İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1503 K.2026/768

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2024/1503Karar2026/768Tarih29 Nisan 2026Okuma11 dk · 2.127 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
29 Nisan 2026
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/1503 - 2026/768
Esas no
2024/1503
Karar no
2026/768
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
03/10/2024
Numarası
2024/181 Esas 2024/1024 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali
Yazılma tarihi
29.04.2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.127 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

24.10.2018 tarihinde davacı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan davalı adına kayıtlı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobille çarpışması neticesinde ...'ın vefat ettiğini, ...'ın yakınları tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru neticesinde müteveffanın eşi, oğlu, kızı anne ve babası için davacı sigorta şirketi aleyhine tazminata hükmedildiğini, kararın icraya konulması üzerine Ankara 3. İcra Dairesinin 2019/9945 Esas sayılı dosyaya 534.165,47-TL ödeme yaptıklarını, sigortalı araç sürücüsünün trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü,

sigortalı sürücüsü ...'in olay yerinden firar ederek yasal vazifelerini yerine getirmediği gibi alkol-ehliyet denetimine de girmediğini, dava öncesi davalıya oluşan hasar ile ilgili rücu ihtarı gönderildiğini, ödeme yapılmadığını, rücu alacağının tahsili amacıyla Bayburt İcra Müdürlüğünün 2021/417 Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek,

davalının Bayburt İcra Müdürlüğünün 2021/417 sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 25.06.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile işbu davayı alacak davasına çevirerek hak sahibine ödenen 534.165,47 TL'nin kaza tarihi olan 24.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 15.03.2024 tarih ve 2023/1034 Esas - 2024/365 Karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin 07.07.2023 Tarih 2023/699 Esas 2023/450

Karar sayılı ilamında davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğundan görev konusunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili 25.06.2024 tarihli tam ıslah dilekçesi ile davasını alacak davasına dönüştürdüğü, 24.10.2018 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ...'ın maliki olduğu, davacı sigorta şirketince sigortalı olan ... plakalı araç ile sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç arasında meydana gelen kazada sürücü ... hayatını kaybettiği, müteveffanın vefatı sebebiyle hak sahipleri tarafından davacı sigorta şirketi aleyhine Sigorta

Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru neticesinde 08.04.2019 tarih, 2018.E.94442 K-2019/14660

sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararı ile müteveffanın eşi ... için 200.366,25-TL, oğlu ... için 34.466,75-TL, kızı ... için 27.630,00-TL, annesi ... için 46.971,40-TL, babası ... için 50.565,60-TL olmak üzere toplam 360.000,00-TLnin 16.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak başvuru sahiplerine ödenmesine, 5.500,00-TL başvuru harcı ile 350,00-TL bilirkişi ücretinden oluşan 5.850,00-TL yargılama giderinin sigorta şirketinden alınarak başvuru sahiplerine ödenmesine, başvuru sahipleri vekil ile temsil edildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği

hesaplanan müteveffanın eşi ... için 17.971,98-TL, oğlu ... için

4.136,01-TL, kızı ... için 3.315,60-TL, annesi ... için 5.516,85-TL ve babası ... için 5.912,22-TL olmak üzere toplam 36.852,66-TL avukatlık ücretinin sigorta şirketinden alınarak başvuru sahiplerine ödenmesine karar verildiği, kararın icrası için hak sahipleri tarafından davacı sigorta şirketi aleyhine başlatılan Ankara 3. İcra Dairesi'nin 2019/9945 esas sayılı takip dosyasına davacı sigorta şirketi tarafından 08.08.2019 tarihinde 511.941,19-TL ve

09.08.2019 tarihinde 22.224,28-TL olmak üzere toplam 534.165,47-TL ödeme yapıldığı, davacı sigorta şirketi tarafından icra dosyasına

yapılan ödemenin rücuen tahsilini teminen davalı işleten aleyhine Bakırköy 15. İcra

Müdürlüğünün 2021/502 esasına kayden 13.01.2021 tarihinde başlatılan ve devamında yetki

itirazına istinaden Bayburt İcra Müdürlüğünün 2021/417 esasına kayıtlanan icra takibi ile 534.165,47-TL asıl alacak, 85.426,23-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 619.591,70-TL'nin tahsilinin talep edildiği, rücunun dayanağı olarak sürücünün kasti ve ağır kusurlu(yağışlı havada, virajlı yolda, ıslak zeminde makas atarak ilerlemesi) hareketiyle kazaya sebebiyet vermesi ve olay yerini terk etmesi şeklinde belirtildiği,

alınan bilirkişi heyeti raporundan, soruşturma aşamasında alınan kusur raporundan ve dosyaya kazandırılan tahkikat evraklarından tespit edildiği üzere davadışı ...'in, yönetimindeki ... plakalı aracıyla olay yeri yerleşim içi 3 şeritli, 50 km/h hız limitli, düz ve eğimsiz bölünmüş tek yönlü asfalt cadde üzerinde yağmurlu hava ve ıslak zeminde kontrolsüzce şerit değiştirerek seyrederken yolun, trafiğin ve havanın durumuna göre hızını ayarlamayarak, güvenli takip mesafesini koruyamayarak ön ilerisinde nizami şekilde seyrine devam eden sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu kazanın meydana geldiği,

bu şekilde meydana gelen kazada sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'ın ise kusuru bulunmadığı, trafik sigorta poliçesinin 19/03/2018 - 19/03/2019 tarih aralığını kapsadığı, sigortalı aracın kullanım durumunun ticari olduğu, poliçe teminat limitinin sakatlanma ve ölüm kişi başına 360.000,00-TL olduğu, olay tarihi gözetildiğinde zarar gören üçüncü kişilerin zararlarının poliçe kapsamında olduğunun anlaşıldığı, rücu edilecek tutarın bilirkişi raporunda 497.494,03-TL asıl alacak, takdire göre 80.723,51-TL işlemiş avans faizi veya 55.814,74-TL işlemiş yasal faiz olarak belirlendiği,

davacı vekilinin rapora ve hesaplamaya itiraz ettiği, yapılan ödemenin Uyuşmazlık Hakem Kararı'na dayandığı ve bu sebeple yapılan ödemenin rücusunun talep edilebileceğinin değerlendirildiği, bu itibarla davacı vekilinin itirazı yerinde görülerek yapılan ödeme tutarı olan 534.165,47 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren sigortalı aracın kullanım durumunun ticari olduğu gözetilerek avans faizi ile birlikte tahsilinin gerektiği, ... plakalı araç sürücüsünün tanık ifadeleri ile sabit olduğu üzere ıslak zeminde kontrolsüzce şerit değiştirerek seyrinde ağır kusurlu olması,

olay yerinin terk edilmesine ilişkin bir gerekçe, sebep ileri sürülmediği gibi davaya cevap da verilmediğinden, dosya kapsamında olay yerini terk etmenin zorunlu sebeplerden kaynaklandığının tespit edilememesi ve bu sebeple olay yerinin mazeretsiz olarak terk edilmesi, yasada açıklanan terke ilişkin zorunlu halin bulunmaması sebepleriyle rücu koşullarının oluştuğu belirtilerek, davanın kabulü ile, 534.165,47-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutarın 511.941,19TL'sine ödeme tarihi olan 08.08.2019 tarihinden, 22.224,28 TL'sine ödeme tarihi olan 09.08.2019 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,

karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davacının talepleri doğrultusunda karar vermesinin usule ve hukuka uygun olmadığını, davanın reddi gerektiğini, davalının dava konusu kazaya ilişkin bir kusuru bulunmadığını, kira sözleşmesi ile aracını kiraya veren davalının sorumlu tutulmasının hukuk düzenine aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu kazanın olduğu gün havanın yağmurlu ve yolun kaygan olması gözetilmeden karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, kabul kararının usul ve hukuka aykırı olduğunu belirterek; kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Davanın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde zarar gören üçüncü kişilere destekten yoksun kalma tazminatı kapsamında yapılan ödemelerin olay yeri terk nedenine dayanılarak davalı sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.

Davacı sigorta şirketi, rücu sebebini, sigortalısı olan davalıya ait aracın sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesi olgusuna dayandırmıştır. Nitekim, kaza tespit tutanağı içeriğinden somut uyuşmazlıkta sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk ettiği anlaşılmaktadır.

Sigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B-4.maddesi gereğince, tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri, üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.

Davacı sigorta şirketi ile davalı arasındaki ilişki sigorta sözleşmesinden kaynaklanan bir ilişki olup sözleşme ayakta durduğu sürece hüküm ifade eder.

Taraflar arasında düzenlenen sigorta sözleşmesi gereğince zarar gören üçüncü kişinin zararının ödeyen sigorta şirketi sözleşmenin tarafı olan sigortalıya karşı sözleşme hükümlerine aykırılık nedeniyle poliçenin eki niteliğindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde belirtilen şartların varlığı halinde rücu edebilir.

Buna göre; sözleşme ilişkisinden kaynaklanan rücu hakkının sigortacı tarafından sigorta sözleşmesinin tarafı yani akidi olan sigortalıya karşı ileri sürebileceğinden davacı sigorta şirketi, söz konusu davayı ancak kendisi ile sözleşme yapan kişiye karşı açabilir.

Buna göre davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine göre sigortalının davalı ... olduğu anlaşılmakla davacı tarafından davalı akidine karşı husumet yöneltilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Taraflar arasında geçerli ZMSS poliçesinin düzenlenme tarihinde yürürlükte bulunan 01.06.2015 tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Genel Şartlarının zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı başlıklı B.4/f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması hali rücu nedeni olarak düzenlenmiştir.

01.06.2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarından olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol vb belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol vb belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir.

Genel Şartlar B.4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez.

Sigorta genel şartları B.4-f bendi kapsamında sigortalının, kaza ister maddi zarara ister bedensel zarara neden olsun sürücünün olay yerine terk etmiş olması halinde üçüncü kişilere yapmış olduğu ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiş, ilgili madde de, istisnai durumlar "hariç" denilerek, gösterilmiştir.

Buna göre sigortalı ancak bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur.

Yaralamalı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir.

Bu kapsamda, somut olayda, ispat yükü davalıda olup, davalı taraf araç sürücüsünün olay yerini haklı sebeplerle terk ettiğini ispatlamak zorundadır. Rücu davaları gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da ödediği miktarı değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlularından isteyebilir. Davalı, davacının ödediği miktardan değil, kaza nedeni ile ortaya çıkan gerçek zarardan kusuru oranında sorumludur. Dolayısıyla davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder.

Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, kaza tespit tutanağı ile soruşturma dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu ile uyumlu kusur bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle kusur değerlendirilmesi yapılarak,

davacı sigorta şirketine sigortalı olup davalı ...'ın da maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'in olay yeri yol bölümünde aracının hızını olay yeri yol ve trafik durumuna göre ayarlayamayarak aracının kontrolünü kaybederek ön ilerisinde nizami olarak seyir halinde olan mütevvefa sürücü ... idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpması şeklinde meydana gelen kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in aracını dikkatsiz ve tedbirsiz kullanarak önündeki araçla arasındaki gerekli güvenli takip mesafesini korumaksızın aracını trafik ve yol durumuna göre gerekli hız değerinde tutmayıp önündeki araca tek yönlü yolda

arkadan çarpmak ve olay yerini terk etmek suretiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu, müteveffa sürücünün ise kusursuz olduğunun tespit edilmek suretiyle ödeme tarihindeki verilere göre TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yöntemine göre zarar görenin gerçek zararının ve davalıya rücu edilebilecek miktarın tespit edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.

Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; kazanın sigortalı araç sürücünün kusurlu davranışı ile gerçekleştiğinin tespit edilmesine, zorunlu bir neden olmaksızın olay yerinin terk edilmiş olması nedeniyle poliçe kapsamında davacının ödediği tazminatı gerçek zarar miktarı üzerinden sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına isabet eden bedel nispetinde ve ödediği miktar ile sınırlı olmak üzere rücu edebilecek olmasına, ödeme tarihi itibariyle zarar gören üçüncü kişilerin gerçek zararının belirlenmiş olmasına,

gerçek zarar miktarı üzerinden yerleşik uygulama doğrultusunda indirim yapılması halinde dahi bakiye zararın davacı tarafından ödenen rücuya konu tazminat miktarının üzerinde olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına,

kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalıdan istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 36.488,84 TL istinaf harcından peşin alınan 9.123,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.365,84 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,

5-Kararın taraflara usulüne uygun tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 29.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/1503, K. 2026/768, 29 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1503
Karar No
2026/768
Tarih
29 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1507 K.2026/545
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1513 K.2026/769
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1524 K.2026/495
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2024/1546 K.2026/780
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2024/1554 K.2026/779
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/1635 K.2026/656

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.