KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
- Esas no
- 2024/59
- Karar no
- 2025/1380
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10.10.2023
- Numarası
- 2022/852 Esas 2023/655 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Yazılma tarihi
- 19.11.2025
Karar Metni
828 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.02.2022 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacı adına kayıtlı olup eşi ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın çarpışması sonucunda davacının aracında değer kaybı oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... sigortalı aracın sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığından davalının sorumluluğunun bulunmadığını, davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre, kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusursuz olduğu gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, olay yerinde keşif yapılması gerektiğini, kamera kaydına ilişkin CD kizleme tutanağını düzenleyen polis memurlarının tanık olarak dinlenmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağının gerçeğe aykırı düzenlendiğini, davalıya sigortalı çekicinin davacıya ait aracın şeridini ihlal ederek sol taraftan çarpıp sürüklediğini, davacıya ait araç sürücüsünün tam kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle değer kaybı istemine ilişkin olup mahkemece, yapılan yargılama sonucu kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu kazaya ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağında, dava konusu trafik kazasının Ankara İli, Etimesgut İlçesi, Erler Mahallesinde Dumlupınar Bulvarının Kızılay istikametine seyir yönünde, Yaşamkent tüneli çıkışında meydana geldiğinin, davacı adına kayıtlı, dava dışı ... idaresindeki ... plakalı aracın, Yaşamkent tünelini geçtiğinde ön ilerisinde seyretmekte olan bir aracın hızını düşüren aracı görüp fren tedbirinde bulunduğunda zeminin ıslak olması nedeniyle aracın sola savrulduğu ve aynı yönde solunda seyretmekte olan ... idaresindeki ... plakalı çekicinin sağ ön kesimine, sol yan kesimi ile çarptığının, ...’in kazanın meydana gelmesinde bir kural ihlalinin bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür.
Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi yönünden Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden ve Karayolları Genel Müdürlüğünden emekli iki makine mühendisi ve bir teknik elemandan oluşan bilirkişi kurulundan raporlar alındığı; her iki raporda da, dava konusu kazaya ilişkin kamera görüntülerinin incelendiği,
kazanın oluş şeklinin irdelendiği ve sonuç olarak davacıya ait ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ın, yönetimindeki aracı ile yerleşim yeri içinde seyretmekte iken aracının hızını, aracının yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumun gereklerine göre ayarlamamakla, ıslak satıhlı zeminde yüksek hızla seyretmekle, hızın etkisi ile aracını seyir şeridi içinde muhafaza edemeyerek sola doğru savrulup solunda nizami şekilde seyir halinde olan karşı aracın şeridine tecavüz ederek kazaya neden olduğunun, bu itibarla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 46. maddesi (b) ve (c) bendi,
52. Madde (b) ve 67. madde (a) bendi hükümlerine aykırı davrandığının, 84. maddede belirtilen asli kusurlu hallerden manevraları düzenleyen genel şartlara uymadığının, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunun belirtildiği, kusur raporları arasında çelişki bulunmadığı, belirlenen kusur oranının kaza tespit tutanağındaki bilgiler ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu,
raporların ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği görülmekle ve kaza tespit tutanaklarının aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğu da gözetildiğinde davacı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/59, K. 2025/1380, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama