal defterler üzerinde yapılan inceleme neticesinde, taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu ve geçerli olduğu, fesih protokolü ile sona erdirilip Yüklenicinin bu sözleşmelerden kaynaklanan hak ediş hesaplamalarını sözleşme şartlarına göre yaparak Yüklenici ‘ye bildirileceği protokolde düzenlenmiş olduğu, davacının davalıdan talep edebileceği standartları aşan ölüm oranına ait tavuk bedeli 41.085,10 TL, Standartlara göre Eksik üretilen yumurta bedeli 310.508,49 TL olmak üzere cezaların toplamının 351.593,59 TL olduğu,
davacı .... tarafından davalı ... adına 05.09.2017 tarih G-... fatura numaralı “Fason Bakım ve Yumurta Üretim Sözleşmesinin Özel Şartlar 5. Bendine İstinaden Tazmin” açıklamalı 351.593,59 TL +%18 KDV 63.286,85 TL = 414.880,44 TL tutarlı fatura düzenlenmiş olduğu, davacını KDV bedelini de talep edebileceği, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü tarafından yumurta tavukçuluğunda başarılı sayılmak için belirlenen standartlar ile dosyamızda geçen belirtilmiş olan standartların birbiriyle uyumlu olduğuna dair görüş bildirmişlerdir.
Davacı, davasında; sözleşme kapsamından üretim dönemi içerisinde fazla hayvan ölümüne sebebiyet verme, az yumurta teslim edilmiş olması nedeniyle 351.593,59 TL + KDV hak ediş ve ceza tutarının tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 2010 yılından itibaren üç sözleşme yapıldığı, davacının davasını 20/07/2016 tarihli sözleşme üzerinden açtığı, taraflar arasında imzalanmış olan 30/06/2017 tarihli fesih protokolünün de 2016 tarihli sözleşme ve 12/10/2016 tarihli yemekli yumurta tasnif ve paketleme sözleşmesini konu aldığı görülmüştür.
Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporundan; sözleşmeye göre ve fesih protokolündeki hükümlere göre hak ediş alacağı olarak yapılan hesaplamadan 351.593,59 TL + KDV = 414.880,44 TL alacağının olduğu rapor etmiştir.
"...Somut olayda; dava konusu 20/07/2016 tarihli ... Üretim Sözleşmesi davalı tarafça inkar edilmekle, sözleşme aslı davacı tarafça ibraz edilmediği için imza incelemesi mümkün olmadığı gibi fotokopi sözleşmenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmadığı açıktır.
Davacı tarafından 20/07/2016 tarihli sözleşme aslı sunulamamış ise de, Fesih Protokolünde "1-Taraflar arasında imzalanmış bulunan 20.07.2016 tarihli ... Üretim Sözleşmesi ... 3 Temmuz 2017 tarihi itibariyle Taraflar'ın ortak Mutabakatıyla sona erdirilmiştir." hükmüne yer verilmiştir.
Davalının Fesih Protokolüne bir itirazı olmamakla birlikte, mahkememizce 27/06/2019 tarihli celsede "Davalı tarafa, fesih protokolünün 1.maddesinde zikredilen ve davacı tarafın davaya dayanak yaptığı ancak, kendilerince kabul edilmeyen sözleşme dışında, fesih konusu olduğunu savunduğu var ise aynı tarihli 20/07/2016 tarihli ... Ür.
Sözleşmesinin aslını sunmak üzere 2 haftalık süre verilmiş ancak davalı tarafça 20/07/2016 tarihli başka bir sözleşme ibraz edilmemiş, davalı vekili "...karşı tarafın dava konusu yaptığı 20/07/2016 tarihli bir sözleşme yoktur, müvekkilimce böyle bir sözleşme imzalanmamıştır, fesih protokolü ise fesih tarihine kadar süre gelen taraflar arasındaki uzun süreli ticari ilişkinin sonlandırılması amacı ile yapılıp imzalanmıştır..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Fesih protokolünde açıkça "Taraflar arasında imzalanmış bulunan 20.07.2016 tarihli ... Üretim Sözleşmesi" ifadesine yer verildiğinden yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olduğunun kabulü gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Taraflar arasındaki 30/06/2017 tarihli Fesih Protokolünde asıl protokolün varlığı kabul edilmektedir. Fesih Protokolünde de sözleşmeden kaynaklanan hak ediş alacaklarının sözleşme şartlarına göre hesaplanacağı hükme bağlanmıştır, davalının da Fesih Protokolüne bir itirazı bulunmamaktadır.
Dosya ve davacı defter ve belgelerinin incelenmesinde de taraflar arasında 2010, 2015 ve 2016 tarihli üç sözleşme ilişkisinden doğan ticari ilişkinin bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında fatura ve hak edişlerin düzenlendiği, ihtarname ve Fesih Protokolüyle de hak ediş alacağının sözleşme şartlarına göre hesaplanacağı kararlaştırılmış olup, aldırılan bilirkişi raporu ile de 20/07/2016 sözleşmeden dolayı davacının KDV dahil 414.880,44 TL hak ediş alacığının olduğu tespit edilmiş olduğundan ve aldırılan raporunda bilimsel,
dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime açık olduğu kabul edilerek davacının davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/446, K. 2025/317, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama