KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- Esas No
- 2023/1110 - Karar No:2025/1116
- Dosya no
- 2023/1110
- Karar no
- 2025/1116
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/09/2022
- Numarası
- 2022/271 E-2022/674 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 04/11/2025
Karar Metni
1.358 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili; müvekkilinin reklam hizmeti verdiği, somut olayda da davacının davalıya Ankara 16. İcra Dairesi’nin 2022/2365 Esas sayılı icra takip dosyasına dayanak olarak sundukları 01.11.2021 tarihli fatura içeriğindeki hizmeti verdiği, taraflar arasında bulunan hizmet ilişkisi sebebiyle ödenecek toplam 326.540,00 TL tutarında fatura bulunduğu, bu faturanın daha önce sadece 245.090,00 TL’sinin ödendiği, 81.450,00 TL'lik bakiye alacak bulunduğu, bakiye bedel ödenmediği için Ankara 16. İcra Dairesi 2022/2365 Esas numaralı dosyasında davalı aleyhine takip başlatıldığı, takibe haksız şekilde itiraz edildiği belirtilerek davalının haksız itirazının iptaline, haksız itirazdan ötürü % 20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında reklam hizmetine dair herhangi bir sözleşme akdedilmediği, ve müvekkil şirket tarafından davacıdan reklam hizmeti alınmadığı, davacının sözleşmenin varlığını yazılı delil ile ispatlanması gerektiği, herhangi bir delil sunulmadığından husumet ileri sürülemeyeceği, taraflarınca yapılan araştırma neticesinde davacı şirket ile dava dışı ... Eğitim Yazılım Dan Tic. Ltd. Şti arasında reklam hizmet sözleşmesi imzalandığının tespit edildiği, dava dışı ... Eğitim Yazılım Dan Tic. Ltd. Şti ile müvekkil şirketlin ayrı tüzel kişiliğe haiz oldukları belirtilerek davanın reddine ve kötüniyetli davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın taraflar arasında yapılan reklam hizmet sözleşmesine istinaden davacının sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiği halde bedelin ödenmediği iddiasıyla faturaya dayalı yapılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu, Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2365 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden davacı tarafından davalı aleyhine fatura bakiye alacağına istinaden 81.450,00 TL asıl alacak, 1.867,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 83.317,77 TL alacağı tahsili amacıyla icra takibi yapıldığı,
davalı vekili tarafından davacı yana herhangi bir borcun bulunmadığından bahisle itiraz edildiği, itirazın ve iş bu itirazın iptali davasının süresinde olduğu, taraflarca bildirilen tüm deliller toplandıktan sonra dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, alınan 07/07/2022 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde, tarafların ticari defterlerin kayıt nizamı usulüne uygun tutulmuş olduğu, TTK ilgili hükümlerine göre taraf defterlerinin tarafları lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defter ve kayıtlarına alınmış olduğu,
taraflar arasında BA-BS formlarında uyumluluk olduğu, dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 81.540,00 TL (B) alacaklı olduğunun tespit edildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesinden kaynaklı faturanın tahsili amacıyla yapılan takibe itiraz üzerine iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, davacı şirketin ticari defterlerinin süresi içerisinde tasdiklerinin yaptırıldığı ve usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davalıdan 81.540,00 TL alacak kaydının yer aldığı,
davalı şirketin defterlerinin süresi içerisinde tasdiklerinin yaptırıldığı ve usulüne uygun tutulduğu, davalı ticari defterlerinde davacının davalıdan 81.540,00TL alacaklı olduğuna dair kayıtların bulunduğu ve bu doğrultuda taraf defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği, dosyada ispat yükü kendisine düşen davacı şirketin davalıya fatura konusu hizmeti verdiğini ve bu nedenle fatura konusu alacağa ilişkin edimini ifa ettiğini usulüne uygun şekilde kanıtlamakla yükümlü olduğu,
bu bağlamda, dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu sabit olup 81.540,00 TL yönünden ödeme kaydı bulunmadığına göre davacı hizmetin yerine getirildiği olgusunu usulen kanıtlanmış olduğu, bu durumda, davalının ödeme olgusunu kanıtlamak zorunda bulunduğu, ancak davalının ticari defterlerinde alacak-borç olarak görünen 81.540,00 TL’yi davacıya ödediğine ilişkin delil sunmadığı,
davalı vekili cevap dilekçesinde her ne kadar davacı ile sözleşme imzalamadığını, reklam hizmeti almadığını iddia etmiş ise de davacının düzenlediği faturaları davalının ticari defterlerine kayıt ederek kısmi ödemeler yapmış olması sebebiyle taraflar arasında sözleşme ilişkisinin olduğu ve reklam hizmetinin davacı tarafından davalıya verildiği kanaatine varıldığı, açıklanan gerekçelerle; faturanın konusu hizmetin davalıya verildiği anlaşılmış olup, davacının icra dosyasındaki talebi ile de bağlı kalınarak 81.450,00 TL asıl alacak yönünden anılan bedeli talep etmekte haklı olduğu,
takibe konu faiz alacağı için ise davalının usulüne uygun bir şekilde temerrüde düşürüldüğüne dair belge sunulmadığından faiz alacağını takibe konu yapamayacağı belirtilerek davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine Ankara 16. İcra müdürlüğüne 2022/2365 Esas sayılı takip dosyası üzerinden yapılan takibe davalının vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 81.450,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullarla takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan alacağın % 20'si oranında belirlenen 16.290,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında reklam hizmetine dair herhangi bir sözleşme akdedilmediği, müvekkil şirket tarafından davacıdan reklam hizmeti de alınmadığı, ispat yükü kendisinde olan davacı şirketin müvekkil şirket ile akdedildiği iddia edilen reklam hizmeti sözleşmesinin varlığı ile hizmetin verildiğini yazılı delil ile ispatlanması gerektiği ancak dava dilekçesinde söz konusu iddiaları ispata yarar yazılı delil ibraz edilmediği,
her ne kadar Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından gerekçeli kararda davacı tarafın düzenlediği faturaları davalı müvekkil şirketin ticari defterlerine kayıt ettiği gözetilerek taraflar arasında sözleşme ilişkisinin olduğu kanaatine varıldığı ileri sürülmüşse de bu hususun açıkça hukuka aykırı olduğu, davacı tarafın 20.07.2022 tarihli bilirkişi raporuna beyan dilekçesi ile müvekkil şirket ile dava dışı ...
Eğitim Yazılım Dan Tic Ltd Şti'nin yetkilisinin ... olduğunu, söz konusu hususlara ilişkin dosyaya mernis kayıtları, WhatsApp konuşma ekran görüntüleri vb kayıtlar sunduğu, belirtilmelidir ki davacı tarafın söz konusu kayıtları delil dilekçesinde belirtilmediği ve söz konusu belgelerin tahkikat aşamasına geçildikten sonra dosyaya ibraz edildiği, dolayısıyla davacı tarafın delil dilekçesinde belirtmediği kayıtları sunmasına muvafakatleri olmadığı,
nitekim davacı tarafın söz konusu kayıtları sunmasının iddiaların genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağına aykırılık teşkil ettiği, taraflarınca davacı tarafından sunulan delillere muvafakatleri olmadığı ileri sürülmüş olunmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda hukuka aykırı şekilde davacının sunduğu delillerin "Sözleşme ve Ortaklık Yapısı Hakkında" başlığı açılarak incelendiği ve değerlendirildiği, açıkça hukuka aykırı tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, mahkeme tarafından bu iddialarının değerlendirilmediği ve bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğu,
bilirkişi raporunda davalı tarafın tüzel kişiliklerin, adreslerinin farklı olduğu ve davacı taraf ile aralarında herhangi bir sözleşmenin olmadığı beyanlarının doğru olduğu tespiti yapıldığı, taraflar rasında herhangi bir sözleşme bulunmaması nedeniyle müvekkil şirkete herhangi bir husumet ileri sürülemeyeceği, taraflarınca yapılan araştırma neticesinde davacı şirket ile dava dışı ... Eğitim Yazılım Dan. Tic. Ltd.
Şti. arasında reklam hizmet sözleşmesi imzalandığının tespit edildiği belirtilmişse de Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından söz konusu beyanların göz önüne alınmadığı, bununla birlikte davacı şirket ile dava dışı şirket ... Eğitim Yazılım Dan Tic. Ltd.
Şti arasında imzalanan reklam hizmet sözleşmesinin bir suretinin dosyaya sunulduğu, müvekkil şirketin taraf sıfatı olmaması sebebiyle ticari defterlerinin de göz önüne alınmaması gerektiği, taraflar arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı hususunun bilirkişi raporunda da tespit edildiği fakat mahkemece taraflar arasında sözleşmenin imzalandığı kanaatine varıldığı,
tüm bu hususların yanı sıra kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflar arasında reklam hizmeti alımına ilişkin sözleşme akdedildiği değerlendirilse dahi taraflar arasındaki sözleşme niteliği itibari ile eser sözleşmesi niteliğinde olduğundan likit bir alacaktan da söz etmenin mümkün olmadığı, itiraz etmekte haklı oldukları bu sebeplerle davalı lehine %20 inkar tazminatına hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2023/1110, K. 2025/1116, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama