KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi Vekili Davalı
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Esas No
- 2022/1110 - Karar No:2024/817
- Dosya no
- 2022/1110
- Karar no
- 2024/817
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/06/2022
- Numarası
- 2022/184 E-2022/527 K
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 16/10/2024
Karar Metni
807 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; taraflar arasında akdedilen 24.04.2015 ve 13.05.2015 tarihli sözleşmeler gereğince müvekkilinin edimlerini ifa ettiğini, davalının bakiye hakedişleri ödemediğini, 2017/4524 sayılı takibin haksız itiraz sonucu durduğunu öne sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş; 24.10.2019 tarihli dilekçesiyle talebini 106.742,03 TL'ye arttırmıştır.
Davalı vekili özetle; davacının icra takibinde 352.691,69 TL talep ettiği halde harca esas değeri 10.000 TL olarak gösterdiğini, eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, itirazın iptali davasının kısmi dava olarak açılamayacağını, davacının kestiği faturaların ödendiğini, sözleşmenin 10.maddesi gereğince imalatın sözleşmeye uygun olarak yapıldığı onaylanarak hakedişin yapıldığı ayı takip eden ay sonuna kadar taşerona ödenmesinin kararlaştırıldığını, davacının 05.10.2015 tarihli hakediş ödendikten sonra 30.10.2015 tarihinde SGK'ye işin bittiğine dair bildirimde bulunduğunu, bu tarihten sonra hiçbir iş yapmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince özetle; davanın kabulüne dair verilen ilk kararın davalı vekilince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin dava dilekçesi ve ıslah talepli dilekçe ile açıklamaya ilişkin duruşmadaki beyanda alacak davası olarak tahsil talebinin bulunmadığı, icra takibine itirazın iptaline ilişkin kısmi ıslah ile talebin artırıldığı anlaşılmakla davanın alacak davası olarak nitelendirilmek suretiyle HMK 26/1 madde hükmüne aykırı olarak hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırılmasına karar verildiği,
alacak talebinin bulunmadığı gerekçesiyle "Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Ankara 29. İcra Dairesi’nin 2017/4524 esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile 10.000,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve yasal koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı ile davalının kötü niyet tazminat taleplerinin reddine" karar vermiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; BAM kaldırma kararı ile ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince itirazın iptali talepli davada itirazın iptali ve alacağın tahsiline birlikte karar verilemez ise de; davanın itirazın iptali mi yoksa alacak talepli mi olduğu belirlendikten sonra alacak davası olarak karara bağlanabileceği, itirazın iptali davasının kısmi dava olarak açılmasına yasal bir engel bulunmadığı, kararın bilirkişi raporuna aykırı verildiği, müvekkilinin her iki işteki imalatının ve hakedişinin 749.032,88 TL, ödemeler toplamının 632.290,85 TL olduğu, müvekkilinin bakiye 116.742,03 TL alacağının bulunduğu nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın delil sunma süresi geçtikten sonra ibraz ettiği delillerin değerlendirilemeyeceği, bilirkişi raporunun düzenlenmesinden sonra sunulan delillerin iddiayı genişletme niteliğinde olduğu, bilirkişi raporunda davacının kestiği faturaların tamamının ödendiğinin belirlendiği, 05.10.2015 tarihli hakediş bedeli ödendikten sonra davacının SGK'ye işin bittiğini 30.10.2015 tarihinde bildirdiği, mahkemece yaptıkları itirazların incelenmediği, dikkate alınmadığı, BAM kararı gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiği, dava itirazın iptali talepli olmakla kısmi dava olarak açılamayacağı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir (İİK 67/1). İtirazın iptali davası için öngörülen dava açma süresi hak düşürücü süre olup, taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen gözetilir. Yargıtay itirazın iptali davasının kısmi olarak açılması halinde hak düşürücü süre kısmi davanın açıldığı tarihten itibaren işlemeye başlayacağını içtihat etmiştir (Yargıtay 6 HD. 08.06.2023, 2022/1274 - 2023/2273).
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2022/1110, K. 2024/817, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama