KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi Vekili
- Karar tarihi
- 22 Mart 2024
- Esas No
- 2022/422 - Karar No:2024/225
- Dosya no
- 2022/422
- Karar no
- 2024/225
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/01/2022
- Numarası
- 2018/727 E-2022/39 K
- Davacı - karşı davalı
- —
- Davalı - karşı davacı
- —
- Davaların konusu
- Menfi Tespit, Alacak / Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
- Karar yazım tarihi
- 22/03/2024
Karar Metni
2.390 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
Eser sözleşmesinden kaynaklanan dava ve karşı davada mahkemece davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı - karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı - karşı davalı vekili özetle; taraflar arasında gaz dolum istasyonunun anahtar teslim yapılmasına ilişkin 16.06.2017 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, sözleşmenin 7. maddesi gereğince müvekkilinin belirttiği çekleri verdiğini, işin geçici kabulünün yapıldığını, taraflarca düzenlenen 16.01.2018 tarihli tutanakla iş maliyetinin yüklenici karı da dahil olmak üzere 2.932.203,39 TL + KDV olduğunun belirlendiğini, verilmiş olan çekler hükümsüz kılınarak yerine vade tarihleri ve bedelleri belirtilen toplam 2.950.000 TL tutarlı 6 adet senedin teslim edildiğini, müvekkilinin 3.773.000 TL ödeme yaptığını,
tutanakla belirli iş maliyeti KDV dahil 3.460.000 TL olmakla 313.000 TL fazla ödeme yapıldığını, 16.01.2018 tarihli tutanak gereğince davalıya teslim edilen 05.02.2018 tanzim ve 17.08.2018 vade tarihli 700.000 TL bedelli senedin müvekkili tarafından banka kanalıyla ödendiğini, davalının bu senedi iade etmediğini, 21.09.2018/26999 yevmiye numaralı ihtarname ile bu senedin iadesinin ve eksik faturaların teslimi ile fazla ödemenin iadesinin ihtar edildiğini, davalının düzenlediği 19.09.2018 tarihli KDV dahil 1.479.553,29 TL tutarlı faturanın 01.10.2018 tarihinde elektronik olarak müvekkiline tebliğ edildiğini,
faturanın hakediş bedeli haricinde kalan kısmının vade farkı bedeli olarak düzenlendiğini, oysa iş bedeli 3.460.000 TL ve davalının kestiği faturalar tutarı 2.419.000 TL olmakla bakiye 1.041.000 TL fatura kesilmesi gerekirken vade farkı altında haksız fatura düzenlendiğini, oysa tarafların 16.01.2018 tarihli mutabakatla işi tasfiye ettiklerini,
davalının ödeme tarihlerinden çok sonra vade farkı alacağı talep etmesinin doğru olmadığını öne sürerek müvekkilinin 05.02.2018 tanzim ve 17.08.2018 vade tarihli 700.000 TL bedelli senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve şimdilik fazla ödeme nedeniyle 50.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı - karşı davacı vekili özetle; taraflar arasında 16.06.2017 tarihli sözleşmenin akdedildiği ile müvekkili tarafından gerçekleştirilen imalatın toplam iş bedelinin 3.460.000 TL olduğu konusunda ihtilaf bulunmadığını, yine dava konusu edilen 700.000 TL bedelli senet aslının da müvekkili uhdesinde bulunduğunun ihtilafsız olduğunu, davacının iş bedeli 3.460.000 TL ve toplam ödeme 3.773.000 TL olmakla fazla ödeme yaptığına ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını, sözleşme hükümleriyle bağdaşmadığını,
zira sözleşmenin 7. maddesi gereğince yüklenici olan müvekkilinin imalata başlayarak tüm ödemeleri yapacağının ve yaptığı her bir harcama tarihinden iş sahibinin ilk ödeme yaptığı tarihe kadar aylık %1.5 oranında vade farkı uygulanmasının kararlaştırıldığını, ödemelerin TBK 100 madde gereğince öncelikle faiz ve ferilere sayılması, kalan anapara yönünden vade farkı işletilmeye devam edilmesi gerektiğini, müvekkilinin bakiye iş bedeli ve vade farkı alacağı bulunduğunu, 700.000 TL bedelli senedin bu nedenle iade edilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş;
karşı davasında ise, 16.01.2018 tarihli Geçici Kabul Eksikleri Tamamlama Tutanağı ile işin eksiksiz tamamlandığının ve geçici kabulün yapıldığının belgelendiğini, aynı tarihli Tutanak başlıklı belge ile de işin maliyetinin 2.932.203,39 TL + KDV olduğu belgelenmekle toplam iş bedelinin 3.460.000 TL olduğu konusunda mutabakat sağlandığını, iş sahibinin ilk ödemeyi 10.12.2017 tarihinde gerçekleştirdiğini, Nisan 2018 tarihi itibariyle sözleşme bedelinin tamamını ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşmenin 7/4. maddesi gereğince aylık %1.5 oranında olmakla müvekkilinin vade farkı alacağı bulunduğunu,
iş sahibinin düzensiz ödemeleri nazara alındığında müvekkilinin halen 84.949,64 TL iş bedeli ve 125.554,28 TL vade farkı alacağı olmak üzere toplam 210.503,92 TL alacaklı olduğunu öne sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL anapara alacağı ile 10.000 TL vade farkı alacağının tahsiline karar verilmesini dava etmiş; kısmi ıslah ile talebini 50.422,61 TL iş bedeli alacağı ve 70.509,69 TL vade farkı alacağı olarak artırmıştır.
İlk Derece Mahkemesince; "...taraflar arasında SINAİ gazlar dolum istasyonunun yapım işinin asıl davalı-k.davacı yüklenici Şirket tarafından anahtar teslim yapılmasına ve asıl davalı-k.davacı işverene teslimine ilişkin olarak 16.06.2017 tarihinde eser sözleşmesi imzalandığı,
sözleşme konusu işin geçici kabulünün tamamlanması sonrasında taraflar arasında tarihinde imza altına alınan tutanak ile sözleşmenin 7. Maddesinde düzenlenen “Fiyat ve Ödemeler" başlıklı maddesine göre sözleşme konusu işin maliyetinin müteahhitlik kârı da dâhil olacak şekilde 2.932.203,39-TL+KDV=3.460.000,00-TL olduğu , asıl davacı şirketin yüklenici Şirkete bu tutar üzerinden ödeme yapmasının kararlaştırıldığı,
daha önce yükleniciye asıl davacı tarafından verilmiş olan çeklerin hükümsüz kılınarak yerine 17.03.2018 vade, 250.000,00-TL bedelli, ve 500.000,00-TL bedelli, 17.05.2018 vade, 300.000,00-TL bedelli, 17.06.208 vade ve 500.000,00-TL bedelli, 17.07.2018 vade ve 700.000,00-TL bedelli ve 17.08.2018 vade ve 700.000,00-TL bedelli senetlerin verildiği, taraflar arasında işin geçiçi kabulünün yapıldığı konusunda çekişme bulunmadığı,
dosyamızda işin ayıplı ve/veya eksik ifasına yönelik bir iddia bulunmamakta olup asıl davacının sözleşme konusu iş bedelini tamamen ve fazladan davalı yükleniciye ödediğini ileri sürmesine rağmen asıl davalı-k.davacı yüklenicinin vade farkı ve bakiye hak ediş bedeli alacağının ödenmediğini ileri sürdüğü, bu bağlamda dosyamıza sunulan ve Mahkememiz’ce de denetime elverişli görülmekle benimsenen 3. Bilirkişi heyeti ek raporuna göre;
asıl davacının iddiasının aksine asıl davacının taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve iş bedelinin ödenmesine yönelik olarak tanzim edilerek verilen senetler ve yapılan ödeme miktarları birlikte dikkate alındığında; asıl davacı işverenin k.davacı yüklenici Şirkete fazladan yaptığı ödemenin ve istirdat istemine konu alacağının varlığının kanıtlanamadığı,
aksine k.davacı yüklenici Şirketin asıl davalı işverenden sözleşme konusu iş bedelinden ödenmeyen bakiye 50.422,61-TLhak ediş bedeli ve sözleşmenin 7.maddesinde öngörülen vade ve koşullara uygun olarak ödeme yapılmaması sebebiyle doğan 70.509.69-TL vade farkı alacağı olmak üzere toplam 120.932.30-TL bakiye alacağının mevcut olduğu anlaşılmakla; açıklanan gerekçelerle haklılığı kanıtlanamayan asıl davanın reddine, karşı davanın ise; ıslah talebi gözetilerek kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek" gerektiği gerekçesiyle "A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN: 1-Davanın REDDİNE, B-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN:
1-Davanın ıslah talebi gözetilerek KABULÜ İLE; dava konusu 50.422,61-TL sözleşme bedeli anapara alacağı ve 70.509,69-TL vade farkı alacağı olmak üzere toplam 120.932,30-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir.
Davacı - karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin itiraz ve iddialarını inceleme konusu dahi yapmadığı, taleplerine ilişkin herhangi bir somut gerekçelendirme bulunmaksızın, talep ve itirazları adeta yok sayılarak reddine karar verildiği, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği, davalı - karşı davacı tarafın 23.05.2019 tarihli rapora yasal süre içerisinde itiraz etmediği, müvekkili lehine usuli kazanılmış hak doğduğu,
bu raporda davalı - karşı davacının 9.694 TL alacaklı olduğu belirlenmekle karşı davada bu miktarı aşar biçimde karar verilemeyeceği, 16.01.2018 tarihli tutanak ile toplam iş bedelinin 3.460.000 TL olduğunun belirlendiği ve işin bu bedel üzerinden tasfiye edildiği, müvekkilinin toplam 3.773.000 TL ödeme yaptığı, bu itibarla müvekkili 313.000 TL fazla ödeme yapmış olmakla müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği halde haksız ve hatalı şekilde reddine karar verildiği,
davalı - karşı davacının asıl davaya konu 700.000 TL bedelli senet aslının müvekkilinin ödenmeyen diğer borçları nedeniyle tutulduğunu beyan ettiği, oysa bu senet bedelinin ödendiği ve senet üzerinde teminat kaydı bulunmadığı, kaldı ki müvekkilinin 120.932,30 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğine göre bu miktarın senet bedelinden mahsubuyla müvekkilinin 579.067,70 TL borçlu olmadığının tespiti gerektiği, karşı dava yönünden ise, sözleşmenin 7. maddesinde yüklenicinin yaptığı harcamaları fatura,
satış fişi vs. evrakla belgeleyeceği ve her ayın ilk günü tarafların yüklenicinin giderleri ile ödeme dekontları alınarak hesap mutabakatı düzenleyip imza altına alacaklarının kararlaştırıldığı, karşı davacının sözleşme gereğince edimini ifa etmediği, hesap mutabakatı yapılmadığı, kaldı ki vade farkına istinaden 14.05.2018 düzenleme ve 17.09.2018 vade tarihli 90.000 TL bedelli senedin ödendiği, dekontun dosyaya sunulduğu, sözleşmenin götürü bedel üzerinden KDV dahil olmak üzere akdedildiği, vade farkına KDV ekleneceğine dair hüküm bulunmadığı, belirlenen vade farkı oranına KDV'nin dahil olduğu,
bilirkişi heyetinin vade farkına KDV eklemesinin doğru olmadığı nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ve karşı dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı - karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı - karşı davalı vekilinin karşı davaya ilişkin tüm, asıl davaya ilişkin ise, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf nedenlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Asıl davaya ilişkin diğer istinaf nedenlerinin incelenmesinde ise, taraflar arasında gaz dolum istasyonunun anahtar teslim yapımına ilişkin 16.06.2017 tarihli eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu ihtilafsız olup, malzeme, imalat, işçilik, nakliye, vinç, ulaşım, şantiye ve konaklama vb. giderler dahil edilerek ortaya çıkacak maliyet üzerinden %22 oranında yüklenici karı ve KDV eklenmek suretiyle iş bedelinin hesaplanarak ödeneceğinin, yüklenicinin yaptığı harcamaları fatura, gider makbuzu,
perakende satış fişi vb. evraklarla belgelendirerek her ayın ilk günü taraflarca yüklenici giderleri ve ödeme dekontları alınarak hesap mutabakatı yapılıp, imza altına alınacağı, yüklenicinin ödemesini yaptığı her harcama için ödemenin yapıldığı tarihten itibaren aylık %1,5 vade farkı konularak işverenin ilk ödeme yaptığı tarihe kadar hesaplanacağı ve kalan kısma vade farkı işlemeye devam edeceği hususlarının kararlaştırıldığı, taraflarca düzenlenen bila tarihli TUTANAK başlıklı belgede sözleşme gereğince verilen çeklerin hükümsüz kalması ile iş sahibinin yükleniciye tarih ve meblağları belirtilen 6 adet bono senedi vermesinin belgelendiği,
6 numaralı son senedin 17.08.2018 tarihli ve 700.000 TL bedelli olduğu, yine taraflarca düzenlenen 16.01.2018 tarihli TUTANAK başlıklı belgede ise, sözleşmenin 7. maddesindeki iş maliyetinin yüklenici karı dahil 2.932.203,39 TL + KDV olduğu konusunda tarafların mutabık kaldıkları anlaşılmaktadır.
Asıl davadaki talep bila tarihli tutanak başlıklı belgede yazılı 6 numaralı son senedin 17.08.2018 tarihli ve 700.000 TL bedelli senedin banka kanalıyla bedeli havale edilmek suretiyle ödendiği halde senedin iade edilmediği, fazla ödeme yapıldığı iddiasıyla belirtilen senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespitiyle 313.000 TL fazla ödeme yapıldığı iddiasıyla şimdilik 50.000 TL'nin tahsili taleplidir.
Dosya kapsamı, taraf beyanları, alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki sözleşmeye konu işin davalı yüklenici tarafından yapılarak teslim edildiği ihtilafsız olup, uyuşmazlık yapılan imalat nedeniyle davalı yükleniciye ödenecek hakediş bedeli, sözleşme kapsamında ödenmesi kararlaştırılan vade farkının talep edilip edilemeyeceği ile miktarına ilişkindir.
Davalı yüklenici tarafından sözleşme kapsamında KDV dahil 3.459.999 TL tutarında iş yapıldığı ve yine taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesi gereğince yüklenicinin işle ilgili yaptığı harcamaları fatura, gider makbuzu, perakende satış fişi vs. evraklarla belgelendirileceği, her ayın ilk gününde yüklenicinin giderleri ve ödeme dekontları alınarak hesap mutabakatının taraflarca yapılıp imza altına alınacağı,
bu kapsamda belirlenen harcamalara ilişkin yükleniciye ödeme yaptığı her harcama için ödeme tarihinden itibaren aylık %1,5 vade farkı ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu ve denetime elverişli bilirkişi raporuyla da her bir harcama yönünden yasal, mevzuata ve yerleşik içtihatlara uygun davalı - karşı davacı yüklenicinin 433.933,30 TL vade farkı alacağı olduğu anlaşılmakta olup, davalı karşı davacı yüklenicinin toplam alacağının 3.893.932,30 TL olduğu,
davacı ödemelerinin incelenmesinde ise, toplam ödemenin 3.773.000 TL olduğu ihtilafsız olup, bu ödemelerin tutanakla davalı - karşı davacı yükleniciye teslim edilen 6 adet senet bedelinin de senede mahsuben banka havaleleriyle ödendiği anlaşılmış, davaya konu senet dahil, davacının toplam ödemesi 3.773.000 TL olmakla davalı - karşı davacı yüklenicinin toplam 120.932,30 TL bakiye alacağı kaldığı anlaşılmakla,
davalı - karşı davacı elinde bulunan bankadan havale suretiyle ödenen ve yüklenici elinde bulunduğu kendi kabulünde de olan 17.08.2018 tarihli 700.000 TL bedelli senetten davacı - karşı davalı iş sahibinin 579.067,70 TL borçlu olmadığı anlaşılmakla, asıl davanın kısmen kabulü ile davacı - karşı davalının 17.08.2018 tarihli senet nedeniyle 579.067,70 TL borçlu olmadığının tespitine, fazla ödemeye ilişkin alacak talebinin reddine karar vermek gerekirken hatalı değerlendirmeyle asıl davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davacı - karşı davalı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının HMK 353/1-b.2 madde gereğince kaldırılmasına, belirtildiği şekilde asıl davanın kısmen kabulüne ve karşı davanın kabulüne dair yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2022/422, K. 2024/225, 22 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama