KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi Vekilleri
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Esas No
- 2022/749 - Karar No:2024/472
- Dosya no
- 2022/749
- Karar no
- 2024/472
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/01/2022
- Numarası
- 2020/45 E-2022/11 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 28/05/2024
Karar Metni
1.641 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; davacı ile davalı arasında olan eser sözleşmesi kapsamında 4 adet yakıt tankının CIF Sudan Limanı'nda teslim edilmesi kaydı ile anlaşıldığını, bu kapsamda davalı 36.000 Euro Ek 1 ve 90.936 Euro Ek 2 bedelli faturalarını oluşturduğunu, davalının anlaşmalı olduğu taşımacılık şirketinin, eserleri Sudan Limanı'na teslim etmesi gerekirken hatalı işlemler sonucunda Suudi Arabistan Cidde (Jeddah) Limanı'na indirdiğini, bunun sonucunda davacının eserleri Suudi Arabistan Cidde Limanı'ndan teslim almak zorunda kaldığını ve davacı...'ın denizcilik şirketine 8.000 USD nakliye bedeli ödemek zorunda kaldığını,
ayrıca eserlerin limanda beklemesi sebebi ile Ek 4-5 evraklar kapsamında 125.617,91+50.640,78= 176.258,69 sudan Poundu bekleme (demoraj vs) ücreti ödemek zorunda kaldığını, 1 USD= 47,6033 Sudan Poundu olduğu için 176.258,69 Sudan Poundu/ 47,6033=3.702,65 USD yapmakta olduğunu, davalının anlaşmalı olduğu taşımacılık şirketinin eserleri sözleşme ile belirlenen liman yerine yanlış limana indirmesi sebebi ile davacı aleyhine doğan masrafların davalı tarafından karşılanması gerektiğini, davalı dayacıya ödeyeceği toplam tutarı hatalı taşımacılığı yapan şirketine rücu edebileceğini,
taraflar arasında dava şartı arabuluculuk görüşmeleri sonuçsuz kaldığı için dava açıldığını beyan ederek, 11.702,65 USD'nin 25.10.2019 arabuluculuk anlaşmama tarihinden itibaren kamu bankalarının TCMB'ye Amerikan doları üzerinden açılan mevduata uygulanacağını bildirdikleri yıllık azami faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davalının davacı vekilinin vekaletnamesinde belirtilen ismin, davacı şirket yetkilisi olmadığını haricen öğrendiğini, usul hükümleri gereği bunun tamamlatılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla zaman aşımı definde bulunulduğunu, davalı tarafa yüklenilebilecek hiçbir kusurun bulunmadığını, tarafların Eylül 2018'de, ekte yer alan Profoma Invoice ile sabit olduğu üzere, 4 adet tankın satın alınması üzerine anlaştıklarını, bu belgede malın sevk ve teslim edileceği yer olarak Sudan Limanı belirlendiğini, davalının,
taraflar arasında CİF kapsamında anlaşılması nedeni ile, ...Gemi Acenteliği Lojistik Dış Ticaret ve Sanayi Ltd.
Şti. ile anlaşarak, davacı tarafından satın alınan tankların Sudan Limanı'na sevk edileceğini açık ve net bir şekilde ilettiğini, davalı tarafın satın alınan eserlerini hazırlayıp taşımacılık şirketine teslim ettiğini ve gerekli tüm bilgi ve belgeleri sağlayarak davacı ile taşımacılık şirketi arasındaki bilgi alışverişi iletişim ve koordinasyonu da sağladığını, davacının da birçok defa sorumluluğun müvekkilde olmadığı yönünde beyan ve mailleri olduğunu, sigorta yaptırılarak taşıma yaptırıldığını, davacının zararını öncelikle sigorta şirketinden talep etmesi gerektiğini,
davanın taşımacılık şirketi olan ...Gemi Acenteliği Lojistik Dış Ticaret ve Sanayi Ltd.
Şti.'ne ihbarı gerektiğini, davalı tarafın taşımacılık şirketine malların sevki için doğru adres ve gerekli bilgileri verdiğini, taşımacılık şirketi ile davalı arasında geçen maillerin konu kısmı dahi "Sudan İhracat" şeklinde olduğunu, davacının zarar iddiası kapsamında talep ettiği bedellerin tamamına ve özellikle limanda bekleyen tanklar nedeni ile talep edildiği iddia edilen 3.702,65 USD'ye davalı tarafından itiraz edildiğini, taraflar arasında CIF kuralları kapsamında sözleşme kurulduğunun sabit olup, davalının sorumluluğunun nakliye için ürünlerin taşımacılık şirketine teslimi ile sona erdiğini,
davalı tankların Sudan Poundu Limanı'nda beklemesi nedeni ile doğan demoraj, navlun ve saire hiçbir bedelden sorumlu olmadığını savunarak, davanın ...Gemi Acenteliği Lojistik Dış Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. şirketine ihbarına, davanın reddine, zamanaşımı definin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; dosyaya sunulan davalı tarafça düzenlenmiş 29/09/2018 tarihli nakliye dahil 36.000 Euro ve 90.936 Euro bedelli iki adet faturanın teslimat koşulları kısmında Sudan Limanının yazılı olduğu, 4 adet yakıt tankının Sudan Limanında teslim edileceği ve nakliye ücretinin faturaya dahil edildiği, bilirkişi aracılığıyla incelenen davalı defter ve kayıtlarına göre düzenlenen iki faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalara karşılık davacı tarafça 936.711,52 TL ödeme yapıldığı, davacı ile davalı arasında alacak-borç bulunmadığı,
davalı şirket ile dava dışı ihbar olunan ... arasında dosyaya sunulan 24/09/2018 tarihli navlun faturasından ve konşimentodan anlaşıldığı üzere dava konusu 4 adet tankerin İskenderun Limanı'ndan Sudan Limanı'na 24.640,00 $ bedel karşılığında sevkiyatı hususunda anlaştıkları ancak 4 adet tankerin dava dilekçesi ekinde sunulan 09/12/2018 tarihli...
Denizcilik tarafından davacı şirket adına düzenlenen "Türkiye çıkışlı 4 adet tankerin Cidde'den Suakin'e Dudi gemisiyle taşıma ücreti" açıklamalı faturadan anlaşıldığı üzere Sudan Limanı yerine Cidde Limanı'na teslim edildiği, davacı yanın sözleşmenin tarafına yüklemiş olduğu 4 adet tankerin bedeline mukabil düzenlenen 2 adet fatura bedelini davalı yana ödediği ancak davalı yanın 4 adet tankerin Sudan Limanı'na sevkini sağlayamayarak teslim borcunu yerine getirmediği, 4 adet tankerin Cidde Limanı'na sevkinde davacıya atfı kabil kusurun bulunmadığı,
davalının teslim borcunu sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğinden davacının belgelendirilen zararlarından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; dava ehliyeti yokluğu sebebi ile davanın reddi gerektiğini, mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesis edildiğini, müvekkilinin haricen öğrendiği kadarı ile davacı vekilinin vekaletnamesinde vekil eden olarak geçen ismin, davacı şirket yetkilisi olmadığını, davacının da bu kişinin şirket yetkilisi olduğunu ortaya koyar bir delil sunmadığını, davanın, Türk Hukukuna göre görülmek üzere Türkiye'de açılmış olup, Sudan Hukukuna göre şirketin yetkilisi olmayan kişilerin, şirkete vekil tayin edip edemeyeceği dosya içeriğinde hiç araştırılmadığı gibi,
16.10.2020 tarihli dilekçede de belirtilen davacı ... ... şirketine müzekkere yazılarak; şirket yetkilisinin kim olduğunu ispatlar belgeler ile ticaret sicil gazetesi kayıtlarının yeminli tercümeli ve apostil şerhli belgenin celbine yönelik talebin zımnen reddinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının, dosyaya sadece kendisine vekaletname verilmesine ilişkin belgelerin tercümesini kazandırmış olup, bu hali ile yargılamaya devam edilerek karar verilmesinin haksız olduğunu, dava şartlarının varlığının gereği gibi araştırılmadığını, delil olarak dayanmadığı konşimento dikkate alınarak,
müvekkilinin teslim yükümlülüğünü yerine getirmediğine yönelik gerekçe oluşturulmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin Sudan Limanına tankerlerin teslimi ile yükümlü olduğunu ispat yükünün davacıya ait olup, kök raporda da belirtildiği üzere, davacının konşimentoyu sunmayarak, mevcutta usulüne uygun olarak sunduğu delillerle iddialarını ispatlayamadığı hususunun sabit olduğunu, sonradan delil sunmasına muvafakat etmediklerini, kök rapora itiraz dilekçesi de dahil, tüm aşamalarda bu hususta beyanda bulunulduğunu, davacının HMK 145.maddesine dayanarak,
sonradan delil sunmakta kusuru olmadığını da iddia etmediğini ve dava dilekçesinde bu delile hiç dayanmadığını, taraflarca getirilme ilkesine tabi işbu dosyada sonradan dosyaya sunulan konşimento üzerine, ek rapor ile hesaplama yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu delilin dosyaya taraflarca usulüne uygun kazandırılmış gibi değerlendirilerek hüküm kurulmasının haksız olduğunu (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 20.04.2016 tarihli ve 2014/695 E, 2016/522 K, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 04.07.2019 tarihli ve 2019/3209 E, 2019/8250 K, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 28.01.2016 tarihli ve 2014/29567 E, 2016/2284 K), tüm bu sebeplerle,
davacının iddialarını usulüne uygun delillerle ispat edemediği açık olup, davanın reddi gerekirken kabulünün haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının, zarar iddiası kapsamında talep ettiği alacak kalemleri yönünden, dosyada bu alacak iddiaları ispat edilmiş gibi hüküm kurulmasının da hatalı olduğunu, sadece bir kısım faturalar sunulduğunu ancak bu faturaların davacı tarafından ödendiğinin ispatlar tek bir delilin dosyaya sunulmadığını, fatura olduğu belirtilen belgelerin, hukuken geçerliliği ve kabul edilebilirliğinin de tartışma konusu olduğunu, davacının ticari defter kayıtlarının da incelenmediğini,
limanda bekletmeden kaynaklı talep edilen 3.702,65 USD'ye itiraz edildiğini, taraflar arasında, CIF kuralları kapsamında sözleşme kurulduğunu ve bu kapsamda davacının, yanlış limana teslim iddiası kabul edilecek olunsa dahi, limanda bekletmeden kaynaklı talep ettiği demoraj, navlun gibi bedellerden müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacının, yanlış adrese teslim iddiasından yararlanarak,
normal koşullarda müvekkilinin sorumlu olmadığı olamayacağı bedelleri de müvekkilinden talep etmesinin haksız olduğunu, bu hususa yönelik itirazlarının, CIF kuralları, uluslararası taşımacılık alanında uzman bilirkişilere dosya tevdi de edilmediği için dikkate alınmadığnıı, bilirkişi ek raporunun sadece usulüne uygun olarak dosyaya kazandırılmamış konşimento dikkate alınarak, eksik inceleme ile düzenlendiğini, davacının müvekkilinin kusuru olmadığını bilerek ve kabul ederek,
müvekkile 4 adet tanker satışından kaynaklı borcunu, ihtirazi kayıt sunmaksızın ödedikten sonra işbu davayı açtığını, müvekkilinin ihbar olunan taşımacılık şirketi de dahil tüm aşamalarda tankerlerin sevki için doğru bilgi verdiğinin, üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğinin mailler ile ispatlandığını, davacının bu davaya konu ettiği satıştan kaynaklı ödemelerini ihtirazi kayıt koymaksızın ödediğini, usulüne uygun delillerle de ispat edilememiş davanın reddi gerekirken kabulünün haksız ve mesnetsiz olduğunu,
davacının sigortaya başvurup başvurmadığı açıklattırılmadan ve araştırılmadan eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin taşımacılık faaliyeti için sigorta yaptırdığının sabit olup, davacının da maillerinde, müvekkilinin kusurlu olmadığını kabul ettiğini, mükerrer tahsilata, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verebilecek nitelikteki gerekçeli kararın kaldırılmasını, zamanaşımı def'inin dikkate alınmayarak mahkemece ön inceleme duruşmasında "3-Tarafların hakdüşürücü süre ile zaman aşımı itiraz ve def'inde bulunmadığı görüldü." denilmek sureti ile zamanaşımı defi hakkında karar verilmemesinin hatalı olduğunu belirterek,
mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraf beyanları ve dosya kapsamı ile taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesi kapsamında davalı tarafça Sudan Limanında teslim edilmesi gereken 4 adet tankerin davalının kusuru nedeniyle Cidde Limanında teslim edildiğinin, konşimentoda navlun bedelinin dahil olduğunun anlaşılmasına,
eser sözleşmesi kapsamında davacıya teslimden davalının sorumlu olup, bu kapsamda davacı tarafça yapılan masrafların davalıdan talep edilerek hüküm altına alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2022/749, K. 2024/472, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama