KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/457 - Karar No:2024/136
- Dosya no
- 2022/457
- Karar no
- 2024/136
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/02/2022
- Numarası
- 2021/134 E-2022/167 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 22/02/2024
Karar Metni
1.252 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; müvekkili ile dava dışı Üniversite arasında akdedilen yapım işi kapsamındaki iki adet 6 duraklı, 480 kg ve 6 kişilik tam otomatik makine dairesiz insan asansörü ile 1 adet ... model engelli platformunun temin ve montajının 22.06.2018 tarihli sözleşme ile davalıya taşere edildiğini, davalının engelli platformunu hiç yapmadığını, platformun dava dışı şirkete yaptırıldığını, asansörlerin ise, sözleşmeye aykırı olarak 320 kg ve 4 kişilik olarak imal edildiğini, davalıya toplam 207.000 TL ödendiğini, sözleşmede asansörler için öngörülen iş bedelinden KDV kesintisi düşüldüğünde 157.640 TL ödenmesi gerektiğini,
haliyle yapılan ödemeden bu tutar düşüldüğünde engelli platformu için ödenmiş olan 49.360 TL'nin iadesi gerektiğini, sözleşmeye aykırı olarak imal edilen asansörler için de 1.000'er TL hesabıyla şimdilik 2.000 TL talep ettiklerini öne sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere asansörler için 2.000 TL ve platform için 49.360 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacıya alacak mı talep ettiğinin, yoksa müspet ve menfi zararın tazminini mi talep ettiğinin açıklatılması gerektiğini, davadan önce delil tespiti yaptırılmadığını, platformun başka bir firmaya yaptırıldığı iddiasının geçen zaman itibariyle tespitinin müşkül olduğunu, müvekkiline teslim edilen yerdeki kuyu boyları itibariyle ancak müvekkili tarafından imal edilen asansörlerin yapılmasının mümkün olduğunu, bu hususun davacı tarafından da bilindiğini, sözleşmede belirlenen asansörler ile imal edilen asansörler arasında malzeme,
teknik aksam ve değerleri itibariyle fark bulunmadığını, sözleşmede yapılmayan işin bir başka bir firmaya yaptırılacağına dair düzenleme bulunmadığını, platformun yapılıp yapılmadığının, ne zaman yapıldığının yargılama ile belirleneceğini, müvekkiline zamanında teslim edilmemesi nedeniyle maliyetlerin artması sonucu yapılan ödemenin ancak maliyeti karşılayabildiğini, bilirkişiler tarafından değer karşılaştırması yapılması ve iş bedeli ile işin yapılmasının tamamen veya kısmen imkansız olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, davacının başka bir firma ile anlaştığını iddia ettiğini, bu durumun sözleşmenin feshi anlamına geldiğini,
feshi halinde alacak talep edilemeyeceğini, iş sahibi üniversiteye yazılarak hak ediş dosyalarının, kuruma ibraz edilen faturaların haklılıklarını ortaya koyacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince.
"İddia ve savunma, toplanan deliller, hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki 22/06/2018 tarihli sözleşme ile davalı tarafından Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Binası Yapım İşi projesi kapsamında 2 adet 480 kg 6 kişilik tam otomatik makine dairesi insan asansörü ile 1 adet ... model engelli platformunun KDV hariç 175.000,00 TL bedelle temini ve montajı işinin üstlenildiği, davacı tarafından davalıya iş bedeli olarak toplam bedeli 207.000,00 TL olan 3 adet çek verildiği,
bilirkişi heyetince yerinde yapılan inceleme neticesinde ... model engelli platformunun montajının yapıldığının ve davalının sözleşme ile taahhüt ettiği 2 adet 480 kg 6 kişilik tam otomatik makine dairesi insan asansörü yerine 2 adet 6 duraklı 320 kg 4 kişilik asansör yapıldığının tespit edildiği, taraflar arasında sözleşme konusu 6 kişilik asansör yerine 4 kişilik asansör yapıldığı konusunda bir ihtilaf bulunmadığı gibi davalının engelli platformunun kendisi tarafından yapılarak davacıya teslim edildiği yönünde bir savunmanın bulunmadığı,
tarafların ticari defterlerine göre davalı tarafından davacıya adına kesilen 157.640,00 TL bedelli faturaya karşılık davacı tarafından davalıya 3 adet çek ile ödenen 207.000,00 TL gözetildiğinde davalının davacıya 49.360,00 TL borçlu olduğu, davalının taahhüt ettiği 2 adet 480 kg 6 kişilik tam otomatik makine dairesi insan asansörü yerine 2 adet 6 duraklı 320 kg 4 kişilik asansör yapıldığı sabit olmakla bilirkişi heyet raporunda belirtildiği üzere davacının taahhüt ettiği kapasitedeki asansör yerine farklı kapasitede asansör teslim etmesi nedeniyle bedel indirimi olarak talep edebileceği miktarın 22.069,60 TL olduğu,
buna göre davacının davalıdan (49.360,00 TL+22.069,60 TL) 71.429,60 TL alacaklı olduğu, her ne kadar bilirkişi heyetince davacının davalıya ayıplı imalat nedeniyle süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesiyle alternatifli olarak görüş bildirilmiş ise de, ayıp ihbarı defi niteliğinde olup, davalı vekilince cevap dilekçesinde davacı tarafından süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı yönünde bir defi ileri sürülmemiş olup,
mahkememizce resen dikkate alınması mümkün olmadığından bu yönde bir değerlendirme yapılmamış ve davacının yapılmayan engelli platformu için ödediği bedel ile birlikte taahhüt edilenden farklı kapasitede asansör teslim etmesi nedeniyle aradaki farkı da talep edebileceği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, davacının davadan önce davalıya göndermiş olduğu Bakırköy 19. Noterliğinin 10/12/2019 tarihli ihtarnamesi ile 69.360,00 TL alacağın 2 işgünü içerisinde ödenmesini talep ettiği,
söz konusu ihtarnamenin davalıya 11/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve davalının kendisine tanınan 2 iş günü içerisinde ödeme yapmayarak 14/12/2019 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek ihtarname ile bildirilen 69.360,00 TL'ye temerrüt tarihinden, bakiye 2.069,60 TL'ye ise ıslah tarihinden itibaren ve tarafların tacir sıfatı gözetilerek avans faizi işletilmesine karar" vermek gerektiği gerekçesiyle "1-Davanın kabulüne, 71.429,60 TL'nin, 69.360,00 TL'sinin 14/12/2019 temerrüt tarihinden, 2.069,60 TL'sinin 10/01/2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar vermiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki vakıa ve savunmalarını tekrarla hak düşürücü süre ve zamanaşımının geçirildiği, davanın alacak davası mı, müspet/menfi zararın tazmini talepli mi olduğunun açıklatılması gerektiği, ayıplı imal nedeniyle tazminat talep ediliyor ise, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiği, mahkemece asansör imalatına ilişkin olarak ayıplı imalat nitelendirmesi yapıldığı, davacı tarafın ıslah dilekçesinde ayıp ihbarına ilişkin sunduğu belgelerin delil niteliği taşımadığı, yazışmaların kimle yapıldığının belli olmadığı, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı,
üniversiteden celbedilen belgelerden asansörlerin hakedişlerinin düzenlendiğinin görüldüğü, davacı tarafın 2 adet 480 KG, 6 kişilik asansörlere ilişkin bedeli alıp almadığının belirlenmesi gerektiği, asansörlerin teslim edilen yerdeki kuyu boylarına göre tarafların fiili mutabakatı gereğince imal edildiği, imal edilen asansörlerle sözleşmede belirtilen asansörlerin malzeme, teknik aksam ve değerleri itibariyle fark bulunmadığı, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının ek raporla cevaplanmaksızın karar verildiği, davacı tarafın asansörlerle ilgili zamanında delil tespiti yaptırmadığı, garanti süresinin geçirildiği,
platforma ilişkin olarak faturaya süresinde itiraz edilmediği, kabul edilmiş sayılacağı, dava dilekçesinde "sözleşmede bulunmasına rağmen hiç yapılmayan asansör için 49.360 TL talep edildiği, hüküm altına alınan 49.360 TL'nin bu talebe ilişkin olduğu, dava dışı şirket tarafından platforma ilişkin düzenlenen faturanın 41.300 TL bedelli olduğu, bilirkişi heyetinin hakediş evraklarını ve üçüncü kişinin faturasını incelemediği, ek rapor taleplerinin hakkaniyete aykırı biçimde reddedildiği,
işin zamanında müvekkiline teslim edilmemesi sonucu maliyetlerin arttığı, ıslah ile artırılan miktar için ancak ıslah tarihinden faiz yürütülebileceği, dava ve ıslah dilekçesinde avans faizi talep edildiğine dair ibare bulunmadığı nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2022/457, K. 2024/136, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama