KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi **** ****da Vekili Birleşen ****
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Esas No
- 2022/655 - Karar No:2024/427
- Dosya no
- 2022/655
- Karar no
- 2024/427
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/04/2022
- Numarası
- 2020/388 E-2022/301 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- **** **** konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 15/05/2024
Karar Metni
1.700 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Asıl davada davacı vekili tarafından davalı aleyhine, birleşen davada davacı vekilince davalı aleyhine açılan asıl davada eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, birleşen dava alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı davalı/ birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 17/04/2019 tarihli taşeronluk sözleşmesi bulunduğunu, davacının Manisa ili Kırkağaç ilçesindeki ...'ye ait inşaatın fiber-cement imalatlarının proje, mahal listesi, teknik ve idari şartnameye uygun olarak işçilik ve malzeme dahil anahtar teslim yapılması işini üstlendiğini, işi programa uygun şekilde yerine getirdiğini, sözleşmenin 15/2 maddesi uyarınca hak ediş tutarının %20'unun nakit kalanının 30-60-90 gün vadeli çeklerle ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 1-2-3-4-5-6-7-8-9 nolu hak ediş tutanaklarının hakediş bedellerinin ödendiğini,
10 no'lu hak edişin tutanağının düzenlenmesinin imtina edildiğini, davacı tarafında 30/04/2020 tarihli 23.731,75 TL'lik faturanın düzenlenip davalıya tebliğ edildiğini, faturaya itiraz edilmediğini, sözleşmeye göre davacıdan teminat alındığını, geçici kabul şartlarının oluştuğunu, teminatın bedelinin de ödenmediğini, davalı aleyhine Ankara 22. İcra Dairesinin 2020/6188 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip yapıldığını, davalının haksız olarak asıl alacağa ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamın, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının davalıdan alacağı bulunmadığını bilhakis davalının davacıdan alacaklı olduğunu, davacının taahhütü altındaki işleri süresinde teslim edemediğini, ceza yansıtması bedeli tahakkuk ettirildiğini, davalının düzenlemiş olduğu yansıtma bedeli faturasının davacı tarafından noter ihtarnamesi ile iade edildiğini, teminat iadesi tutarının 91.000,00 TL bedelli yansıtma faturasına mahsup edildiğini, bu faturaya göre davacının hak ediş bedelinden de alacağın mahsubu sonrasında davacının hiç bir alacağı kalmadığını, davanın erken açılmış bir dava olduğunu, kesin hak edişin düzenlenmediğini, icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2020/638 ESAS SAYILI DOSYASINDA
Davacı vekili; davalının sözleşme gereği yüklendiği edimlerini eksiksiz ve süresi içinde yerine getirmediğini, sözleşmenin 14/2.maddesi gereğince geç teslimden doğan alacağın tahsili için davalıya 91.000,00 TL gecikme cezası faturası düzenlendiğini, faturanın iade edildiğini, ceza bedeli 26.08.2020 tarihli ...023 no'lu 91.000,00 TL bedelli ceza faturasından yüklenicinin 40.000,00 TL bedelli teminatının tamamı ve 23.731,75 TL faturasının gecikme tazminatı faturasına mahsup ediliğini, müvekkilinin borçlu değil alacaklı olduğunu belirterek şimdilik 1.000,00 TL alacağın 26/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; faturanın yasal süre içerisinde iade edildiğini, işin gecikmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, sözleşmeye göre davacının yeni iş programına göre faaliyetine başlayıp işleri eksiksiz yürütmeye devam ettiğini, müvekkili tarafça davacıya gönderilen ihtarnamede gecikmenin sebeplerinin açıklandığını ve bu gecikmelerin davalıdan kaynaklanmadığını savunarak, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; sözleşmede teslim süresinin kesin olarak belirtilmediği, tanık beyanından da anlaşıldığı üzere yüklenicinin işinin en son yapılması gereken iş olduğu, diğer taşeronların işi tamamlanmadan kendi işini bitiremeyeceği, ... belgelerine göre geçici kabulün yapıldığı,
gecikme cezası da kesilmediği , davalı işveren tarafından yüklenici adına düzenlenen 91.000 TL bedelli gecikme cezası faturası düzenlenmesi şartlarının oluşmadığı kabul edilerek asıl davada davacı yüklenicinin bakiye hakediş bedeli alacak talebinin kabulüne, sözleşmenin 15.2. maddesi gereği hakedişlerden kesilen nakit teminatın %3'lük kısmının ... tarafından geçici kabul yapıldığından iadesi şartlarının oluştuğu, davalının icra takibindeki borca itirazında haksız olduğu gerekçesiyle;
asıl davada itirazın iptaline takibin devamına, alacak miktarı yargılamayı gerektiğinden likit alacak sayılmayacağından icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen dava bakımından ise; sözleşmenin 14.2 maddesine istinaden düzenlenen faturaya istinaden açılan 1.000,00 TL gecikme cezası istemi ile açılan belirsiz alacak davasının bilirkişi raporları (22.12.2022 tarihli alternatif rapor kabul edilmemiştir) hükme esas alınarak reddine karar verilmiştir.
Davalı/ birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının müvekkilinden bir alacağının bulunmadığını, aksine müvekkili şirketin, davacıdan alacakları bulunduğunu, davacı şirketin taahhüdü kapsamındaki işleri süresinde teslim edemediğini, davacıya ceza yansıtması bedeli tahakkuk ettirildiğini, taraflar arasında 24.04.2019 tarihinde imzalanan "..., 234 Adet Konut, 1 Adet Ticaret Merkezi Ve 1 Adet Camii İnşaatları İle Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi" kapsamında bulunan ve yükümlülüğü altındaki “Fibercement İmalatlarının" proje, mahal listesi,
teknik ve idari şartnamesine uygun olarak, malzeme + işçilik + montaj + nakliye + SGK + konaklama dahil, anahtar teslimi yerine getirilmesi ve teslimi işine ilişkin taşeronluk sözleşmesi kapsamında davacı şirketin taahhüt kapsamı işlerin tümünü en geç 30.09.2019 tarihinde geçici kabule hazır bir şekilde yükleniciye teslim etmekle yükümlü olduğunu, davacının iş bitim tarihi olan 30.09.2019'da işi geçici kabule hazır bir şekilde yükleniciye teslim etmediğini, müvekkilinin iyi niyet olarak davacı ile bir toplantı yaptığını ve bu toplantıda tutanak altına alındığı üzere davacıya işini bitirmek üzere 15.12.2019 tarihine kadar süre verilmiş olup,
bu sürede işini tamamlaması halinde gecikme cezası uygulanmayacağı fakat bu süre içerisinde işi bitiremediği takdirde sözleşme kapsamında 30.09.2019 tarihinden itibaren ve her gün için 1.000,00 TL gecikme ceza uygulanacağının bildirildiğini, davacı tarafından da bu hususun kabul edildiğini, bu nedenle davacı tarafa 26.08.2020 tarihli AGL2020000000023 sıra no'lu 91.000,00 TL bedelli sözleşmenin 14.2 maddesine istinaden yansıtma bedeli açıklamalı fatura keşide edildiğini ve iletildiğini, davacının ise söz konusu yansıtma bedeli faturasını 20.04.2020 tarihinde Kahramankazan Noterliği'nin 5629 yevmiye no'lu ihtarnameyle iade edildiğini,
davacının yansıtma bedeli faturasını iade ederek sözleşme hükümlerine aykırı davranışta bulunduğunu, davacı tarafından keşide edilen 30.04.2020 tarihli gıb2020000000004 sıra no'lu 23.731,75 TL bedelli fatura ile sözleşme kapsamında alınmış olunan teminatın davacının iddiası doğrultusunda iade edilmesi gereken kısmı olan 24.150,00 TL'sinin davalı müvekkili tarafından işin gecikmesi nedeniyle keşide edilen 26.08.2020 tarihli agl2020000000023 sıra no'lu 91.000,00 TL bedelli faturaya mahsup edilmiş olup, müvekkilinin davacı şirketten halen alacağının bulunduğunu,
davacının her ne kadar taraflar arasında imzalanmış taşeronluk sözleşmesinin 18.maddesi uyarınca teminatının %60'ı olan 24.150,00 TL'nin iade edilmesi gerektiğini savunsa da, müvekkilinin davacı yanın işi geciktirmesi nedeniyle keşide etmiş olduğu ceza yansıtması ile alacaklı konumda olduğundan davacının dava konusu ve diğer bütün teminatları ceza yansıtmasına mahsup edildiğinden davacının, davalı müvekkilinden hiçbir alacağının bulunmadığını, dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirketin davacı şirketin işi geç bitirmesi nedeniyle,
davacı şirkete keşide etmiş olduğu ceza yansıtma bedeli nedeniyle davacı şirketten alacağı bulunmakta olup, davacı taraftan tazmini yoluna gidileceğini, davacı tarafça işbu dava erken açılmış olup, muaccel hale gelmemiş alacakların talep edildiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için dava konusu çekin teminat senedi olduğu kabul edilse dahi davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanmış olan taşeronluk sözleşmesinin Teminatların İadesi başlıklı 18.maddesinin d bendinde "Taşeron'un Sözleşme ve eklerinde belirtilen işlerini tamamlanması ve yukarıda sayılan tüm şartları eksiksiz gerçekleştirilmesi ve tamamlanması kaydı ile,
Geçici kabulün İDARE tarafından imzalanmasını müteakip düzenlenecek kesin hakedişle, nakit teminatın %3'lük kısmı 30 gün içinde Taşeron’a iade edilecektir, %2'lik kısım ve Taşeron'dan alınan teminat senedi, Kesin Kabul'ün İdare tarafından onaylanmasından, 30 gün sonra serbest bırakılacaktır.
İşlerde her hangi bir kusur/eksik bulunması halinde, hem nakit hem de varsa gayrinakdi teminatların iadesi için 30 (otuz) günlük iade süresi, bu kusur ve eksiğin giderilmesini takip eden gün yeniden başlar.
Taşeronun ayıp ve noksan işler nedeniyle sorumluluğu; geçici kabulden itibaren 5 ( beş) yıl süreyle devam edecektir." denildiğini, yine davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanmış olan taşeronluk sözleşmesinin Taşeron Nam ve Hesabına İş Yapılması başlıklı 22. maddesinde "İş programı gereğince işlerin zamanında bitirilmesi için yazılı ihtara rağmen taşeron işe başlamaz veya yapım süresi içinde onaylı iş programı çerçevesinde gerekli faaliyeti göstermez veya işi tamamlamadan herhangi bir aşamada işi bırakır ise,
işveren süre sonu beklemeksizin bahis konusu işleri taşeron namı hesabına yaptıracağını kendisine tebliğ eder ve taşeron bu nedenle işverenin uğrayacağı zararı karşılayacağı gibi, ayrıca işbu sözleşme bedelinin %20’si oranında ceza ödeyecektir.
Bunun dışında taşeronun teminatı irat kaydedilecektir." denildiğini, söz konusu sözleşmenin 18. ve 22. maddeleri uyarınca davacının davasının kabulünün mümkün olmadığını, işin %100'ünün yapıldığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, kesin hakediş çıkarmanın mümkün olmadığı gibi bu durumda borcun muaccel hale gelmiş sayılamayacağını, söz konusu davada alacak muaccel hale gelmediğinden alacaklının alacağını talep ve dava etme yetkisinin bulunmadığını (Yargıtay 15. HD'nin 24.10.2016 tarih ve 2016/3157 E- 2016/4348 K),
bilirkişilerin daha önce dosyaya sunulan geçici kabul eksik listelerini incelemeden bir önceki raporu esas alarak raporunu düzenlediğini, dosya kapsamındaki belgeler doğru ve eksiksiz olarak incelendiğinde geçici kabul eksik listesinin dosyada mevcut olduğunun ve listede davacının eksikliklerinin bulunduğunun görüleceğini, geçen süre içerisinde davaya konu işin kesin kabul süreci başlamış ve kesin kabul eksik listesinin düzenlendiğini, alınan bilirkişi raporlarında çelişkiler bulunduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarını karşılar mahiyette ek rapor alınmadan hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
davacının yapılan eksik işlere ilişkin olarak ve işin süresi içerisinde bitirilmediğine dair çekilen ihtarnameye cevap vermediğini ve zımnen kabul ettiğini, bu nedenle davacı tarafa 26.08.2020 tarihli AGL2020000000023 sıra no'lu 91.000,00 TL bedelli sözleşmenin 14.2 maddesine istinaden yansıtma bedeli açıklamalı fatura keşide edildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, birleşen dava ise alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı davalı/ birleşen davada davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı/ birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2022/655, K. 2024/427, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama