İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2025/1415 K.2026/64

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2025/1415Karar2026/64Tarih23 Ocak 2026Okuma7 dk · 1.487 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

Karar tarihi
23 Ocak 2026
Esas no
2025/1415
Karar no
2026/64
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12.09.2025
Numarası
2025/701 Esas 2025/597 Karar
Davanın konusu
Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Ve Manevi Tazminat
Yazılma tarihi
05.02.2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.487 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde.

22.04.2024 tarihinde davalı ... adına kayıtlı, davalı ... idaresinde bulunan aracın davacı yaya ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu, davacının yatağa bağımlı hale geldiğini ve kalıcı maluliyet oluştuğu gibi geçici iş göremezlik ve sürekli bakım ihtiyacının da doğduğunu, davalıların, davacının zararlarından sorumlu olduğunu, mevcut trafik kazası nedeniyle sigorta şirketine karşı Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan başka bir maddi tazminat davası bulunduğunu,

her iki dava aynı maddi olaya dayandığı için bu davanın o dosya ile birleştirilmesini talep ettiklerini beyanla öncelikle dosyanın Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/631 E. Sayılı dosyası ile birleştirme talebinin kabulü ile fazlaya ilişkin sair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere HMK'nın 107. maddesine göre sürekli iş göremezlik tazminatı için şimdilik 100 TL, geçici iş göremezlik tazminatı için şimdilik 100 TL, bakıcı gideri tazminatı için şimdilik 100 TL olmak üzere şimdilik toplam 300 TL maddi tazminatın ve 1.000.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/211 E. 2025/285 K. Sayılı dosyasında verdiği birleştirme kararının kesinleşmesi sonrasında, Ankara 6. Asliye Ticaret mahkemesine gönderilen dosyada mahkemece.

Eldeki davanın ilk olarak Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/211 Esasına kayden açıldığı, anılan mahkeme tarafından birleştirme kararı verilerek dosyanın mahkemelerinin 2024/631 esas sayılı davasına birleştirildiği, dosyada verilen birleştirme kararının usul hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, buna göre; asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinden olmaması nedeniyle birleştirme kararının HMK'nın 166. maddesine uygun düşmediği gözetilerek 12.09.2025 tarihli ara karar ile birleşen dosyanın bu kez tefrikine karar verildiği,

neticeten tefrik kararı akabinde davacı tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın mahkemenin işbu 2025/701 Esas kaydını aldığı; tefrik edilen eldeki dosyada mahkemenin görevinin değerlendirildiği, bu itibarla; davanın, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı tarafından husumetin kazaya kusuruyla sebebiyet verdiği belirtilen araç sürücüsü ve malikine yöneltildiğinin görüldüğü, eldeki davanın mutlak ticari dava niteliği söz konusu olmadığı gibi davacı tacir olmadığından davanın nisbi ticari dava niteliği de bulunmadığı,

davaya bakma görevinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olduğu, eldeki dava ilk olarak Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/211 esasına kayden açılmış ve akabinde mahkemenin 2024/631 esas sayılı dosyasına birleştirilmiş ve bu suretle mahkemeye tevdi edilmiş(ve akabinde tefrik edilmiş ) ise de; benzer bir uyuşmazlıkta Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 2023/650 Esas, 2025/638 Karar sayılı ve 09.05.2025 tarihli kararında; "...HMK'nın 166.

Maddesi gereğince birleştirilen dava dosyaları birbirinden bağımsız ayrı birer dava olduğundan mahkemenin görev ve yetkiye ilişkin hususları da birleştirilen dava yönünden ayrıca değerlendirmesi gerekir" denildiği, yapılan bu açıklamalar doğrultusunda mahkemenin görevsizliğine dair karar vermek gerektiği, ayrıca görev hususundan önce yetki meselesi ele alınamayacağından ve görevsizlik kararına göre HMK'nın 20. maddesinin uygulanması gerektiğinden dosyanın yargı çevresi dışında olan ( birleştirme kararı öncesinde davanın ilk açıldığı) Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine dair karar tesis edilemeyeceği düşünülerek,

kesinleşme ve talep halinde dosyanın HMK'nın 20. maddesi gereği Ankara Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesi yönünde karar tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle.

"Davanın görevsizlik nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, HMK'nın 20. Maddesi gereğince, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dosyanın görevli Ankara (Nöbetçi) Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,” karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılacak yargılamanın, davalıları da etkileyeceği, bu nedenle HMK’nın 166. maddesi gereğince davalıların birleştirilmesi ve birlikte görülmesi gerektiğini, aynı olaya ilişkin iki farklı karar çıkmasının muhtemel olduğunu, mahkemenin şekilciliğe giderek, görevsizlik kararı verdiğini, oysa sürücü araç sahibi ve sigorta hakkında açılan davaların Ticaret Mahkemesinde görülebildiğini, bu durum usul ekonomisine de aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından, talepleri yönünden asliye ticaret mahkemesince de karar verilebileceğini, sigorta şirketi hakkında hali hazırda görülen dava mevcut iken davaların birlikte görülmesinin usul ekonomisine daha uygun olacağını belirterek kararı istinaf etmiştir.

HMK'nın 30. maddesinde, yargılamanın görülmesinde "usul ekonomisi ilkesi" benimsenerek, yargılamanın makul süre içerisinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesi, gereksiz gider yapılmasının önlenmesi hâkimin yükümlülüğünde olduğu düzenlenmiş ise de, usul ekonomisi kamu düzenine aykırlık halinde, hâkime takdir hakkı vermediği gibi, davanın taraflarına da kamu düzenine aykırı olacak şekilde talepte bulunma hakkını vermeyecektir.

Mahkemelerin görevi de kamu düzeninden olup, kanunda açıkça düzenlenmedikçe, usul ekonomisi açısından uygun dahi olsa davacı, görevsiz olan mahkemeye dava açarak, görevsiz mahkeme tarafından talebi hususunda esasta karar verilmesini isteyemez.

HMK'nın 57. maddesi çerçevesinde birden fazla kişi hakkında ihtiyari dava arkadaşı olarak dava açılabileceğine yönelik hükümler çerçevesinde, davalılardan talebin ayrı mahkemelerin görevine girmesi durumunda, davanın, tüm davalılar açısından daha özel görevli mahkemece birlikte görülmesine yönelik hükümler ve yargısal içtihatlar, dava arkadaşlığında uygulanacak hükümler olup, aynı zarar ya da alacak kapsamında birden fazla sorumlu hakkında ayrı ayrı dava açılması halinde, tüm davaların daha özel görevli mahkemede görülebileceği şeklinde yorumlanması, yasal düzenlemeler çerçevesinde mümkün görülmemektedir.

Zira mahkemelerin görevi, dava açıldığı tarihteki usul hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.

Yeri gelmiş iken, davaların birleştirilmesini düzenleyen HMK'nın 166. maddesinde "aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılan davaların" birleştirilebileceği kabul edilmiş ise de, birleştirme ihtimali bulunan dosyalarda, davacının mahkemenin görevli olup olmadığına bakılmaksızın serbestçe, ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirme talepli dava açma hakkı da düzenlenmemiştir.

Dolayısıyla ilk davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı bir durumda, ikinci davanın tüketici, iş ya da ticaret mahkemesinin görevinde olduğu durumda, bu durumun ikinci davayı da asliye hukuk mahkemesinde açmasına imkan vermeyeceği gibi, ilk davanın özel görevli mahkemede açılmış olması, özel mahkemenin görevine girmeyen ikinci davanın da, birleştirme talebi bulunduğundan bahisle özel mahkemede açılması imkanını vermeyecektir.

Davacının, kamu düzeninden olan mahkemelerin görevini bertaraf ederek, görevsiz mahkemeye dava açtığı durumlarda dahi mahkemece, öncelikle mahkemenin görevine ilişkin dava şartı inceleyeceğinden, görevsiz mahkeme tarafından, aynı sıfatta olan mahkeme dosyası ile davanın birleştirilmesine karar verilemeyeceği gibi, kendisi ile aynı sıfatta olan mahkeme ile birleştirme kararı da verilemez

Diğer bir husus, birleştirme kararı aynı düzey ve sıfattaki mahkemeler arasında ön görüldüğünden, aynı sıfatla görülemeyen mahkemelere ait dosyada, ikinci davanın açıldığı mahkemece, kanuna aykırı şekilde birleştirme karar verilmiş olması, ilk davanın açıldığı mahkemeyi kural olarak bağlamayacağı izahtan vareste olup, ilk davanın açıldığı mahkemece, birleşen dosya yönünden mahkemenin görevi ( Bölge Adliye Mahkemesince ya da Yargıtay tarafından daha önce mahkemenin görevi kesin olarak tespit edilmemiş ise) taraflarca itiraz edilmemiş olsa dahi re'sen nazara alınır.

Bu çerçevede, Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki daha önce iş bölümü ilişkisi iken, 6102 Sayılı Yasa'nın 5. Maddesinde yapılan düzenleme ile, ticari davaların görülmesinde asliye ticaret mahkemeleri görevli kabul edildiğinden, meydana gelen trafik kazası nedeniyle karşı araç sürücüsü ve işleteni hakkında açılan tazminat davası da, mutlak ya da nispi ticari dava da olmadığından, ayrıca aynı zarar kapsamında, daha önce sigorta şirketi hakkında ticaret mahkemesinde dava açılmış olması ve dosyalar arasında fiili irtibatın bulunmuş olması sonradan açılan eldeki davada asliye ticaret mahkemesini görevli hale getirmeyeceğinden, mahkemece göreve ilişkin dava şartının bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.

Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, göre; davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

... Başkan ...

Üye ...

... Üye ...

Katip ...

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2025/1415, K. 2026/64, 23 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1415
Karar No
2026/64
Tarih
23 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/1418 K.2026/35
  • Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1421 K.2026/60
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1423 K.2026/155
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1428 K.2026/150
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/1429 K.2026/34
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1429 K.2026/151

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.