KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/580 - 2025/546
- Esas no
- 2023/580
- Karar no
- 2025/546
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28.12.2022
- Numarası
- 2021/635 Esas 2022/965 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Yazılma tarihi
- 23.05.2025
Karar Metni
1.506 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 08.12.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının idaresindeki motosikletin çarpışması sonucunda davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini ve davacının kusuru bulunmadığını, davacı hakkında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 30.07.2021 tarihli raporun düzenlendiğini, davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasında sonuç alınamadığını,
davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 200,00 TL bakıcı gideri, 300,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 9.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 219.587,78 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 16.460,25 TL, bakıcı gideri talebini 10.224,90 TL olarak artırmış,
29.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 282.435,56 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacı tarafça iddia olunan zarar kalemlerinin kanıtlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının tazminat talepleri yönünden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkin olduğu, 10.05.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kusura ilişkin olarak kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği,
Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 12.07.2021 tarihli raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda davacının sürekli özür oranının % 11,6 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 180 gün olduğu, 90 gün bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği,
aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 10.05.2022 tarihli rapor ve 13.10.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne, 5.793,45 TL geçici, 282.435,56 TL kalıcı iş görmezlik, 10.224,90 TL bakıcı gideri toplamı 298.453,91 TL'nin 03.09.2021 temerrüt tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, hüküm altına alınan geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, bu giderlerin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, mahkemece kazaya ilişkin kusur raporu alınmadan karar verilmiş olmasının hatalı olup olay yerinde keşif yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacının maluliyet oranının belirlenmesi yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadın karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı tarafça alınan maluliyet raporu esas alınarak karar verildiğini,
davacının aldığı rapor tarihi gözetildiğinde henüz iyileşme ve stablizasyon süresi tamamlanmadan alındığından hesaplamaya esas alınamayacağını, hüküm altına alınan tazminattan davacının yolcu konumunda olması nedeniyle hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasını, emniyet kemerinin ve koruyucu ekipman kullanılmaması nedeniyle müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmasını, hüküm altına alınan tazminatın fahiş olup hesaplamanın 1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının idaresindeki motosikletin çarpışması sonucunda davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 12.07.2021 tarihli raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda davacının sürekli özür oranının % 11,6 olduğu,
geçici iş göremezlik süresinin 180 gün olduğu, 90 gün bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi rapor ve ek raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, mahkemece dava dilekçesi ekinde ibraz edilen davacı hakkında Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 12.07.2021 tarihli raporda 1. Arıza: Tibia kırığına bağlı, Tablo 3.10 ayak bileği eklem hareketlerinin kısıtlılığına bağlı özürlülük Dorsal fleksiyon 10 derece hafif, Alt ekstremite özürlülük oranı: % 7, Tablo 3.11 Topuk hareket kısıtlılığına bağlı özürlülük, inversiyon 20 derece hafif, Alt ekstremite özürlülük yüzde oranı: % 2, eversiyon 10 derece hafif,
Alt ekstremite özürlülük yüzde oranı: % 2, Toplam alt ekstremite özürlülük oranı Balthazard ile hesaplandığında toplam: %10.8 Tablo 3.2-Alt ekstremite özürlülüğünden kişinin özürlük oranı hesaplanması: Kişinin özürlülük yüzde oranı: %6 (altı) olduğu, 2. Arıza: Klavikula kırığına bağlı.
Şekil 2.10: Omuz fleksiyon ve ekstansiyon kısıtlılığına bağlı üst ekstremite özürlülük yüzdeleri, fleksiyon 140 derece Üst Ekstremite Özürlülük Yüzdesi: % 3. Ekstansiyon 40 derece, Üst Ekstremite Özürlülük Yüzdesi: % 1. Şekil 2.11: Omuz abduksiyon ve adduksiyon kısıtlılığına bağlı üst ekstremite özürlülük yüzdeleri, Abdüksiyon 140 derece, Üst Ekstremite Özürlülük Yüzdesi: 2, Addüksiyon 30 derece, Üst Ekstremite Özürlülük Yüzdesi: % 1, Şekil 2.12 Omuz internal rotasyon ve eksternal rotasyon kısıtlılığına bağlı üst ekstremite özürlülük yüzdeleri, İnternal rotasyon 50 derece,
Üst Ekstremite Özürlülük Yüzdesi: 2 Eksternal rotasyon 50 derece Üst Ekstremite Özürlülük Yüzdesi: 1 Toplam (3+1+2+1+2+1) 410, Tablo 2.3. Üst ekstremite özürlülüğünün kişinin özürlülük oranına dönüştürülmesine göre. Kişinin Özürlülük Oranı: % 6 (altı) olduğu tespit edildiği belirtiltikten sonra Bahthazard formülüne göre özür oranının % 11,6 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 180 gün olduğu ve geçici bakıcı ihtiyacının 90 gün olduğu belirtilmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğin ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir.
Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir.
Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesi dikkate alındığında davacı tarafından ibraz edilen raporun kaza tarihinden itibaren 1 yıllık süre dolmadan düzenlenmiş olduğu, mahkemece bu rapor esas alınarak yargılamanın sürdürüldüğü, davalı tarafça maluliyete itiraz edildiği ve yargılama sırasında maluliyete ilişkin rapor alınmadığı anlaşıldığından davadan önce davacı tarafın müracaatı üzerine düzenlenen rapora dayalı olarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması ile ilgili tüm tedavi evrakları getirtilip Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi olan 08.12.2020 tarihi itibariyle geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hükümlerine göre davacının dava konusu kazada yaralanması sonucu meydana gelen maluliyeti, geçici iş göremezlik ve bakıcı süresinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınması, taraflara denetim imkanı sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/580, K. 2025/546, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama