KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi İhtiyati Haciz Talep Eden Aleyhinde İhtiyati Haciz Talep Olunan
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/953 - 2024/1114
- Esas no
- 2024/953
- Karar no
- 2024/1114
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 30.05.2024
- Numarası
- 2024/368 Esas
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
- Yazılma tarihi
- 27/09/2024
Karar Metni
1.194 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 30.05.2024 tarihli ara karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 16.09.2023 tarihinde davalılardan ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ...’ın sevk ve idaresindeki ... araçla yaptığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacıların annesi ...’nin vefat ettiğini,
davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek davacı ... yönünden adli yardım talebinin kabulü ile davacı çocuklar için HMK’nın 107. maddesi gereğince ayrı ayrı 100‘er TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 300 TL maddi tazminat ile 500.000‘er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 1.500 000 TL manevi tazminatın kaza tarihinde itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminatla sorumlu olarak) davalılardan tahsiline, davalı ...'ın tapu, trafik tescil ve banka ve diğer finans kurumlarına müzekkere yazılarak tespiti durumunda tapu ve trafik tescil kayıtlarına,
banka ve diğer finans kurumlarındaki paralarının çekilmemesi için şerh konulmasına, ayrıca davalı ...'ın yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine ve TBK 76 madde gereğince 300.000 TL geçici ödeme yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 30.05.2024 tarihli ara karar ile; ihtiyati haciz/tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu (HMK m.390/3), alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi gerektiği (2004 s.İİK. m.258/1) dosyanın tetkikinde; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinde; dosyaya sunulan delillere göre, haklılık durumu ve alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın davalının haksız fiil niteliğindeki (taksirle ölüme sebebiyet verme) eylemi ile davacıları zarara uğrattığı iddiasına dayalı olarak manevi tazminat davası olduğu, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış içtihatlarına göre; zararın, haksız eylemden kaynaklandığı, tazminatın da haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiği, "muaccel alacak " kavramının, alacaklı tarafından belli durumlarda bir ekonomik değer veya icrası mümkün bir alacak iddiasını elde etmeye yönelik, makul bir şekilde ortaya konulmuş icra edilebilir bir iddianın doğurduğu,
ulusal mevzuatta bir kanun hükmüne veya yerleşik içtihatlara dayalı başarılı olma şansı yüksek, yeterli somutluğa sahip nitelikteki talep ve dava edilebilir hale gelmiş alacakları ifade ettiğini, İcra ve İflas Kanunu'nun 258/1.maddesinde.
"Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde belirtilen husus kapsamında, alacağın "yaklaşık ispat" kuralına göre ispatına ilişkin delil ve belgelerin sunulması gerektiğini, somut olayda davacıların anneleri olan ...’nin davalının taksirli eylemi nedeniyle öldüğünü, kusur raporuna göre de davalının %100 kusurlu olduğunun Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/25 Esas sayılı dosyası ile belirlendiğini, yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiğini,
ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu talepleri doğrultusunda ihtiyati haciz kararı verilmemesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkemenin 30.05.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasını, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Davacılar vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Davacılar vekili, davalıların zorunlu mali mesuliyet sigortacı ile sürücüsü olduğu aracın yaptığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacıların annesinin öldüğünü belirterek annelerinin ölümü nedeniyle her davacı için ayrı ayrı 500.000‘er TL manevi tazminatın davalı sürücüden, 100,00‘er TL destekten yoksun kalma tazminatının da davalılardan tahsilini, davalı sürücü ...’in yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarına teminatsız ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece koşulları oluşmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İİK’nın 257.maddesi hükmüne göre :"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.
İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.
İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.
2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir.
Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.
Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir.
Somut olayda, davacılar vekili tarafından davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacı olduğu aracın yaptığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacıların annesi ...’nin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edilmiş olup talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, talep edilen tazminat miktarı gözetildiğinde herkes tarafından ödenebilecek bir miktar olduğu, bu aşamada talep edilen tazminat miktarı ve ölçülülük ilkesi gözetildiğinde ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı,
yargılama aşamasında delil durumuna göre her zaman mahkemeden istenebileceği, manevi tazminat yönünden ise manevi tazminat miktarının, kapsamının ve koşullarının hakimin takdirine bağlı olduğu, tazminat yükümlüsünün tutum ve davranışları olayın özelliği, kusurun varlığı, niteliği, ekonomik, sosyal çevre ve benzeri pek çok subjektif etkene göre hakim tarafından belirlenen bir tazminat türü olup, maddi tazminat gibi miktarı objektif koşullara göre belirlenecek bir tazminat türü olmadığından alacağın muaccel olması yanında, ihtiyati hacze esas belirli bir miktar olması gerektiği gözetildiğinde dosya kapsamı,
kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/953, K. 2024/1114, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama