KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/750 - 2025/708
- Esas no
- 2023/750
- Karar no
- 2025/708
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26.05.2023
- Numarası
- 2021/748 Esas 2023/373 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 29.05.2025
Karar Metni
774 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.07.2021 tarihinde, dava dışı ...'in idaresinde bulunan davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı araç ile davacının idaresindeki motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek HMK'nın 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik geçici ve sürekli işgöremezlik zararı toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı için 3.956,40 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının usulüne uygun olarak dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru yapmadığını bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, meydana gelen kazada davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, dava konusu kazada kusur dağılımının ve maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, sigorta şirketinin ancak poliçe limitleri kapsamında sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %0, tıbbi iyileşme süresinin 6 hafta olduğunun belirlendiği, davacının geçici işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı,
alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile. 3.956,40 TL'nin 28.08.2021 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının maluliyeti yönünden Ankara Üniversitesinden alınan raporu kabul etmediklerini, davacının şikayetlerinin tam olarak dinlenmediğini, davacının kas gücü kaybının olduğunu, yaralandığı bölgesinde ağrıların halen devam ettiğini, geçici işgöremezlik zararının hesaplanmasında esas gelirin az olduğunu, davacının inşaat ustası olduğunu, asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı aracın, davacının idaresindeki motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek daimi işgöremezlik tazminatı ve geçici işgöremezlik tazminatı talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, dava konusu kaza sonucu yaralanmasından kaynaklanan daimi maluliyetinin bulunmadığı, belirlenen tıbbi iyileşme süresi yönünden geçici işgöremezlik zararı talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde; özellikle, davacının dava konusu kazadan kaynaklanan maluliyetinin belirlenmesi yönünden Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda, davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin tüm evrakların ve raporların incelendiği, fiziki muayenesinin yapıldığı,
yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi olan 25.07.2021 itibariyle uygulanmakta olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının yaralanmasının araz bırakmadan iyileştiğinin, tıbbi iyileşme süresinin 6 hafta olduğunun belirlendiği,
raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği görülmekle hükme esas alınmasında ve davacının tıbbi iyileşme süresine ilişkin geçici işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden alınan aktüer bilirkişi raporunda, davacının aylık gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğunun ispatlanamaması nedeniyle net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasında bir usulsüzlük görülmediğinden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/750, K. 2025/708, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama