KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Esas No
- 2023/677 - Karar No:2025/747
- Dosya no
- 2023/677
- Karar no
- 2025/747
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/01/2023
- Numarası
- 2021/242 E-2023/23 K
- Davanın konusu
- Alacak (İİK 120/2
- Karar yazım tarihi
- 27/06/2025
Karar Metni
1.515 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan İİK'nın 120/2 maddesi gereğince alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; davalı ....Ltd.Şti ile dava dışı borçlu ...'in müvekkili şirkete olan borçları nedeniyle Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün 2018/11382 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini ancak icra dosyasının borcunun ödenmediğini, icra dairesinden alınan 14/04/2021 tarihli yetki belgesi ile İİK'nın 120/2.maddesi gereğince işbu davanın açıldığını, davalılar arasında 01/03/2018 tarihinde Balıkesir- Kırkağaç Akhisar kesimi Km 224+300 -317+284 km Otoyol Hizmet Tesisleri Bakım İşletim Merkezi Gişe Sahaları Yapım İşi" kapsamında taşeronluk sözleşmesi imzalandığını,
icra takibi ile kesinleşen borç miktarı üzerinden 15.10.2018 tarihinde ....A.Ş'ye 1.haciz ihbarnamesi tebliğ olunarak aralarındaki taşeronluk sözleşmesi kapsamında ....Ltd.Şti'ye ait hakedişler ve diğer alacakları üzerine haciz konulduğunu, davalı ....A.Ş vekili tarafından icra dosyasına sunulan haciz ihbarnamesine cevabi yazıda 16.10.2018 tarihinde haciz şerhinin işlendiğinin ve müvekkilinin 4.sırada bulunduğunun bildirildiğini, davalı ....Ltd.Şti'nin hakedişleri üzerine Balıkesir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4183 sayılı dosyası ile 20.09.2018 tarihinde ilk haczin konulduğunu,
hacizler üzerine davalı şirketlerin haksız ve kötü niyetli olarak sözleşmeyi haciz tarihlerinden sonra feshettiğini, davalı ....Ltd.Şti'nin üçüncü kişilere olan borçlarından kurtulmak için muvazaalı işlemler tesis ettiğini, sözleşmenin başlangıç tarihinin 01.03.2018 olsa da taşeron firmaya uygulama projelerinin çok geç teslim edilmiş olmakla birlikte ve halen taşeron firma yükümlülüklerini yerine getirmeye devam etmesine rağmen sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilmesinin davalıların kötü niyetini gösterdiğini,
kaldı ki sözleşmenin feshi tarihinde taşeron firma davalı ....Ltd.Şti'nin sözleşme kapsamında yapılan işler nedeniyle geçmiş tarihli hakedişlerinden yaklaşık 2.500.000 TL alacağının söz konusu olduğunu, bunun yanında 5 nolu ve daha önceki hakedişlerinden yaklaşılık 2.500.000 TL alacaklı olduğu gibi 5 nolu hakedişten sözleşmenin feshi tarihine kadar yapılan işler nedeniyle de (6 nolu hakedişte görüleceği üzere) yaklaşık 1.958.000 TL alacağının mevcut olup, toplam alacağının fesih tarihinde yaklaşık 4.500.000 TL olduğunu ve bu rakamın Balıkesir İcra Müdürlüğü dosyasına yatırılan paranın çok üstünde olduğunu,
davalı şirketler arasındaki sözleşmeye aykırı olarak davalı ....A.Ş tarafından davalı ....Ltd.Şti'ye 21.09.2018 tarihli 928125 ve 928130 seri no'lu iki adet, 20.09.2018 tarihli 928140 ve 928136 seri no'lu iki adet olmak üzere toplam dört adet fatura karşılığı 1.389.633 TL fatura kesildiği,
hiç bir alım satım işini kapsamayan bu faturalar nedeniyle 31.10.2018 tarihinde hesaplar arası virman yapmak suretiyle davalı ....Ltd.Şti'nin cari hesabından düşüldüğünü, gerek fatura tarihlerinde gerekse hesaplar arası virman tarihinde haakedişler üzerinde hacizler varken, düzenlenen bu faturaların davalı ....Ltd.Şti'nin hesabından düşülmesinin usul ve yasaya aykırı olup tarafların kötü niyetli olduğunu, hakedişler incelendiğinde taşeron firmaya verilen hizmet ve mal bedellerinin tüm hakedişlerde sözleşme gereği gösterilmesi gerektiğini, faturaların hakedişlerden mahsup edilmemiş olup,
doğrudan hesaplar arası virman yoluyla alacaklılardan para kaçırıldığını, fesih tarihinden sonrada işçi alacakları adı altında taşeron firma tarafından yapılan ödemelerin afaki ve gerçek değerinin çok üzerinde olduğunu, diğer davalı iş veren şirketçe doğrudan kendilerinden işler yapılmış gibi gösterilerek fatura kesilip davalı ... şirketinin hak edişlerinden alacaklı olduğu gibi gösterildiğini, bunların hak edişlerde gösterilmediğini, tarafların alacaklılardan mal kaçırma amacıyla birlikte hareket ettiklerini,
sona erdirme tarihinden itibaren derhal tasfiye edilmesi işlemleri yapılması gerekirken 8 ay sonra tasfiye işlemleri gerçekleşmiş olduğunu, belirttikleri durumun teknik ve mali bilirkişilerin inceleme sonucunda ortaya çıkacağını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ....A.Ş. vekili; davacı tarafın ileri sürdüğü iddiaların doğru olmadığını, haksız ve yersiz davanın reddi gerektiğini, kendi borçlusundan alacağını tahsil edemeyen davacının davasının dinlenmesinin usul yönünden mümkün olmadığını, diğer davalı taşeron firma ile haciz ihbarnamesinin geldiği tarihinden önce sözleşmede taahhüt ettiği işin yapımında aksaklıklar yaşanmaya başlanmış olduğunu, iş programı uygun olarak yürütemeyip işin yapımını sekteye uğratması üzerine aralarındaki sözleşmenin 25/10/2018 tarihinde noter ihtarnamesi ile fesh edildiğini,
diğer davalı ... şirketinin alacaklar üzerinde davacı dışında toplam 11 adet icra dosyasından dolayı hacizler tatbik edildiğini, 06/11/2018 tarihinde yapılan işlerin durum tespiti için şantiyeye diğer davalı tarafın davet edilerek tespit çalışmaları neticesinde kesin hesaptan 1.933.504,08 TL alacak çıkmış olduğunun birinci sırada alacaklı olan Balıkesir 3. İcra Müdürlüğünün 2018/4183 sayılı dosyasına derece kararı yapmak üzere davalı müvekkili tarafından yatırılmış olduğunu,
davacının hacze iştirak eden alacaklar belirlenmeden alacakların muvafakat alınmadan doğrudan takip alacaklısına icra müdürlüğü tarafından yetki belgesi verilmesinin doğru olmadığını, bu yönden davanın usul yönden reddi gerektiğini, SSK borcunun taşeron tarafından ödenmemesi durumunda taşeron personelinin SSK primleri ve işçi alacaklarına karşılık gelen miktarın kesilerek ödeme yapılması gerektiğini, yine verilen süre sonunda gecikme giderilmez ise iş veren işi taşeron nam hesabına tamamlayarak bu nedenle yapacağı tüm masrafları taşeron hak edişlerinden mahsup edebileceği ,
iş veren işi başkasına yaptırmak gibi önlemi alma hakkı olduğunu taşeronu kabul ve taahhüt ettiğini, iş veren işi alt yüklenici nam ve hesabına tamamlayarak bu nedenle yapacağı tüm masrafları alt yüklenicinin hak edişlerinden mahsup edebileceğini, sözleşmeler kapsamında düzenlenen hak edişlere herhangi bir itirazı olmaksızın imzalanmış olup, bedellerinin tahsil edilmiş olduğunu, dolayısıyla sözleşme hükümlerine göre hak edişlerin kesinleştiğini,
davalı şirketin hat ediş neticesinde hesaplanan alacağın ilk haciz koyan Balıkesir 3. İcra Müdürlüğünün 2018/4183 sayılı dosyasına derece kararı yapılmak üzere ödenmiş olduğundan davalı taşeron şirketin davalı müvekkili şirket nezdinde başkaca hiçbir hak ve alacağı kalmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....Ltd.Şti.'ye duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiyenin usulüne uygun tebliğ edildiği ancak yazılı cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, arabuluculuk tutanağı ile birlikte Antalya 9. İcra Dairesi'nin 2018/11382 sayılı icra dosyası ile Balıkesir 3. İcra Dairesi'nin 2018/4183 sayılı icra dosyası suretleri ile davalı ....A.Ş tarafından diğer davalı ....Ltd.Şti arasında 01/03/2018 tarihinde Balıkesir-Kırkağaç Akhisar kesimi Km 224+300 -317+284 km Otoyol Hizmet Tesisleri Bakım İşletim Merkezi Gişe Sahaları Yapım İşi kapsamında taşeronluk sözleşmesi ile ilgili ihale,
kesin hakedişler ile davalılar arasında gerçekleşen ödemeler ve hesap dökümlerine ilişkin belgeler ile toplanan tüm deliller ile birlikte alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere "...Muvazaanın varlığı ve yokluğunun takdiri mahkemeye ait olmak üzere davalılar arasında 6 nolu Hakediş düzenlendiği ve bu hakedişe göre davalı taşeronun bakiye 1.933.504,08 TL alacağının Balıkesir 3.İcra Müdürlüğünün 2018/4183 Esas sayılı dosyasına yatırıldığı, davalılar arasında hakediş düzenlendiğinden davacı muvazaa iddiasında olmakla aksini kanıtlar bilgi ve belge de sunamadığı,
bununla birlikte dosya kapsamından mahkemece muvazaanın varlığı sonucuna varılacak ise, miktarın, rapor içeriğinde açıklanan 1.389.633,00 TL ile 644.640,56 TL toplamı olan 2.034.273,56 TL olabileceği, ayrıca bir miktar ve tutar bulunmadığı..." belirtilmiş olup, bilirkişi kurulu tarafından sunulan rapor denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülerek, davalı taşeronun bakiye 1.933.504,08 TL alacağının Balıkesir 3.İcra Dairesi'nin 2018/4183 sayılı dosyasına davalı ....A.Ş tarafından davalı ....Ltd.Şti'nin hakedişinden kesilerek yatırıldığı, davalılar arasında hakediş düzenlendiğinden,
davacı tarafın muvazaa iddiasında bulunmak ile beraber aksini kanıtlar bilgi ve belgelerin davacı tarafça sunulmadığından, davacı tarafın davasını HMK'nın 190.maddesi ile TMK'nın 6.maddesi kapsamında ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusunda; dava dilekçesindeki beyan, iddia ve taleplerini tekrar ettiklerini, dosya kapsamı ve bilirkişi raporu doğrultusunda mahkeme kararının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, çoklu bilirkişi tarafından oluşturulan raporla iddialarının ispatlandığını, muvazaanın varlığının gerekçeli karardada miktar olarak belirlendiğini, mahkemece kurulan hükmün kendi içinde çelişkili olduğunu, ispat yükümlülüğünün yerine getirildiğini ve bunun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, mahkemece mevcut delillere dayanılarak verilen kararın göreceli olduğunu, davalı şirketin beyan ve kabulünün davanın ikrarı niteliğinde olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, İİK'nın 120/2 maddesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davanın, davacı tarafça,
davalılar arasındaki sözleşme kapsamında davalı ....Ltd.Şti'nden olan alacağına ilişkin Antalya 9. İcra Dairesi'nin 2018/11382 sayılı icra dosyası ile davalı ....Ltd.Şti ve dava dışı Zeynep Eren aleyhine yapılan icra takibi kapsamında İİK'nın 120/2. maddesine göre alınan yetkiye dayanarak alacak istemine ilişkin olduğu anlaşılmakla, davalılar arasındaki sözleşme ve eki YİGŞ hükümleri dikkate alındığında, sözleşme kapsamında borçlunun alacaklıya karşı ileri sürebileceği hususları temlik alan 3.kişilere karşı da ileri sürebileceği, bu kapsamda davalılar arasındaki davaya dayanak sözleşmeye ilişkin düzenleme, hakedişlere,
kesin kabule davalı ....Ltd.Şti tarafından usulüne uygun itiraz edilmediği anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesinin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve eklerine, taraf iddia, beyan ve delilleri ve dosya kapsamına uygun bulunmuş ve istinaf nedenlerine göre yapılan inceleme dikkate alındığında, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2023/677, K. 2025/747, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama